Yukarı
456946

YENİ Partili Arslan: "Yüksek dağıtım bedellerini geri çekin"

31 Ekim 2026 12:16

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, yıllık tüketim sınırının 3 bin kilovatsaate düşürülmesini eleştirerek, "Tercihiniz halkın ucuz elektriğe erişmesi değil, kurduğunuz düzenin devam etmesidir. Sübvansiyon masallarını bırakın.Yüksek dağıtım bedellerini geri çekin" dedi.

YENİ Parti İzmir Milletvekili Ednan Arslan, elektrik faturalarındaki artış ve Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nin (SKTT) kapsamının genişletilmesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Elektrikte SKTT tüketim sınırının düşürülmesine tepki gösteren Arslan, "AKP iktidarı, elektrikte 'sübvansiyon' masalları anlatırken vatandaşın faturasını büyütüyor, enerji şirketlerinin kazancını güvence altına alıyor. Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nde yıllık tüketim sınırının önce 5.000 kWh’den 4.000 kWh’ye, şimdi de 3.000 kWh’ye düşürülmesi, bu politikanın yeni adımıdır" ifadelerini kullandı.

Ortada vatandaşa sağlanan bir destek olmadığını savunan Arslan, "Her geçen gün daha fazla haneyi pahalı elektriğe mahkûm eden bir düzen vardır. Daha önce açıkladık: 239 kWh elektrik kullanan bir meskenin 774 liralık faturasının yaklaşık 580 lirası dağıtım bedelidir. Vatandaşın ödediği her 100 liranın yaklaşık 75 lirası dağıtım bedeline giderken hangi destekten söz ediyorsunuz? Elektriğin kendisinden katbekat fazla dağıtım bedeli tahsil eden bir düzen kurup ardından 'Faturanızın bir bölümünü biz karşılıyoruz' diyerek bu gerçeğin üzerini örtemezsiniz" değerlendirmesinde bulundu.

"DAĞITIM BEDELİNDEKİ ARTIŞ YÜZDE 633"

Dağıtım bedellerindeki artışa dikkat çeken Arslan, şöyle devam etti:

"Aralık 2022’de kWh başına 0,33 lira olan dağıtım bedeli bugün 2,42 lira. Artış yüzde 633! Vatandaşın geliri bu oranda artmadı. Emeklinin aylığı, işçinin ücreti bu oranda artmadı. Ancak dağıtım şirketlerine ödenen bedel katlandı. Şimdi de Son Kaynak Tedarik Tarifesi’nin kapsamı genişletilerek vatandaşın sırtına yeni bir yük bindiriliyor. Peki, Son Kaynak Tedarik Tarifesi nasıl hesaplanıyor? Elektrik piyasasında oluşan piyasa takas fiyatlarının aylık ağırlıklı ortalaması ile o ay için önceden tahmin edilen YEKDEM maliyeti toplanıyor. Bu toplam 1,05 katsayısıyla çarpılıyor. Yani ortaya çıkan enerji maliyetine yüzde 5 daha ekleniyor. Dağıtım bedeli ve vergiler de bunun üzerine geliyor. Bu formülde vatandaşın gelirinin, ödeme gücünün, temel ihtiyacının hiçbir karşılığı yok. Piyasada oluşan fiyat, YEKDEM maliyeti ve bunların üzerine eklenen yüzde 5 var. Vatandaşın faturası her ay değişiyor; ancak maaşı, emekli aylığı ve asgari ücret yerinde sayıyor. Enerji yönetiminin bütün maliyet ve belirsizlikleri hanelerin üzerine yıkılıyor."

"TARİFE DEĞİŞTİĞİNDE FATURA İKİ KATINI AŞIYOR"

Yıllık 3.000 kWh sınırının aylık ortalama 250 kWh tüketime denk geldiğini belirten Arslan, hazırladıkları tablo üzerinden şu örnekleri verdi:

"Bu sınırla birlikte evinde buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi kullanan, yemeğini pişiren, aydınlanmaya çalışan milyonlarca yurttaş pahalı elektrik tarifesinin kapsamına itiliyor. Temel ihtiyaçlar, yüksek tüketim gibi gösteriliyor. Hazırladığımız tablo, bu uygulamanın faturaya etkisini açıkça ortaya koyuyor. Ulusal tarifede 239 kWh tüketen bir mesken yaklaşık 774 lira, 249 kWh tüketen bir mesken yaklaşık 822 lira ödüyor. SKTT kapsamındaki bir meskenin 250 kWh tüketimi için hesaplanan fatura ise bin 675 liraya çıkıyor. Birbirine neredeyse eşit tüketimlere karşılık, tarife değiştiğinde fatura iki katını aşıyor. Bunun nedeni vatandaşın ihtiyacının olağanüstü artması değil, tüketimin tamamının daha yüksek enerji bedeli üzerinden fiyatlandırılmasıdır. Üstelik bu tutar sabit de değildir. Her ay değişen SKTT ile vatandaşın bir sonraki ay ne kadar fatura ödeyeceği de piyasanın hareketlerine bağlanmaktadır.

Aylık değişen bir tarifeyi vatandaşa dayatmak, kamunun öngörülebilir ve karşılanabilir fiyatla enerji sağlama sorumluluğundan çekilmesidir. Vatandaş, temel bir kamu hizmetinden yararlanmak için özel şirketlerin tarifelerini ve sözleşmelerini takip etmeye zorlanmaktadır. Adına 'serbest tüketici' deniliyor; ancak vatandaşın önüne konulan seçenek, pahalı tarifeye katlanmak ya da başka bir özel şirketin kapısını çalmaktır. 5.000’den 4.000’e, oradan 3.000 kWh’ye indirilen sınırlar, bu sürecin devam edeceğini gösteriyor. AKP iktidarı, siyasi koşullar ve kendi çıkarları elverdiği ölçüde daha fazla yurttaşı bu düzene dahil ediyor. Yıllardır büyüttüğü, 21 dağıtım şirketinin de parçası olduğu özel şirket düzenini korurken halkın elektrik faturasını bir kazanç alanına dönüştürüyor. Enerji temel bir haktır ve kamu eliyle sunulması gereken bir kamu hizmetidir. Yurttaşın aydınlanma, ısınma ve yaşamını sürdürme ihtiyacı şirketlerin kâr hesabına bırakılamaz. Kamu kaynakları ve vatandaşın ödediği faturalar üzerinden şirketlerin kazançlarını büyütüp bunun adına sübvansiyon diyemezsiniz. Dağıtım bedellerini düşürmek yerine neden tüketim sınırlarını düşürüyorsunuz? Şirketlerin kazancına dokunmazken neden vatandaşın temel ihtiyaçlarını hedef alıyorsunuz? Çünkü tercihiniz halkın ucuz elektriğe erişmesi değil, kurduğunuz düzenin devam etmesidir. Sübvansiyon masallarını bırakın. Yüksek dağıtım bedellerini geri çekin, vatandaşı SKTT’ye ve sonrasında özel şirketlerle sözleşme yapmaya zorlayan uygulamalara son verin. Enerjiyi şirketlerin kazanç kapısı olmaktan çıkarıp yeniden kamunun sorumluluğuna alın. Halkın temel ihtiyaçları üzerinden kâr düzeni kurulmasına karşı mücadelemizi sürdüreceğiz."

ANKA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

“Temizlemenin en güzel yolu hiç kirletmemek”

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yağışların ardından dereler ve yağmur sularıyla birlikte İzmir Körfezi’ne taşınan atıkları iki koldan temizliyor. Süpürge gemileri ve amfibi araçların yanı sı...

Seferihisar Belediyesi pickleball antrenörü Ali Oktay Kırdağ’a millî görev

Seferihisar Belediyesi, spor alanında elde ettiği başarılarla adından söz ettirmeye devam ediyor. Seferihisar Belediyesi bünyesinde pickleball antrenörü olarak görev yapan Ali Oktay Kırda...


Foça’da Cumhuriyetin 103. Yılı Coşkuyla Kutlandı

Foça’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 103. yıl dönümü; resmî törenler, tebrikat programı, TCG-Kalkan ziyareti, Fener Alayı ve Derya Bedavacı konseriyle kutlandı. İki güne yayılan etkinli...

Gaziemir, Cumhuriyet’in 103. yılını coşkuyla kutladı

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, Gaziemir’de binlerce kişinin katıldığı Cumhuriyet Korteji ve İzmir Devlet Senfoni Orkestrası konseriyle kutlandı. Gaziemir Belediye Başkanı Ünal Işık, kutlamal...


İzmir’de kasım ayı doğayla iç içe geçecek

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin “Parkta Etkinlik Var!” programı, kasım ayında da İzmirlileri doğayla buluşturacak. Çevre bilincini güçlendirmek ve kent sakinlerinin yeşil alanlarla bağını...

Çiğli’de Cumhuriyet Coşkusu Sporla Taçlandı

Çiğli Belediyesi’nin Cumhuriyet’in 103. kuruluş yıl dönümü kapsamında düzenlediği spor etkinlikleri, farklı branşlarda gerçekleştirilen turnuvalar ve Cumhuriyet Bayramı Doğa Yürüyüşü ile ...


Pehlivan: Cumhuriyeti 365 gün yüreğimizde taşıyoruz

Menemen'de iki günlük Cumhuriyet Bayramı coşkusunun finali, Cumhuriyet Meydanı'nda gerçekleştirildi. Menemenli sanatçıların sahne almasıyla başlayan gece, Aşkın Nur Yengi'nin hafızalara k...

Cumhuriyetin 103. yılı Çeşme’de büyük coşkuyla kutlandı

Çeşme’de, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümü 28 Ekim’den itibaren düzenlenen tören, resepsiyon ve çeşitli etkinliklerle büyük bir coşku içinde kutlandı. Cumhuriyet Bayramı kutlamaları kapsa...


Kemalpaşa’da Cumhuriyet Coşkusu Sokaklara Taştı

Kemalpaşa’da 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı, gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerle kutlandı. Kemalpaşa Kaymakamlığı ve Kemalpaşa Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen kutlama programlarına...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Roma’da Cumhuriyet resepsiyonu

Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla kırmızı-beyaz ışıklarla aydınlatılan ve Türk bayrakları asılan Büyükelçilik konutunda düzenlenen resepsiyonda, ev sahibi Türkiye’nin Roma Büyükelçisi Elif Ç...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Hayatın en yorucu dönemi belli oldu...

İnsan ömrünün en yorucu dönemi bilimsel araştırmayla ortaya kondu. Bristol Üniversitesi uzmanlarının yürüttüğü çalışma, tükenmişlik hissinin zirve yaptığı yaş aralığını açıklarken, biyolojik değişim ile artan sorumluluklar arasındaki tehlikeli ilişkiye dikkat çekti.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR