- YENİ Parti Efes Selçuk İlçe Başkanlığı'nın kuruluş evrakları teslim edildi
- Özgür Özel 'ilk' diyerek duyurdu: Yarını işaret etti, saat verdi
- 15 Temmuz Paylaşımından Tutuklanmıştı: Nasuh Mahruki İçin İstenen Hapis Cezası Belli Oldu
- Başkan Güç: “İzmir Yeni Partiyi iktidara götürecek öncü şehir olacak”
- Yeni Parti Konak İlçe Başkanı Serkan Kalmaz: "Daha güçlü bir örgüt için mücadele edeceğiz"
SALA
20 Ocak, 2020Bugün (19 Ocak) bir cinayet işlenmiş. 4-5 kişilik silahlı bir grup, Bitlis Güroymak'ta kahvaltı eden bir gruba ateş açmış. Bir vatandaşımız saldırıda hayatını kaybetmiş. Hayatını kaybeden vatandaşımıza rahmet, kalan sevenlerine sabırlar diliyorum. Keşke hiç olmasa ama her zaman karşılaşılan olaylardan, yani sıradan polisiye bir durum.
Fakat Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı hayatını kaybeden vatandaşımız ile ilgili bir mesaj yayınlayınca olayın rengi değişti. Ne var bunda diyeceksiniz? Bu sıradan olay Bakanın bu mesajıyla birden önemli oldu. İçişleri Bakanının mesajı aynen şöyle:
“Çok hüzünlüyüm. Bir âlimin ölümü, bir âlemin ölümüdür. Bitlis Güroymak (Norşin) Medresesi Başmüderrisi S. A. Ç. Allah'a yürüdü. Allah rahmet eylesin.”
Bu mesajı kim yayınlıyor? Laik Türkiye Cumhuriyetini korumakla görevli İçişleri Bakanı. Yani, Jandarma ve Polis teşkilatının bağlı olduğu kişi.
Ölen kişiyi sevebilirsin bu şahsi bir olaydır, anlarım. Fakat Norşin nerdedir? Orada Medrese mi vardır? Başmüderris nedir, kimdir? Tüm bunlar 2020 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nde mi olmaktadır? Yasalar, Anayasa ne zaman değişmiştir?
Anayasamızın 174’ncü maddesi Devrim Kanunlarına atıfta bulunur ve bu kanunları koruma altına alır. 1923’te kurulan ve Dünya ile entegre olmaya çalışan genç Cumhuriyetimizin kuruluş senedi olan Devrim Kanunlarının bazıları şunlardır:
- 1924 tarihli ve 430 sayılı Tevhidi Tedrisat Kanunu (eğitim ve öğretimin birleştirilmesi),
- 1924 tarihli ve 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar ile Bir Takım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun (tekke, zaviye, türbedarlık vb kapatılması),
- 1928 tarihli ve 1353 sayılı Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki hakkında Kanun,
- 1934 tarihli ve 2590 sayılı Efendi, Bey, Paşa gibi Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına dair Kanun,
- 1934 tarihli ve 2596 sayılı Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun (dini elbiselerin ibadethane dışında giyilmesinin yasaklanması).
İçişleri Bakanı yayınladığı bu mesajla bu kanunların tümünü, dolasıyla Anayasa’yı çiğnemiştir. Yarın sabah hiçbir şey yokmuş gibi hayatımıza devam mı edeceğiz. Gereğini yapabilecek bir yargı veya kamuoyu var mı? Yoksa alttan yavaşça ısıtılan kurbağalara mı döndük hepimiz?
Dışarıda verilen salalar Cumhuriyetimizin mi?
İZMİR, 20 Ocak 2020.
Yorum Ekle
Yazarın diğer yazıları
- Guguk kuşu
- 122 yıl sonra
- Can kaybı?
- Karabağlar İçin Güçlü Aday; Helil KINAY
- İzmir Büyükşehir Belediyesinin az bilinen hizmeti: Şehit Yakınları ve Gaziler Şube Müdürlüğü faaliyetleri
- Cumhuriyet son duraktır…
- Yepisyeni Hükümet, yersen…
- Tarihi İkinci Tur Seçiminin Kaybedenleri-II
- Tarihi İkinci Tur Seçiminin Kazananları, Kaybedenleri…
- Tarihi Seçim’in Kazananları, Kaybedenleri, İkinci Tur ve Ötesi…
- Tüm Yazıları
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Kübra Süzgün’ün ağır iddialarına Özge Özpirinçci’den yanıt geldi!
“Kadın” dizisinde Özge Özpirinçci’nin canlandırdığı Bahar karakterinin kızı Nisan’a hayat veren Kübra Süzgün, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda Özpirinçci’ye yönelik ağır iddial...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
İyileşmeyen yaralara dikkat: Cilt kanserinin habercisi olabilir
Yaz aylarında güneş ışınlarına uzun süre korunmasız maruz kalmanın yıllar içinde cilt tümörü gelişimine zemin hazırlayabileceğini belirten Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Emrah Köksal, "Özellikle iyileşmeyen yaralar, benlerde şekil veya renk değişiklikleri ile tekrarlayan kabuklanmalar cilt tümörü açısından dikkate alınmalıdır" dedi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.