- Milyonlarca yurttaş vergisini ödüyor: TRT'den 'ibretlik' İBB davası paylaşımı
- Müsavat Dervişoğlu'ndan dikkat çeken açıklama: Atatürk'ün o sözlerini hatırlattı, iktidara yüklendi!
- Buca’da sağlık seferberliği
- Berkin Elvan Güzelbahçe'de Unutulmadı
- Karabağlar ’da Şehit Aileleri ve Gazilerle Anlamlı İftar Sofrası
İran’da 'kara yağmur' ve deprem riski!
İran’da petrol tesislerinin vurulmasının ardından ortaya çıkan 'kara yağmur' uyarıları çevre ve sağlık risklerini gündeme getirirken, yoğun bombardımanın depremi tetikleyip tetikleyemeyeceği de merak konusu. Peki, İran'a sınır komşusu olan ülkemizin olası bir felaketten etkilenmesi mümkün mü?
İran’da devam eden savaşın ardından ortaya çıkan 'kara yağmur' uyarıları ve yoğun bombardımanın çevreye etkileri, bölgede yeni endişelere yol açtı.
Dünya Sağlık Örgütü’nün, petrol tesislerinin vurulması sonrası oluşabilecek 'petrokimya partikülleri yüklü kirli yağışlar' konusunda yaptığı uyarılar, özellikle hava kirliliği ve solunum hastalıkları riskine dikkat çekiyor.
Bu nedenle uluslararası kuruluşlar ve bazı yetkililer, vatandaşlara mümkün olduğunca evde kalmaları ve kirli havaya maruz kalmamaları tavsiyesinde bulundu.
DEPREME NEDEN OLABİLİR Mİ?
Savaşın şiddetlenmesiyle birlikte yeni bir tartışma da ortaya çıktı:
Şiddetli patlamalar ve yoğun bombardıman, bölgedeki jeolojik dengeyi veya deprem faaliyetlerini etkileyebilir mi?
Kahire Üniversitesi Su Kaynakları ve Jeoloji Profesörü Dr. Abbas Şeraki, bu konuda yaptığı açıklamada, hava saldırıları ve büyük patlamaların bazen sismik ölçüm cihazları tarafından tespit edilebilen küçük ve sınırlı sarsıntılar oluşturabileceğini söyledi.
Ancak Şeraki’ye göre, "Bu tür sarsıntılar güçlü depremler seviyesine ulaşmaz ve yer kabuğunun derin katmanlarını etkilemez."
Uzman, bu tür titreşimlerin savaş bölgelerinde sık görülen yüzeysel sarsıntılar olduğunu belirterek geçmişte Gazze’deki yoğun bombardıman sırasında da benzer sismik hareketlerin kaydedildiğini, ancak bunların jeolojik yapıyı etkilemediğini ifade etti.
Şeraki, gerçek depremlerin tektonik levhaların hareketi ve yer kabuğundaki derin fay hatlarıyla bağlantılı doğal süreçler sonucu meydana geldiğini vurguladı.
Bu nedenle geleneksel patlamaların veya askeri saldırıların tek başına büyük depremlere yol açmasının mümkün olmadığını söyledi.
ASIL BÜYÜK RİSK
Uzmanlara göre savaşın oluşturabileceği en büyük tehlike deprem değil, hassas tesislerin hedef alınması.
Şeraki, özellikle zenginleştirilmiş uranyum gibi tehlikeli maddelerin bulunduğu tesislerin vurulması halinde ciddi bir radyasyon sızıntısı yaşanabileceğini ve bunun çevre ile insan sağlığı üzerinde uzun süreli etkiler yaratabileceğini belirtti.
'KARA YAĞMUR' NASIL OLUŞUR?
Dünya Sağlık Örgütü’nün hakkında uyarılar yayınladığı 'kara yağmur' olgusu, petrol tesislerinde çıkan yangınlar ve patlamalar sonucu oluşan yoğun kirlilikle bağlantılıdır.
Uzmanlara göre petrol yangınları sırasında atmosfere karbondioksit, petrol parçacıkları ve diğer kirletici gazlar yükseliyor. Bu maddeler atmosferde su buharıyla birleşerek daha sonra yağışla birlikte kirli yağmur şeklinde yeryüzüne düşebiliyor.
TÜRKİYE'YE ULAŞABİLİR Mİ?
Uzmanlara göre, petrol tesislerinden yükselen kirleticiler yağmur bulutlarıyla taşınarak teorik olarak uzun mesafelere ulaşabilir, ancak bunun Türkiye’ye güçlü bir 'kara yağmur' şeklinde ulaşması meteorolojik koşullara bağlıdır.
Kirli hava kütlelerinin Türkiye’ye taşınabilmesi için rüzgârların İran’dan Anadolu’ya doğru esmesi gerekir. Ayrıca Türkiye’nin batısında yer alan yüksek rakımlı dağ sıraları, bazı hava kütlelerinin hareketini zayıflatabilir veya dağıtabilir.
Bu nedenle kirleticilerin sınıra kadar ulaşması mümkün görülse de, yoğun ve doğrudan bir 'kara yağmur' etkisinin oluşması daha düşük bir ihtimal olarak değerlendiriliyor.
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
İran'dan İsrail'e atılan füzelerde dikkat çekici 'Epstein' mesajı!
Sosyal medyada paylaşılan bir fotoğrafta İran’a ait olduğu öne sürülen bir balistik füzenin üzerine yazılmış Farsça mesaj dikkat çekti. Sosyal medyada dolaşıma giren fotoğrafta, bir balis...
İran’ın Yeni Dini Lideri Mücteba Hamaney'e Saldırı
İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in, ABD-İsrail saldırılarında yaralandığına ilişkin iddialara dair İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın oğlu Yusuf Pezeşkiyan’dan bir açıklama g...
Kuzey Kore sessizliğini bozdu!
Kuzey Kore, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını sert sözlerle eleştirerek Tahran yönetimine destek verdi. Pyongyang yönetimi ayrıca İran’ın yeni bir dini lider seçme hakkına say...
İran füzeleri İsrail semalarında
İran’ın İsrail’e yönelik son balistik füze saldırısı sırasında ülkenin birçok bölgesinde sirenler çaldı. İsrail ordusu, az sayıda füzenin fırlatıldığını ve çoğunun hava savunma sistemleri...
Tahran'da en az 460 ölü, 4 binden fazla yaralı
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaşın bilançosu ağırlaşıyor. Tahran Acil Sağlık Departmanı Başkan Yardımcısı Mehr Soroush, savaşın başlangıcından bu yana sadece başkent Tahra...
Söz düellosu büyüyor: İran’dan savaş, İsrail’den teslimiyet mesajı
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran’ın ateşkes arayışında olmadığını belirterek İsrail’e sert mesaj verdi. Kalibaf’ın açıklamalarına İsrail Meclis Başkanı Amir Ohana’dan yanı...
Lübnan’da göç dalgası büyüyor: 24 saatte 100 bin kişi evini terk etti
İsrail’in yoğunlaşan saldırıları nedeniyle Lübnan’da evlerini terk etmek zorunda kalanların sayısı hızla artıyor. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), son 24 saatte ...
İspanya'dan İran'a 'Türkiye' kınaması
İspanya hükümeti, İran tarafından ateşlenen ve Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın NATO unsurları tarafından etkisiz hale getirilmesini “şiddetle ve kararlılıkla” kınadı. Madrid,...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Çağla Şıkel'in gözyaşları: O anı unutmak isterdim
Çağla Şıkel katıldığı “FÜG” programında duygusal anlar yaşadı. 2007 yılında babası Hüseyin Şıkel’i kaybeden ünlü model ve sunucu, “Hayatımda tek bir anıyı unutma şansı verilse, babamın ye...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Her 6 kişiden biri 'sessiz katil' ile yaşıyor!
Dünyanın, bilimsel literatürde ‘Yalnızlık Salgını’ (Loneliness Epidemic) olarak tanımlanan, sessiz ama etkisi çok derin bir salgınla karşı karşıya olduğunu belirten Doç. Dr. Berke Kırıkkanat, “Araştırmalar, 18–25 yaş grubunda yalnızlık oranlarının bazı ülkelerde yüzde 60’a ulaştığını gösteriyor. Bu, ‘kimsem yok’ yalnızlığı değil; kalabalıklar içinde hissedilen anlaşılamama ve duygusal güvencesizlik” dedi. Doç. Dr. Oğuzhan Zahmacıoğlu da, yalnızlığın klinik etkilerinin artık görmezden gelinemeyecek düzeyde olduğunu ifade etti.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.