- ASEV Sahnesinde Klasik Bir Eser: Çehov – Üç Oyun
- Volkswagen'den dev dönüşüm planı! 50 bin kişilik istihdam azaltımı hedefleniyor
- Bitcoin yatırımında yeni model! BlackRock'tan dikkat çeken adım
- Büyükşehir’in Minikleri Yıl Sonu Gösterisinde Alkış Topladı
- Kartlı ödemelerde yeni rekor! Mayısta 2,6 trilyon liralık harcama yapıldı
Çocuk
14 Aralık, 2022Ne yazacağımı büyük bir ihtimalle tahmin etmişsinizdir. Altı yaşından beri her türlü istismara uğrayan kızımızdan bahsedeceğim. Yazıma öncelikle, Türkiye Cumhuriyeti olarak imza attığımız ve ‘Taraf Devlet’ olduğumuz BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin ilgili maddelerini yazarak başlamaya karar vermiştim. Diyecektim ki; 1995 yılında TBMM’de kabul edilerek yasalaşan bu sözleşmenin 34ncü maddesi şöyle başlıyor:
“Taraf Devletler, çocuğu, her türlü cinsel sömürüye ve cinsel suiistimale karşı koruma güvencesi verirler.
Sözleşme maddelerini yazıp açıkladıktan sonra ceza kanunlarımızdan bahsedecektim. Örneğin, “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 6/1-c maddesi uyarınca 18 yaşını doldurmamış kişi çocuktur” diyecektim. Ayrıca, “5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 3/1-a maddesi uyarınca daha erken yaşta ergin olsa bile, 18 yaşını doldurmamış kişi çocuktur” şeklinde yasalarımız var diyecektim. Yani “yasal olarak 18 yaş altı bütün bireyler çocuktur” diye yazacaktım ve bunları uzun uzun açıklayacaktım.
Vazgeçtim.
Kendi kendime dedim ki, ne yazıyorsun? Yani bu yasalar, sözleşmeler olmasa, 6 yaşından 20’li yaşlara kadar bir çocuğa, bir kadına yapılan cinsel istismar, yasal, doğal ve insani mi olacaktı?
HAYIR!
Bu olayın ortaya çıkışı bazı maskeleri düşürdü ve hepimizin turnusol kâğıdı haline geldi. Biliyorsunuz, turnusol kâğıdı kimyada kullanılan ayıraçlardan bir tanesidir. Turnusol, asitle temas ettiğinde kırmızı, bazla temas ettiğinde mavi renk verir. Acaba bazı kişi ve kurumları turnusol kâğıdı ile test etsek ne sonuç alırdık?
- Her ne ad ve yapıda olursa olsun tüm tarikatler: KIRMIZI.
- Kendi öz kızını çocuk yaşta başkalarına peşkeş çeken sözde baba, anne, göz yuman abi, bilip de susan kardeşler: KIRMIZI.
- Bu olayı iki yıldır bildiği halde hiçbir şey yapmayan sözde Aile Bakanlığı: KIRMIZI.
- Mevcut sözleşme ve yasaları uygulamak yerine güya aileyi ve çocuğu korumak için Anayasa değişikliği yapmaya çalışan iktidar partisi: KIRMIZI.
- Bu dava ilk açıldığında ’takipsizlik’ kararı veren mahkeme, mağdur hakkında sahte kemik ölçüm raporu hazırlayanlar: KIRMIZI.
- Penguen belgeseli yayınlayan havuz medyası zaten: KIRMIZI.
- Cumhurbaşkanı’na hakaret gerekçesiyle 5 yıl hapis istemiyle yargılananları tutuklu, ama 60 küsur yıl hapis istemiyle yargılananları tarikatçı olunca tutuksuz ve hiçbir kontrol önlemi almadan yargılayan, konu unutulsun diye ta Mayıs ayına duruşma günü veren adalet sistemimiz: KIRMIZI.
- Elinde kılıçla her fırsatta Cumhuriyet değerlerimize saldırmayı kendine görev edindiği halde günlerdir sus pus oturan Diyanet İşleri Başkanı’nı turnusolle test etsek sonuç kesin: KIRMIZI.
- Her gün her yerde konuşan, kaç çocuk doğuracağımıza bile karışan, kararnameler ile her şeyi yapma yetkisi bulunanların, 10 gündür hiç konuşmamasını test etsek sonuç: KIRMIZI.
Tüm olayları anlatan, ortaya çıkmasını sağlayan H.K.N. kızımızı da cesaretinden dolayı kutluyorum. Herkesin maskesini düşürdün. Aşk olsun sana çocuk.
Bu son gelişmelere bakınca, yaklaşmakta olan 2023 seçimlerinin ülkemizin geleceği açısından ne kadar önemli hale geldiğinin farkında mısınız?
Hep beraber karar vereceğiz:
İrtica mı, çağdaşlaşma mı?
Sokaklarda dolaşan ahlak polisi mi, özgür vatandaşlık mı?
Kadı mı, gerçek bağımsız Cumhuriyet savcısı mı?
Medrese mi, üniversite mi?
Taliban mı, medeniyet mi?
Çoğunluğun tahakkümü mü, azınlığın da hakları mı?
Kısacası karanlık mı, aydınlık mı?
Karar yüce Türk milletinin!
"Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır." M. Kemal ATATÜRK
Sağlıkla kalın.
Yorum Ekle
Yazarın diğer yazıları
- Guguk kuşu
- 122 yıl sonra
- Can kaybı?
- Karabağlar İçin Güçlü Aday; Helil KINAY
- İzmir Büyükşehir Belediyesinin az bilinen hizmeti: Şehit Yakınları ve Gaziler Şube Müdürlüğü faaliyetleri
- Cumhuriyet son duraktır…
- Yepisyeni Hükümet, yersen…
- Tarihi İkinci Tur Seçiminin Kaybedenleri-II
- Tarihi İkinci Tur Seçiminin Kazananları, Kaybedenleri…
- Tarihi Seçim’in Kazananları, Kaybedenleri, İkinci Tur ve Ötesi…
- Tüm Yazıları
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Kenan Doğulu 'uyuşturucu testi' sonucunu paylaştı
Ünlülere yönelik "uyuşturucu soruşturması" kapsamında gözaltına alınan ve test sonucu pozitif çıktığı belirtilen şarkıcı Kenan Doğulu, kendi isteğiyle Sağlık Bakanlığı onaylı bir laboratu...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Sınav stresi reflü ve gastriti tetikleyebilir!
Bu hafta sonu milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stresin yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, stresin mide üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Coşkun, “Sınav kaygısı mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini artırabilir” dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.