Yukarı
448452

Kıyı kentlerinin geleceği masaya yatırıldı

02 Haziran 2026 13:36

İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği tarafından kıyı belediyelerinin karşı karşıya olduğu sorunları değerlendirmek ve kıyı alanlarının korunmasına ilişkin ortak politikalar geliştirmek amacıyla Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı düzenlendi. Farklı kıyı bölgelerinde devam edecek çalıştay sonucunda Kıyı Kentleri Politika Belgesi hazırlanacak.

Kıyı Kentleri Politikaları Çalıştayı, “Daha İyi Bir Gelecek Yerelden Gelecek” sloganıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Türkiye Belediyeler Birliği iş birliğinde Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Kentlerin geleceğinin, ortak yaşam alanlarının, doğal mirasın ve kıyı kültürünün konuşulduğu çalıştaya İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, kıyı ve deniz mühendisi, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, yerel yönetim temsilcileri, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

“Özen gösteriyoruz”

Toplantının açılış konuşmasını yapan İzmir Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Dr. Zafer Levent Yıldır, Türkiye’nin 8 bin 333 kilometre kıyı şeridinin olduğunu, bu şeridin yüzde 35’inin Ege Bölgesi’nde yer aldığını hatırlatarak “Sadece İzmir’de 629 kilometrelik sahil uzunluğu var. Bu, bir lütuf ama her lütuf, aynı zamanda büyük bir sorumluluk demek. Akdeniz Havzası ve kıyılarımız, küresel ısınmadan en hızlı ve en çok etkilenecek bölgelerin başında geliyor. Deniz seviyesinde yükselme, kıyı erozyonu ve ani taşkınlar… İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak kıyılarda rant baskısına karşı durmaya ve imar süreçlerinde büyük hassasiyet göstermeye devam ediyoruz” dedi.

Kamusal kullanım, ekoloji ve dayanıklılık, planlama ve yönetişim, mavi ekonomi konu başlıklarının bir arada hayata geçirildiğinde anlamlı olabileceğini ifade eden Yıldır, “Kıyılar hakkında, devlet hüküm ve tasarruf sahibidir. Kıyılar; herkesin erişimine açık, toplumsal eşitliği ve sosyalleşmeyi sağlayan, nihayetinde korunması gereken mekânlar olarak görülmeli. Yerel yönetimlerin burada yapabilecekleri; kıyı erişimini kolaylaştırmak, yaya ve bisiklet bağlantılarını sağlamak, kaçak yapılaşmaya engel olmak, engellilerin yaşamını gözetmek, kıyı ekosistemini korumak, kültürel etkinliği organize etmek. Bugün şehircilik anlayışında kamusal kullanımla ekonomik faaliyetler arasındaki denge nasıl oluşturulacak, şehir plancılarının en çok bunun üzerine kafa yorması gerek. Doğaya ve dünyaya bakışımızı değiştirmemiz şart. Burada bize çok fazla görev düşüyor” diye konuştu.

Kıyı Kentleri Politika Belgesi hazırlanacak

Türkiye Belediyeler Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Dr. Şengül Altan Arslan, “Kıyı kentleri; ekonomik yaşamın, turizmin, ulaşımın, kültürel etkileşimin ve kamusal yaşamın yoğunlaştığı çok özel alanlar. Limandan turizme; sanayiden lojistiğe kadar pek çok faaliyetin iç içe geçtiği bölgeler olarak stratejik bir önemi var ama bu yoğun kullanım kıyılar üzerindeki çevresel baskıyı artırırken, yönetim süreçlerini daha karmaşık hale getiriyor. Artık kıyı kentlerini yalnızca doğal güzellikleriyle değil iklim krizine karşı kırılganlıklarıyla da konuşuyoruz. Deniz seviyesindeki yükselme, kıyı erozyonu, deniz kirliliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve aşırı hava olayları, yerel yönetimlerin doğrudan gündeminde yer almak zorunda kalıyor. Buna hızlı kentleşme, turizm baskısı, kamusal alan ihtiyacı da eklendiğinde kıyı yönetimi çok boyutlu bir mesele haline geliyor. Kıyılar kentlerin nefes aldığı, kentle deniz arası ilişkinin kurulduğu en önemli kamusal yaşam alanladır. Bu nedenle kıyıları koruma meselesini yalnızca çevresel bir sorun olarak ele almıyoruz; kent hakkı, kamusal erişim, yaşam kalitesi ve toplumsal sorumluluk açısından da değerlendirmek durumundayız” ifadelerini kullandı.

Bölgesel çalıştayların ilkini Mersin’de gerçekleştirdiklerini, Ege Bölgesi toplantılarında da İzmir’i, güçlü kıyı kültürü olan bir liman kenti olması sebebiyle seçtiklerini dile getiren Şengül Altan  Arslan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bölgesel toplantıları sürdürmeyi hedefliyoruz. İki hafta sonra Trabzon’da toplantı yapacağız. Oraya çıkan birikim, Türkiye Belediyeler Birliği tarafından hazırlanacak Kıyı Kentleri Politika Belgesi’ne katkı sunacak. Kıyılar yalnızca belediyelerin değil kent yaşamının, ekolojik dengenin ve gelecek kuşakların ortak meselesi. Kıyıları korumak yalnızca bugünün ihtiyaçlarını değil gelecek kuşakların yaşam hakkını da gözetmektir. Bu nedenle yerel yönetimlerin deneyimi, ortak aklı ve dayanılması kıyı kentlerinin geleceği açısından her zamankinden daha önem taşıyor.”

“Kıyılar kamusaldır”

Açılış konuşmalarının ardından kıyı ve deniz mühendisi, İZDENİZ Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Işıkhan Güler, sunum gerçekleştirdi. Kentlerin geleceğini, kamusal yaşamı, doğayı, insanın kent ve denizle kurduğu ilişkiyi aktaran Güler, “Kıyılar yalnızca çevresel değil artık ekonomik, siyasal ve toplumsal mücadele alanı haline gelmiştir. Kıyılar toplumların dünyaya açılan yüzüdür ama bugün bu alanlar ciddi baskı altında. Artık şu temel soruyu sormak gerek; kıyılar ne için var ve kimin için var? Yalnızca yatırım projeleri, yüksek gelir grubuna hizmet eden alanlar için mi yoksa toplumun ortak kullanımı için mi? Bunun cevabını net olarak vermemiz gerekiyor. Şunu bilmemiz lazım; kıyılar toplumundur, kıyılar kamusaldır, kıyılar gelecek kuşakların ortak mirasıdır” ifadelerini kullandı. Kıyı kentlerinde yaşanan temel sorunun denize ulaşamamak olduğunu vurgulayan Güler, şöyle konuştu:

“Sahiller giderek yüksek duvarların, özel işletmelerin ve erişimi kısıtlayan yapıların arasında sıkışıyor. O nedenle kıyı meselesi yalnızca teknik planlama konusu olmaktan çıkıyor. Bu mesele aynı zamanda kamusal bir hak meselesi, bir kent hakkı meselesi, bir demokrasi meselesi haline dönüşüyor” dedi.

“Havza yönetimi ile mümkün”

Kıyı kentlerinin plansız kentleşme, çevresel baskılar ve iklim krizi olmak üzere üç büyük baskıyla karşı karşıya olduğunu ifade eden Güler, İzmir Körfezi’ne ilişkin de şunları söyledi:

“İzmir Körfezi de ciddi bir ekolojik baskı altındadır. Zaman zaman yaşanan alg patlamaları, kötü koku gibi sorunlar halk sağlığını, ekonomik yaşamı, kamusal hayatı ve mekân-yaşam kalitesini de doğrudan etkilemektedir. Ancak körfezler kendi kendine bozulan alanlar değildir. Bilimsel veriye dayalı, uzun vadeli kamucu politikalarla yeniden iyileşme kapasitesine sahip ekosistemlerdir. İzmir’de yürütülen arıtma altyapısı yatırımları, su kalitesi izleme çalışmaları ve üniversitelerle geliştirilen ortak çalışmalar bunun mümkün olduğunu göstermektedir. Ancak burada havza yönetimi öne çıkmaktadır. Körfez tek başına değil çevresindeki alanların kullanımının etkisiyle kirleniyor. Kıyılar ancak bilimsel, demokratik, kamusal yararı esas alan bir anlayışla korunabilir.”

Sunum ve atölyeler

Çalıştay kapsamında “İzmir İli Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetim ve Planlama Projesi 2012”, “Belediyelerin Kıyı Alanlarına Yönelik Yetki ve Sorumlulukları, Yasal Kurumsal Yapı” konularında sunumlar yapıldı. İzmir Planlama Ajansı Başkanı Prof. Dr. Koray Velibeyoğlu ise “Kamusal Altyapılar Olarak Kıyılar: Mekânsal Dinamikler, Kamusal Kullanım ve Gelecek Perspektifleri” sunumu gerçekleştirdi. Çalıştayda “Kamusal Kullanım”, “Ekoloji ve Dayanıklılık”, “Planlama ve Yönetişim” ile “Mavi Ekonomi” başlıklarında atölye çalışmaları da düzenlendi.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Yenifoça, Donatkent Ve Gencelli’de Kapsamlı Temizlik Çalışması

Foça Belediyesi, Yenifoça, Donatkent ve Gencelli mahallelerinde çevre temizliği çalışması gerçekleştirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle yürütülen çalışmalarda konteyner çevre...

Çeşme Belediye Meclisi'nden yaz sezonu kararı

Çeşme Belediyesi Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda, yaz sezonunda kent yaşamının ve turizm faaliyetlerinin olumsuz etkilenmemesi amacıyla 15 Haziran-15 Eyl...


Gaziemir’de sıfır atık seferberliği: Atıklar ayrışıyor, doğa kazanıyor

Gaziemir Belediyesi, geri dönüşüm çalışmalarıyla iki yılda 5 bin ton ambalaj, 341 ton tekstil, 755 ton cam ve 2 bin 630 kilogram elektronik atığı yeniden ekonomiye kazandırdı. 144 bin lit...

CHP Kemalpaşa’dan Özgür Özel’e Tam Destek

Cumhuriyet Halk Partisi Kemalpaşa Meclis Grubu, Kemalpaşa Belediyesi Haziran Ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda kamuoyuna yönelik bir açıklama yaptı. Açıklamada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin...


Nazım Hikmet ve Ahmed Arif Konak’ta anılacak

Konak Belediyesi, haziran ayında hayata veda eden Türk edebiyatının unutulmaz şairleri Nazım Hikmet Ran ve Ahmed Arif’i düzenlediği özel programlarla anacak. İki büyük şairin, akıllara ka...

Büyükşehir'den ikinci Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi

Konak Center'da yer alan İzmir Sağlık ve Esenlik Merkezi'nde (İZSEM) açtığı Gönüllü Danışmanlık ve Test Merkezi'nde ücretsiz ve anonim olarak HIV, Hepatit C, Hepatit B ve sifiliz (frengi)...


Tarihi yapıya özenli dokunuş: Kent Kütüphanesi yenilendi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihi yapılarından Kent Kütüphanesi’nde bakım ve onarım çalışmalarını tamamladı. Konak’ta bulunan ve geçmişte “Anadolu Kulübü” olarak kullanılan tarih...

221 CHP eski milletvekilinden 'mutlak butlan' itirazı! İzmir'den o isimler var

CHP'ye mutlak butlan kararına 221 CHP'li eski milletvekili de tepki gösterdi. Yayımlanan ortak bildiride, 'derhal kurultay' çağrısı yapıldı. Bildiriye imza atan isimler arasında İzmirli v...


CHP Torbalı'dan tartışılan fotoğrafa ilişkin açıklama

HP Torbalı İlçe Örgütü bayrağı taşıyan kişiler hakkında açıklama yaptı. Yapılan açıklamada  kişilerin parti ile hiçbir ilişkisi olmadığı vurgulandı.

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Yıllardır küslerdi: Serdar Ortaç'dan Ebru Gündeş paylaşımı

Türk pop ve fantezi müziğinin iki dev ismi Serdar Ortaç ile Ebru Gündeş arasındaki 13 yıllık küslükte ezber bozan bir gelişme yaşandı. Sosyal medya hesabından geçmişe ait bir fotoğraf pay...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Araştırma: Uykusuzluk kanser riskini artırıyor

ABD’de 18 milyondan fazla kişinin verilerinin incelendiği araştırma, uykusuzluk sorunu yaşayan 50 yaş altı bireylerde meme, bağırsak, rahim ve yumurtalık kanseri riskinin daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR