Uğur Mumcu Dosyası Raftan İniyor! 33 Yıllık Suikastta Kritik İddia
24 Ocak 1993'te suikasta uğrayan gazeteci Uğur Mumcu'nun failleri hala bulunamadı. Dosya ise 33 yıl sonra raftan iniyor. Mumcu'nun ağabeyi hukukçu Ceyhan Mumcu dikkat çeken açıklamalarda bulunarak baş şüpheliyi açıkladı.
Bugün Orta Doğu'nun karışmasının baş sorumlusu olan İsrail, geçmişte Türkiye’de de içerideki adamları eliyle birçok karanlık tezgâh düzenledi. 33 yıl önce suikasta uğrayan gazeteci Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin arkasında da İsrail istihbaratının izleri dikkat çekiyor.
UĞUR MUMCU DOSYASI RAFTAN İNİYOR
Adalet Bakanlığı faili meçhul dosyalarıyla birlikte, 90’lı yılların sır kalan olaylarını da incelemeye aldı. Cumhuriyet tarihinin en karanlık süreçlerinden 28 Şubat’a zemin hazırlayan ve faili meçhul koduyla rafa kaldırılan cinayet dosyaları yeniden ele alınacak. Gazeteci Uğur Mumcu suikastı da bunlardan biri olacak. Mumcu’nun ağabeyi hukukçu Ceyhan Mumcu, o dönem tüm çırpınışlarına rağmen seslerinin duyulmadığını ancak suikastların arkasında İsrail’in olduğunu söyledi.
"SANA SUİKAST YAPILABİLİR"
Türkiye Gazetesi'ne konuşan Ceyhan Mumcu, “Kardeşim, PKK-İsrail ilişkilerine dair bazı önemli bilgilere ulaşmıştı. İsrail onu tehdit olarak gördü ve doğrudan hedef aldılar. Uğur, bana İsrail Büyükelçisiyle yaptığı görüşmeyi anlattı ve kendisiyle tehdit boyutunda konuştuklarını söyledi. İsrail Büyükelçisi açık bir biçimde ‘Üzerimize çok geliyorsun, bu durum daha fazla devam edemez. Sana suikast bile yapılabilir’ demiş. Görüşme sonrası kâbus gördüğünü, hatta rüyasında ayaklarının koptuğunu anlatmıştı. Zaten çok sürmedi suikast gerçekleşti’ bilgisini paylaştı.
"SUİKASTLARIN İSRAİL BAĞLANTISINI ANLATTI"
Cinayetlerin işlendiği dönem Türkiye’nin iç dinamikleri ve çevre ülkelerle olan ilişkilerinin kırılganlığına vurgu yapan Ceyhan Mumcu, şunları kaydetti:
“Toplum laik-Müslüman temelinde ayrıştırılmaya çalışılıyordu. Diğer yandan Suriye ve özellikle İran ile ilişkilerimiz oldukça kırılgan hâle gelmişti. Hatta İran Büyükelçiliği basıldı bu sebeple. Uğur ve diğer aydınlar bu kapsamda özellikle seçilmiş isimlerdi. Hem Türkiye’nin sosyal dinamikleri sarsıldı ve ardından 28 Şubat’la yüzleştik hem de Türkiye’nin İran ile olan ilişkileri tarihin en kötü dönemini yaşadı. Bugün geldiğimiz noktada çok daha güçlü bir biçimde Uğur ve o dönem işlenen suikastların arkasında İsrail var diyebiliyorum. İsrail hem iç dinamiklerimiz hem de komşu ülkelerle ilişkilerimizi derinden sarsan etkiler üreten cinayetlerde çok boyutlu bir strateji güttü ve başarılı da oldu diyebiliriz. Dönemin üst düzey bir MİT yetkilisi bana (ismi bizde mahfuz) suikastların İsrail bağıntısını anlattı. Fakat resmî boyutta adım atılmadı, atılamadı. Yapılan terör saldırılarıyla Uğur Mumcu tasfiye edilirken İran ile de ilişkilerimiz kopma noktasına geldi ve toplum ciddi manada ayrıştı.
"İSRAİL BUGÜN RAHATÇA SORGULANABİLİR"
O dönem faili meçhul olarak kodlanan seri cinayetlerin raftan inmesi aile olarak hepimizi çok sevindirdi. Öncelikle konu ile ilgili emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş’un dinlenmesini ve İsrail boyutunda yoğunlaşılmasını istiyoruz. Yine dönemin emniyet, istihbarat ve askerî yetkilileriyle de görüşülmeli. Meclis’te kurulan komisyon temsilcilerinin görüşleri de mutlaka alınmalı. Bu noktada o dönem adli raporu düzenleyen Eski Türk Tabipleri Birliği Başkanı Şebnem Koru Fincancı’nın da ifadeye çağrılması gerekiyor. Ailemiz, toplumumuz ve geleceğimiz adına bu süreçten umutluyuz. İsrail Büyükelçisi, Uğur’un öldürülmesinden sonra bana da ‘Bizimle uğraşmayın’ dedi. Olayların kendileriyle ilişkilendirilmemesi konusunda güvendikleri şeyler var gibiydi. Bugün konjonktür değişti. İsrail boyutunun rahatça sorgulanabilir hâle gelmesi bizim için de önemli.
EMEKLİ GENERAL ERDOĞAN KARAKUŞ: 'TETİĞİ ÇEKTİRENLERE ODAKLANMAMIZ LAZIM'
Türkiye’de 1990’ların başında yaşanan seri cinayetler ve Mossad bağını ilk defa gündeme getiren emekli Korgeneral Erdoğan Karakuş da Türkiye Gazetesi'ne son gelişmeleri değerlendirdi. Geçmişe ait bu ve benzeri dosyaların 33 yıl sonra yeniden açılmasının önemli olduğunu vurgulayan Karakuş, “Konu ile ilgili bilgilerime başvurmak istenirse seve seve ilgili makamlarla paylaşırım. Benim edindiğim bilgiler Uğur Mumcu ve diğer aydınların şehit edilmesinde Mossad parmağının olduğu yönünde. O gün yaşanan ve bir biçimde karanlıkta kalan şeyler cesur bir araştırma ile gün yüzüne çıkabilir. Mesela Esenboğa’da o günlerde yaşanan hareketlilik ve karartmalar bu noktada çok önemli. Saldırı öncesi Türkiye’ye gelen Mossad ajanlarının buradaki faaliyetleri ve olay sonrası Tel Aviv uçağına binen ekiple ilgili bilgiler hâlen faili meçhul niteliği taşıyan ve bana göre faili belli suikastların çözümünde kilit rol oynayacak. Hiçbir şey için geç değil. Tetikçiye değil bizim o tetiği çektirenlere odaklanmamız lazım” beyanında bulundu.
Kaynak: Türkiye Gazetesi
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Hakan Fidan, ABD Büyükelçisi Tom Barrack'ı kabul etti
Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi, Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ı bugün Ankara’da kabul etti. Görüşmeye ilişkin f...
'Siyasete katılım ve dönüşler hukuki güvenceye bağlanmalı'
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, 'Terörsüz Türkiye' süreci kapsamında hazırlıkları süren çerçeve yasanın TBMM kapanmadan Adalet Komisyonu'na ve sonra Genel Kurula geli...
Ahbap soruşturmasında 5 ünlü isim ifadeye çağrıldı: Uğur Dündar, Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu, Hayko Cepkin...
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen “Ahbap” soruşturması kapsamında; gazeteci Uğur Dündar, sanatçılar Mahsun Kırmızıgül, Gülben Ergen, Elçin Sangu ile Hayko Cepkin’in ifadeye ça...
Ahbap soruşturmasında 4'üncü dalga operasyon: 13 şüpheli gözaltına alındı
Ahbap Derneği'ne yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında düzenlenen 4'üncü dalga operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcı...
Gülistan Doku soruşturmasında 18 kişi gözaltına alındı
Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında 15 ili kapsayan operasyonda 18 kişi gözaltına alındı. Jandarma ekiplerince 21 adreste arama yapıldığı 18 şüpheli...
AKP'lilerden 'YENİ Parti' yorumu: 'Siyasette yeni bir seçenek olabilir, kitleleri organize ederlerse sonuç alırlar'
AKP'li isimler, YENİ Parti'nin kuruluş süreci ve ilk adımlarına ilişkin değerlendirmelerinde parti adının nötr bulunmasının ve verilen siyasi mesajların dikkat çekici olduğunu belirtti. Ö...
'Özgür Özel'in dokunulmazlığı kaldırılsın' diyecek
Mutlak butlan yönetimindeki CHP'nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP'ye yakın medyada yer alan habere göre Özgür Özel ve Yeni Partili vekillerin fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokun...
Özgür Özel, YENİ Parti'nin kuruluş sürecini ilk kez anlattı: 'Bu CHP muhatabımız değil'
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "mutlak butlan" kararının ardından CHP'den ayrılarak yeni bir parti kurma kararını halkın talebiyle aldıklarını savundu. CHP'nin seçilmemiş bir yöneti...
Arıkan'dan 'Ahbap' açıklaması: 'Kollayan çavuşlar ortaya çıkana kadar...'
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, kamuoyundaki Ahbap Derneği’ne ilişkin iddialar hakkında, “Bu meseleyi sadece Haluk Levent’in üzerine yıkıp bir kenara sıyrılamazsınız. Eğer bu ...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Ezgi Mola Alaçatı'daki yeni mesleğini duyurdu
Son olarak Başka Bir Gün dizisinde başrolde yer alan Ezgi Mola, oyunculuk çalışmalarına kısa bir mola vererek yeni bir girişime imza attı. Yaz sezonunu Alaçatı'da geçiren ünlü oyuncu, yen...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından polen ve arı alerjisine karşı 'aşı' önerisi
Çocuk Alerji ve Klinik İmmünoloji Uzmanı Dr. Berna Uzunoğlu, ilaç tedavisiyle kontrol altına alınamayan polen, ev tozu, evcil hayvan ve arı alerjilerinde uygulanan alerjen immünoterapisi (alerji aşısı) tedavisinin hayat kurtarıcı bir yöntem olduğunu belirtip, çocukların yaşam kalitesini önemli ölçüde artırdığını söyledi.






Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.