Strese karşı 90 saniye kuralı
Araştırmalar kendimizi kötü hissetmemize yol açan kötü duyguların 90 saniye sürdüğünü gösteriyor. Yani bir ruh halinden diğerine geçmek bu kadar kısa sürüyor. Prof. Dr. Uludüz de işte bu sürede kolayca rahatlamanızı sağlayacak basit bir kurala dikkat çekti.
Günümüzde neredeyse stresle iç içe bir yaşam sürüyoruz. Bu durum da bizi bir yandan mutsuz ederken bir yandan da bağışıklığımızı zayıflatarak, vücudumuzu hastalıklara açık hale getiriyor. Dolayısıyla mümkün olduğu kadar stresi yönetmeyi öğrenmemiz gerektiğini vurgulayan Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Derya Uludüz, bunun püf noktalarını açıkladı:
"Atalarımız için hayat kurtarıcıydı"
Stres, vücudumuzun iç ve dış dünyadan gelen uyaranlara verdiği fiziksel, ruhsal ve zihinsel tepkisidir. Atalarımız için bu tepki hayat kurtarıcı bir mekanizma olarak çalışırdı. Tehlike anında salgılanan adrenalin ve kortizol hormonları, vücudu savaşmaya ya da kaçmaya hazır hale getirir, hayatta kalmayı kolaylaştırırdı. Yani stres, kontrol edilebilir olduğunda, koruyucu etki gösterebilir. Zamanında teslim edilmesi gereken bir proje, yaklaşan sınav öncesinde hissettiğimiz stres, aslında motivasyonumuzu artırır. Beynimiz kısa vadeli baskı altında daha hızlı ve daha verimli çalışır.

Prof. Dr. Derya Uludüz
KRONİKLEŞİRSE HASTA EDER
Uzun süreli stres durumlarında sürekli salınan kortizol bağışıklık hücrelerinin etkinliğini azaltır. Vücut bu durumda enfeksiyonlara, otoimmün hastalıklara ve hatta kanser gibi ciddi sağlık sorunlarına karşı savunmasız kalır. Stres kan şekerini yükselterek Tip 2 diyabete zemin hazırlar. Kan basıncının sürekli yüksek seyretmesine yol açarak, kalp krizi ve felç riskini artırır. Özellikle hipokampüste (beynin öğrenme ve hafızadan sorumlu bölgesi) kortizol seviyelerinin uzun süre yüksek olması, unutkanlık ve öğrenme güçlüklerine neden olur. Stres sırasında beyindeki serotonin ve dopamin gibi mutluluk hormonlarının seviyeleri düşer. Bu da kişiyi depresyon ve anksiyeteye yatkın hale getirir. Kronik stres, kolajen üretimini de azaltarak, ciltte kırışıklıkların derinleşmesine yol açar.
NASIL BAŞA ÇIKILIR?
Stresi tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da, onunla başa çıkmak için bilimsel temellere dayalı şu stratejileri geliştirebilirsiniz:
Açık havada egzersiz yapın: Açık havada yapılan egzersizler, beynin endorfin ve dopamin üretimini artırır. Bu da mutluluk hissi yaratır ve kişiyi rahatlatır. Günde 30 dakikalık yürüyüş, koşu veya yüzme gibi aktiviteler stressavardır.
Doğru beslenin: Beslenmenizde triptofandan zengin muz, yüksek kakaolu az miktarda çikolata, fındık gibi besinlere yer verin. Bunlar mutluluk hormonu serotonin düzeylerini artırıp stresin etkilerini azaltır.
Derin nefes alın: Derin nefes almak, beyindeki oksijen seviyesini artırarak sakinlik hissi yaratır. Günde 10-15 dakika 4-7-8 nefes tekniği (4 saniye nefes al, 7 saniye tut, 8 saniye ver) uygulamak stres yönetiminde etkili bir yöntemdir.
Sosyal bağlarınızı güçlendirin: Oksitosin hormonu stres sırasında, kortizolün zararlı etkilerini baskılar ve sakinlik hissi yaratır. Aileyle ve arkadaşlarla zaman geçirmek, gönüllü faaliyetlere katılmak veya evcil hayvanlarla oynamak oksitosin seviyelerini artırır.
Kaliteli uyuyun: Yeterli ve kaliteli uyku, kortizol seviyelerini düzenler ve beynin dinlenmesini sağlar. Uyku sırasında beyin, gün boyu biriken toksinleri temizler. Uykudan önce ekran kullanımını sınırlayın ve her gün 7-9 saat uyumaya özen gösterin.
Dikkatinizi başka bir yere çekin: Olumsuz düşünceler, stresin sürekliliğini artırabilir. 90 saniye kuralı, bu döngüyü kırmak için etkili bir yöntemdir. Beynimizde bir düşüncenin duygusal etkisi, 90 saniye içinde zirveye çıkar ve sonra doğal olarak düşer. Bu sürede dikkatimizi farklı bir yere yönlendirmek, olumsuz düşüncenin etkisini hafifletir. Stres anında, 90 saniye boyunca nefesinize odaklanın ve gevşemeye çalışın ya da 90 saniyeyi iyi yönetebileceğiniz bir yol bulun. Örneğin sizi mutlu eden bir şeyi düşünün, bir kahve yapın, pencereyi açıp hava alın, dışarıyı seyredin, sokaktaysanız bir kedi ya da köpeği sevin ya da hemen ortam değiştirin. Bu sayede stresten kolayca uzaklaştığınızı fark edeceksiniz.
Gerektiğinde profesyonel destek alın: Ayrılık, boşanma, afet gibi ağır durumlarda stresle baş etmek için profesyonel yardım almak gerekebilir. Terapiler, bireysel çözümler geliştirmeye yardımcı olur. Örneğin, bilişsel davranışçı terapi (BDT) olumsuz düşünce kalıplarını değiştirerek stresi azaltır.
Sözcü
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!
Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkka...
İdeal uyku süresi belli oldu
Araştırmaya göre, gecede yaklaşık 7 saat 18 dakika uyumak, özellikle bazı önemli sağlık risklerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bilim insanları bu sürenin, vücudun metabolik dengesin...
Kışın yavaşlayan metabolizmayı uyandırma zamanı
Mevsim geçişlerinde yorgunluk, ödem ve halsizlik artabilir. Metabolizmanın mevsimsel adaptasyon sürecini destekleyen bahar detoksu; doğru beslenme, su tüketimi ve yaşam tarzı düzenlemeler...
Obezite ve Kilo Artışı Hangi Riskleri Taşıyor?
Obezite, yalnızca “kilo fazlalığı” olarak görülmemesi gereken, tüm vücudu etkileyen bir sağlık durumudur. Yağ dokusunun artması; kalp-damar sistemi, solunum sistemi ve sindirim sistemi üz...
Altı anneden birinde doğum sonrası depresyon görülüyor
Doğum sonrası depresyonun önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken İlknur Okay, belirtilerin iki haftadan uzun sürmesi durumunda psikiyatriste başvurulması gerektiğini söyledi...
Toz, akciğer hastalıklarını tetikliyor!
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Aygül Güzel, günün büyük kısmını kapalı alanlarda geçiren çalışanların gözle görülmeyen sağlık riskleri ile karşı karşıya kalabileceğini söyledi. Prof....
‘Ramazanda bağırsak tembelliğine karşı pideyi azaltın’
Ramazanda en sık karşılaşılan sorunlar olan kabızlık ve şişkinlikten korunmanın ilk kuralının iftar ve sahur arasında lifli gıda tüketimini maksimuma çıkarmak olduğunu belirten Gastroente...
Ramazan'da böbrek sağlığına dikkat
Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun, böbrek taşı şikayetlerinde artışa neden olabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Yeterli sıvı tüketilmemesi idrarın koyulaşması...
'Hurma tüketiminde ölçüyü kaçırmayın'
Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmezi olan hurmanın doğru miktarda ve uygun şekilde tüketildiğinde sağlık açısından pek çok fayda sağlayabileceğini belirten Diyetisyen Çağlasu Al...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Mehmet Ali Erbil Boşanma Sonrası Sessizliğini Bozdu
Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil ile kendisinden 40 yaş küçük Gülseren Ceylan’ın kısa süren evliliği resmen sona erdi. Boşanmanın ardından ilk kez konuşan Erbil, dikkat çeken bir açıklamada b...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!
Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.