Yukarı
441919

MHP'nin 57. Kuruluş Yıldönümü: Devlet Bahçeli'den Kritik Mesajlar: Ödenecek Bir Bedel Varsa Hazırız

09 Şubat 2026 15:59

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin 57. yıl programında yaptığı konuşmada MHP’nin bağımsız vicdanla, millet ve vatan sevgisiyle mücadelesini sürdürdüğünü vurguladı. Cumhur İttifakı’nın Türkiye’nin siyasi ve toplumsal merkezi olduğunu belirten Bahçeli, “Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi Türk Milleti’dir” dedi. Bahçeli, 'Ödenecek bedel varsa hazırız' mesajı verdi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP'nin kuruluşunun 57. yıl dönümü dolayısıyla ATO Congresium'da düzenlenecek "Şanla Şerefle 57. Yıl" programında konuştu.

Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

"Aziz milletimizin her güzel insanına, her kardeşimize en halisene duygularımla saygı ve sevgilerimi sunuyor, esenlikler diliyorum. Hepinize hoş geldiniz sefalar getirdiniz diyorum. Cumhurbaşkanımız ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a göndermiş olduğu tebrik çiçeğinden dolayı zatı devletlerine teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

‘BAĞIMSIZ VİCDANIMIZLA 57 YIL GEÇİRDİK’

Aziz ülküdaşlarım, dile kolay, yarım asrı yedi yıl aşan bir siyasi varlığın şanı ve şerefiyle, hakkın, halkın ve hakikatin bitirici mücadelesini veriyoruz. Bağımsız vicdanımızla, barışsever zihniyetimizle, insansever, milletsever ve vatansever anlayışımızla, Türk tarih ve kültürüne olan muazzam bağlılığımızla, millî ve manevî değerler hükümlerine hasbî ve haysiyetli bağlanışımızla 57 yıllık bir mazinin geride bırakmanın onurunu yaşıyoruz. 8–9 Şubat 1969’un Adana’sında bir kez kalkan üç hilalimiz hamdolsun bir daha inmedi, indirmeye çalışanlara da fırsat verilmedi.

‘KURŞUN YEDİK ZULME YENİLMEDİK’

On yılların tozunu yuttuk ama hain oyunları yutmadık, on yılların zorluklarıyla sınandık ama millî birlik ve kardeşliğimizin testisini kırmadık. Toprak altındaki köklerin ağaçları bol meyveli kılmasına rağmen ağaçtan bir şey istememesi gibi, biz de kara sevdalı olduğumuz milletimize hizmet etmekten dolayı karşılık beklemedik. Biz sevgimizle hep hasbî olduk, bu ülkeyi karşılıksız sevdik, milletimizin her güzelliğini, her emanetini, her değerini ve her insanını Allah için sahiplendik, bağrımıza bastık. Büyük halk ozanımız Yunus’un “İsteyeceksen iş içinden iste” dediği gibi biz de öyle yaptık, çünkü Allah’ın bize bizden daha yakın olduğuna iman ettik. Bazen “görülmedik olsun be Yaradan, yardım bize” dedik, bazen “duyulmadık olsun, her şeyin bir vakti vardır” dedik, bazen yalnız kaldık ama aldırmadık, “düşerse hanemize kurt yalnızlığı düşsün” dedik, zor ve çetin yıllarda ayazı yedik, bugün de lokmamızı dörde bölüp yedik, cami avlularında şehit tabutlarını omuzlarken içimizi içimize yedik. Köşe başlarında sıkılan kurşunları yedik ama zulme yenilmedik, millete yenilmedik, zillete yenilmedik.

Her türlü fedakârlığı göze alıyor musunuz, önce bunun cevabı gereklidir, şahsî ve dünyevî çıkarlarınızı aziz millet varlığı için elinizin tersiyle itiyor musunuz, mütabiken bunun netleşmesi lazımdır. Şartlar başkaca bir seçeneğe kapandığında vatan, millet ve devlet uğruna candan, yardan ve serden geçmenin sınır hattında mısınız, elbette bunun belli olması ve belirginlik kazanması da mühim bir ihtiyaçtır. Milliyetçilik, milletin binlerce yıllık mirasını yüreklerde taşımaktır, yok olduğu sanılan bir coğrafyadan yeniden doğmaktır ve ihtiyaç olduğunda ölüm karşısında imtihan olmaktır. Sahte samimiyet maskesi takan turfanda ve tüfekli milliyetçilerin atıp tutmaları, kemiksiz palavraları ve kesintisiz parazitlikleri bizim nazarımızda sadece içi boş varil gürültüsünü andırmaktadır.

‘DAVASINI NAMUS BİLEN İNANMIŞ YÜREKLER BURADA’

Giden gitmiş, satan satmış, dönen dönmüş, çürük cevher ayıklanmıştır, kabuk gitse de işte öz buradadır. Davasını namus bilen inanmış yürekler buradadır, serden geçenler buradadır, Çankaya yokuşunda bağlanan, Asya’nın bozkurtları Marşını kalpten söyleyenler buradadır. Bizim ne olduğumuzu soranların unutkanlığın ya da inkârın pençesine düştükleri maalesef açıktır. Biz ilk günkü gibi Türkçüyüz, Turancıyız, kaynağını Türkistan ülküsünde bulan Türk milliyetçileriyiz. Orada burada bizi sorgulayan siyasi devşirmelere soruyoruz: Peki siz kimsiniz? Liberal deseniz değilsiniz, muhafazakâr deseniz değilsiniz, demokrat deseniz yine değilsiniz, olsa olsa siz tam bir siyasi dümencisiniz.

57 yılın farklı kulvarlarında kervanımızda olsa da ilk fırtınada oraya buraya kaçışanlar tercihini yapmıştır. Eleğin altında kalanlara geçmiş olsun, üstünde kalan şerefli dava insanlarımızla, yani sizlerle, sonuna kadar mücadele devam edecek, bu davanın varlığına leke sürülmeyecektir.

‘TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN SAHİBİ TÜRK MİLLETİ’DİR’

Merhum Hüseyin Nihal Atsız bize şöyle seslenmiştir: “Türk tarihi iki yanı kahramanlık, şan ve ahlak heykelleriyle süslü uzun ve ulu bir yoldur; bu yolun her adımında Türk’ün göğsünü kabartacak, başını dikleştirecek ve üstünlüğünü belirtecek bir kahraman, Türklük için nöbet beklemektedir.” Bugün nöbet bizdedir; bugünkü nöbetçiler, felaketler karşısında celadet anıtı gibi yükselen milliyetçi-ülkücü harekettir, Cumhur İttifakı’dır. Bilinmesini özellikle temenni ediyorum ki Türkiye sadece bir coğrafi bölgenin ve toprak parçasının adı değildir, bir Türkiye Cumhuriyeti varsa bir de Türk Milleti vardır. Türkiye Cumhuriyeti’nin sahibi Türk Milleti’dir. Türk Milleti doğudan batıya, kuzeyden güneye muazzez ve muazzam bir ailenin beşerî timsalidir. Türkiye’nin ve Türk Milleti’nin gelecek ümidi, geleceğin mimarı Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Bu tarihî ittifak, ahlak ve ruhuyla Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı adım adım, aşama aşama inşa ederken barışın, huzurun, refahın, özgürlüğün, insan haklarının, demokrasinin, birlik ve dayanışmanın hâkim ve hâfî olması esas gayemizdir. Terörsüz Türkiye’nin tesis ve tezahürü ise bu gayenin taçlanmasıdır.

Aziz dava arkadaşlarım, saygıdeğer hanımefendiler ve beyefendiler, merhum düşünürümüz Cihangir Alp’e göre bütün ilerlemenin kaynağı, millî bağımsızlığın çıkış yeri ve dayanak noktası millî vicdandır. Bu nedenle millî vicdanı uyandırmaya ve kuvvetlendirmeye ihtiyaç vardır. Bugün yaptığımız veya yapmayı amaçladığımız da budur; millet, aynı kültürde ortak olan fertlerin genel görüşü olduğuna göre iftihar ettiğimiz milletimizin vicdanı birdir, dini birdir, vatanı birdir, anısı birdir.

Millî dayanışmayı güçlendirmek için vatan ve medeni ahlaktan sonra üçüncü unsur meslekî ahlakı yükseltmektir. Bu tür dayanışmanın kuvvetlenmesi için önce iş bölümünün ortak vicdana sahip bir toplum içinde gerçekleşmesi şarttır. Toplumsal düzen ve ilerleme, millî birlik ve bağımsızlık ancak millî dayanışmayla var olacaktır. Terörsüz Türkiye hedefinin yakalanması, millî dayanışmanın dinamizmi ve direnciyle hayat bulacak, bundan sonra da terörsüz bölge hedefine vasıl olmak mümkün olacaktır çünkü Türkiye sadece bölgemizin değil, dünyanın ağırlık merkezidir, bütün gelişmelerin istikameti ve ibresi Türkiye’yi işaret etmektedir. Huzurlu, güvenli, müreffeh, barış ve kardeşlikle tesis edilmiş bir Türkiye, dünyanın denge ve düzen anahtarıdır. Türkiye’yi ve Türk milletini yeryüzünden çekip çıkarırsanız geriye sadece güneş etrafında dönüp duran, beşerî ve medenî değerlerini kaybetmiş bir gezegen kalacaktır. Anadolu Türklüğü’nün son bağımsız devleti olan Türkiye Cumhuriyeti, ebedî vatanında millî varlığını ve birliğini dayanışmayla koruyarak adı, kuruluş ilkeleri ve millî kimliği değişmeden sonsuza kadar yaşayacak ve yaşatılacaktır. Türk milliyetçiliği fikriyatımız da bu kültürel, siyasî ve hukukî esaslara dayanmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü anlayışımızın temelleri de bunlardır. Kan bağına ve soya dayalı ırkçı milliyetçilik anlayışının her şekli Türk milliyetçiliği anlayışına yabancı ve aykırıdır, bunu arayanlar Avrupa’ya ya da içimizdeki taşeron uzantılara bakmalıdır.

'BEDEL ÖDEMEYE HAZIRIZ'

Türk milliyetçiliği, Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesi bir, eşit ve kardeş gören, her türlü ayrımcılığı ve dışlamayı reddeden, birleştirici, toparlayıcı ve bütünleştirici bir fikriyattır. Türk milliyetçileri, aziz vatanlarının ve Türk milletinin huzuruna, kardeşliğine ve birliğine sahip çıkmaya, Türkiye’nin bir kardeş kavgasına sürüklenmesini önlemeye her zaman olduğu gibi yine kararlıdır. Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin millî birliğinin tehlikeye düştüğü bir ortamda bunları korumak için taraftır ve bunun için ödenecek ne bedel varsa buna da gönül rahatlığıyla hazırdır.

57 yılın tecrübesi ve düşünce zenginliğiyle herkesi uyarıyorum: Cumhuriyetin kuruluş ilkelerini ve yapısını tartışmaya açmak, etnik köken farklılıklarına dayanarak bunları yıkmaya çalışmak, devletin varlığına kastetmekle eşdeğerdir ve bunun adı ihanettir. Türkiye’nin millî değerlerine ve çıkarlarına yönelik tehditlere karşı dik ve kararlı duruş sergileyen yegâne siyasî irade Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’dır. Düne kadar yaptığımız bütün tespit ve uyarıların doğru ve yerinde olduğu yaşanan gelişmelerle somut olarak ortadadır, haklılığımız millî vicdanda tescillidir. Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu bu hassas dönemde sergilediğimiz ilkeli tutum ile yüksek sorumluluk ve sağduyu anlayışı, Milliyetçi Hareket Partisi’nin ve Cumhur İttifakı’nın millî ve manevî değerlerin odağı ve millî çıkarların şaşmaz muhafızı olduğunu göstermiştir.

‘BİRİLERİNİN MERKEZ OLMA İDDİALARI BOŞ DÜŞTÜ’

Şu hususu özellikle ifade etmeliyim ki terörsüz Türkiye hedefinin kuvveden fiile geçmesiyle, düşünce zemininden pratik siyasî eyleme dönüşmesiyle Milliyetçi Hareket Partisi toplumsal siyasetin merkezi olduğunu ibra ve ispat etmiştir. Birilerinin merkez olma iddiaları boşa düşmüş, onların bize benzeme çabaları beyhude bir didinmeden ibaret kalmıştır, kopya hiçbir zaman aslın önüne geçemeyecektir. Aramızdayken duydukları veya öğrendikleri yarım yamalak bilgilerle gittikleri yeni yerlerde toplumsal merkez iddiasında bulunanların fikrî ve siyasî müktesebatları bu nafile iddialara kefil olacak düzeyde değildir.

‘SİYASİ MERKEZ, MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ İLE CUMHUR İTTİFAKI’DIR’

Dikkat buyurunuz, son yıllarda yaşanan gelişmeler milletin siyaset algısını merkeze, yani millete doğru taşımaktadır ki doğru ve doğal olan da budur çünkü bir milletin ilahî ve manevî değerler manzumesini kabullenmek ve savunmak, toplumsal merkezi siyasette ifade etmek demektir. Toplumsal merkezin siyasî izdüşümü ise siyasî merkezdir ve bu merkez Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhur İttifakı’dır. Merkez kavramı, genel politik kanaatin kabul ettiği üzere her eğilimin temsil edildiği fikirler koalisyonu demektir. Milliyetçilik bir değer, merkez değer olarak nasıl Atatürk döneminde devletimizin ve milletimizin gelişmesinde belirleyici olmuşsa, çağı kavrayan Milliyetçi Hareket Partisi’nin milliyetçilik siyaseti de yine ülkemizin temel dinamiğini oluşturacaktır."

GERÇEK GÜNDEM



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bebek Otel'in Sahibi Muzaffer Yıldırım’a Yeni Soruşturma

“Uyuşturucu” soruşturması kapsamında tutuklanan Bebek Otelin sahibi Muzaffer Yıldırım’ın malvarlığına “suçtan elde ettiği” gerekçesiyle el konuldu. Ünlülere yönelik uyuşturucu soruşturmas...

CHP’li kadınlardan, Dilek Kaya İmamoğlu'na destek

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) CHP’li kadın meclis üyeleri ve kadın belediye başkanları, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu'n...


İfadeye Çağrılan CHP'li Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede İçin Karar

Görele Belediye Başkanı Hasbi Dede, şikayet üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Görele Cumhuriyet Başsavcılığının daveti üzerine dün akşam saatlerinde adliyeye gitti. Savcılıkta ifad...

Tahliye edilen Zeydan Karalar'dan 'göreve iade' açıklaması

Aziz İhsan Aktaş davasında tutuklu yargılanırken geçtiğimiz günlerde tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, göreve iade edilme sürecine ilişkin olarak konuştu. K...


Fatih Erbakan'dan dikkat çeken 'üçüncü ittifak' açıklaması

Yeniden Refah Partisi lideri Fatih Erbakan, "Toplum bir üçüncü yol arıyor, bir alternatif ve umut arıyor. Bunun ortaya konulabilmesi için taşın altına elimizi koymaya hazırız. Özellikle M...

Ahmet Necdet Sezer'den uzun bir aradan sonra ilk görüntü!

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, uzun bir aradan sonra Ankara’da düzenlenen Erol Evgin konserinde izleyiciler arasında görüldü. Erol Evgin, “4 Kuşağın Sesi Erol Evgin” turnesinin açı...


CHP'li Bağcıoğlu'ndan kritik çağrı: 'O karardan dönün'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, Deniz Kuvvetleri için inşa edilen iki istif sınıfı firkateynin yurt dışına satılmasının "kuvvet zafiyeti" yaratacağını belirterek, karardan dö...

Ekrem İmamoğlu'nun koruması gözaltına alındı!

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun koruması Bektaş Kamburoğlu gözaltına alındı. Kamburoğlu’nun İBB’ye yönelik “yolsuzluk” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındığı...


Sevkiyat yapılacağı bilgisi alındı, operasyon düzenlendi

Bakan Ali Yerlikaya, Edirne'de düzenlenen operasyonda 240 kilogram skunk uyuşturucu maddesinin ele geçirildiğini duyurdu. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabındaki paylaşımı...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Şarkıcı Gülşen şaşırttı! Eşinin soyadını 10 yıl sonra ekledi

Sahne şovları, cesur kostümleri ve iddialı danslarıyla adından sıkça söz ettiren pop müziğin kraliçesi Gülşen, her yaptığıyla gündem olmaya devam ediyor.

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Küresel sağlık riskleri artıyor: 2026’da izlenmesi gereken 3 tehlikeli virüs

Bir epidemiyolog, 2026 yılına girerken küresel halk sağlığı açısından risk oluşturabilecek üç virüse dikkat çekti. İklim krizi, nüfus artışı ve küresel hareketlilik, virüslerin daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor. Pandemi döneminin geride kaldığı düşünülse de bulaşıcı hastalıklar konusunda temkinli olmak hâlâ büyük önem taşıyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR