Yukarı
442872

Hatimoğulları'ndan TBMM'ye 'komisyon raporu' çağrısı: 'Demirtaş neden içeride, İmamoğlu neden tutuklu yargılanıyor?'

24 Şubat 2026 13:42

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuştu. Hatimoğulları, "İmamoğlu ve diğerleri neden hâlâ tutuklu yargılanıyor?'' ifadelerini kullanırken komisyon raporuna dikkat çekerek ''Ayrıca Sayın Kurtulmuş'un ve diğer iktidar temsilcilerinin işaret ettiği bayram sonrasını beklemenin bir manası yoktur. Gelin bu hayırlı ayda hayırlı işleri hep beraber yapalım" dedi. Hatimoğulları ayrıca terör örgütü PKK lideri Öcalan hakkındaki 'statü' tartışmasına da değindi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM'de düzenlenen grup toplantısında konuştu. 

Hatimoğulları'nın gündeminde Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun yayımladığı ortak rapor vardı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "Yasal düzenlemelerin hemen ramazan sonrası gündeme gelmesi şart" açıklamasına yanıt veren Hatimoğulları, "Sayın Kurtulmuş'un ve diğer iktidar temsilcilerinin işaret ettiği bayram sonrasını beklemenin bir manası yoktur. Gelin bu hayırlı ayda hayırlı işleri hep beraber yapalım" dedi.

Hatimoğulları, raporda yer alan bazı ifadeler için yasal düzenlemelerin beklenmesinin gerek olmadığını ifade etti. Hatimoğulları, "AİHM ve AYM kararlarını hayata geçirmek için bir yasal düzenlemeye gerek yok. Bu bekleme son derece keyfi bir beklemedir. Demirtaş, Yüksekdağ, Kavala, Can Atalay neden hala içeride? Kayyımlar neden hala belediye başkanlarının ve belediye eş başkanlarının koltuklarında oturuyor. İmamoğlu ve diğerleri neden hala tutuklu yargılanıyor?" diye sordu.

"HİÇBİR DİL 'BİLİNMEYEN' DEĞİLDİR"

Hatimoğulları'nın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

"Geçtiğimiz hafta 21 Şubat Dünya Anadili Günü büyük bir coşku ve kararlılıkla kutlandı; her yerde çok önemli ve çok anlamlı etkinlikler gerçekleşti. Anadil günü, Türkiye'nin gerçek zenginliğini bize hatırlatır. Türkçe'nin, Kürtçe'nin, Arapça'nın, Lazca'nın, Çerkesçe'nin, Ermenice'nin, Rumca'nın, Süryanice'nin ve daha nice dilin aynı gökyüzünü paylaştığı bir ülkeyiz.

 

Anadil, doğuştan gelen temel hakların başında gelir. Anadil veya çok dillilik, bir ülkeyi ayrıştırmaz, bir ülkeyi bölmez; farklı inançlardan ve yurtlardan yaşayan insanları birleştirir. Anadil; eşit yurttaşlığın, demokrasinin, adaletin somut adıdır. Hiçbir dil “bilinmeyen” değildir. Tersine, hakikatin kendisidir. 21. yüzyılda dillere UFO muamelesi yapanların yüzleri kızarmalı, utanmalıdır.

Milyonlarca Kürdün yaşadığı bu ülkede anadilin aynı zamanda eğitim dili olması ülkeyi bölmez; toplumu bütünleştirir. Ve biz çok iyi biliyoruz ki; anadili özgürleşmeden demokrasi tamamlanamaz. Her dilin onuruyla konuştuğu bir Türkiye, eşitliğin ve ortak geleceğin güçlü bir kazanımı olacaktır. Yaşasın Dünya Anadili Günü. Yaşasın Türkiye'de yaşayan bütün diller!

"SİZ YÖNETİYORSUNUZ BU ÜLKEYİ"

Türkiye'de hayati öneme sahip bir gündemdir bu... Boş tencere, açlık, yoksulluk, ayrımcılık, eşitsizlik... Artık ekonomide reform, yeni program, yeni model sözlerine karnımız tok. Türkiye'de dört kişilik ailenin açlık sınırı 43 bin 415 lira, yoksulluk sınırı ise 105 bin lira oldu. Eskiden bir asgari ücretli, dört kişilik aileyi geçindirirken; şimdi dört asgari ücretli, dört kişilik bir evin geçinmesini sağlayamıyor bile. Bunların toplamı dahi yoksulluk sınırına takılıyor. Bu ülkeyi uzaylılar yönetmiyor. AKP, siz yönetiyorsunuz bu ülkeyi. Bu büyük açlık ve yoksulluğun müsebbibi, açlık ve yoksulluğun bu kadar derinleşmesinin müsebbibi bizatihi sizsiniz.

"MECLİS ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYMALIDIR"

Türkiye; tarihinin en kritik, en kırılgan ama gerçekçi bir çözüm çizgisinden ilerlenirse bir o kadar da umut vadeden dönemlerinden birinden geçiyor. Önümüzde duran günler, sıradan günler değil; yüzyıllık bir düğümün çözülüp çözülmeyeceğine karar vereceğimiz anlardır. Bu çerçevede, İmralı Heyetimizin 18 Şubat'ta yaptığı açıklamadaki Sayın Öcalan'ın ifadesi çok önemli bir siyasi beyandı.

Bu beyanda yer alan Sayın Öcalan'a ait bir cümlenin altını özellikle çizmek istiyorum: "Biz artık nasıl bir araya geleceğimizi ve barış içinde bir arada nasıl yaşayacağımızı tartışmak istiyoruz."

Evet, "birlikte nasıl yaşayacağız?" Bu soru Türkiye'nin temel sorusudur. Bu soru ve cevabı bulmak, yeni dönemin pusulasını bulmak demektir. Biz artık zora dayalı yaşamın sonucu olan ölümü değil, rızaya dayalı olan özgür ve demokratik yaşamı konuşmak istiyoruz. Bu soru, artık "ülkenin ödevidir." Dolayısıyla bu soruya yanıt düşünmek, öneri üretmek, katkı vermek 86 milyon yurttaşın ortak sorumluluğudur. Dönem, şiddetin devreden çıktığı; sözün ve siyasetin konuştuğu bir "demokratik bütünleşme" dönemi olmalı. Toplumsal uzlaşıyı esas alan, Meclis zemininde yasal güvenceler hayata geçmelidir. Mesele artık "aynı evin içinde kuralları nasıl koyacağız" müzakeresidir.

Tam bu noktada ortak rapora değinmek istiyorum. Bildiğiniz üzere "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nun ortak raporu kamuoyuyla paylaşıldı. Yetersizlikleri var, kullanılan dil eski ezberlere dayanıyor. Kürt sorunu terör parantezine sıkıştırılarak ancak kendinizi kandırırsınız. Biz bu süreçte muhalefet şerhimizi ortaya koyduk ve bu rapor ile değerlendirmelerimiz yer aldı fakat komisyon raporunda yer alan kimi yasal düzenlemeler ve demokratikleşme çerçevesi de elbette önemlidir. Türkiye'nin sorunlarına adaydır ama gereklilikleri yerine getirilirse tabi.

Raporda yer alan düzenlemeler için bayram sonrasını beklemeye gerek yoktur. Bizler bu rapor ortaya çıkmış iken bu rapordan hareketle Meclis elini acilen taşın altına koymalıdır. Bu kapsamda tek bir yasal değişikliğe gerek olmayan önerilerin hayata geçmesi için beklemeye gerek yok. Bakın, raporda yer alan AİHM ve AYM kararları uygulansın vurgusu için yargı erkinin beklemesini gerektiren hiçbir şey yok.

"İMAMOĞLU NEDEN TUTUKLU YARGILANIYOR"

AİHM ve AYM kararlarını hayata geçirmek için bir yasal düzenlemeye gerek yok. Bu bekleme son derece keyfi bir beklemedir. Demirtaş, Yüksekdağ, Kavala, Can Atalay neden hala içeride? Kayyımlar neden hala belediye başkanlarının ve belediye eş başkanlarının koltuklarında oturuyor. İmamoğlu ve diğerleri neden hala tutuklu yargılanıyor?

Ayrıca Sayın Kurtulmuş'un ve diğer iktidar temsilcilerinin işaret ettiği bayram sonrasını beklemenin bir manası yoktur. Gelin bu hayırlı ayda hayırlı işleri hep beraber yapalım. İnfaz kanunu, çerçeve kanun, demokratikleşme kanunlarını bu ay çıkaralım. Bayramda 86 milyona müjdeler ve mutluluklar verelim."

BAHÇELİ'NİN "İMRALI'NIN STATÜSÜ" SÖZLERİ

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Terörsüz Türkiye'ye hizmet eden İmralı'nın statü açığı nasıl kapatılacaktır?" sözlerine değinen Hatimoğulları, partisinin önerisini açıkladı.

Hatimoğulları, "Kalıcı bir barış için Sayın Öcalan'ın statüsü yasal bir düzenlemeyle tanınmalı ve hukuki güvence altına alınmalıdır. Bu süreç sözde kalmamalı, TBMM çatısı altında yasal düzenlemeler hızlıca yapılmalı" ifadelerini kullandı.

Image

AHMET TÜRK DE YER ALDI

Kayyım sisteminin yeniden gözden geçirilmesini öneren Bahçeli, partisinin bugünkü grup toplantısında "İki Ahmet’in makamlarına oturması sağlanmalıdır" demişti. Bahçeli'nin bu çıkışının ardından yerine kayyım atanan 'iki Ahmet'ten biri' olan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ahmet Türk, DEM Parti Grup Toplantısı'na katıldı.

Cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bakan Akın Gürlek'ten MHP lideri Devlet Bahçeli'ye ziyaret!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi TBMM'deki makamında ziyaret etti. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'y...

Batın Barlas Çeki'nin annesi şikayetinden vazgeçti!

Beykoz'da Fatma Zehra Kınık'ın kullandığı aracın çarpması sonucu hayatını kaybeden Batın Barlas Çeki'nin annesi, Kınık hakkındaki şikayetinden vazgeçti. Beykoz'da 9 Temmuz 2024 tarihinde ...


Numan Kurtulmuş'un siyasi parti ziyaretleri başladı

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, bugün TBMM'de siyasi partileri ziyaret edecek. Kurtulmuş'un gündeminde Milli Dayanışma ve Kardeşlik Komisyonu'nun tamamlanan raporu ve rapor sonrasında atıla...

Tanrıkulu, Akın Gürlek'e cezaevinde bulunan çocuk sayısını sordu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, "Türkiye genelinde illere ve yıllara göre son 5 yıl itibarıyla c...


Özgür Özel, Murat Emir ve Yunus Emre'ye ilişkin dokunulmazlık fezlekeleri hakkında yeni gelişme

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve CHP İstanbul Milletvekili Yunus Emre'nin dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM'ye gönderilen fezlekeler, Karma Komisyo...

27 ilde silah kaçakçılarına operasyon: 259 şüpheli yakalandı!

Jandarma Genel Komutanlığı, silah kaçakçıları ve ruhsatsız silah bulunduranlara yönelik 27 ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 259 şüphelinin yakalandığını bildirdi. Genel Komutanlıktan ...


Çok sayıda il için sağanak ve kar yağışı alarmı!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 24 Şubat Salı gününe ilişkin hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre; Marmara, Kuzey Ege, İç Anadolu'nun kuzeyi, Batı Karadeniz, Doğu Anadolu'nun doğusu i...

CHP, 2 Mart’ta 'Milletle Birlikte Milletin Emrinde' buluşmasına hazırlanıyor

CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu toplantısı, Özgür Özel başkanlığında düzenlendi. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, politika başkanlıklarının kendi alanl...


HÜRJET Antalya'da test uçuşları yapacak

TÜRK Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ) tarafından yürütülen HÜRJET Projesi kapsamında, 23 Şubat ile 16 Mart tarihleri arasında Antalya Hava Meydan Komutanlığı’ndan kalkışlı test uçuş...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Acun Ilıcalı'nın 'yasa dışı bahis reklamı' davasında yeni karar!

Acun Ilıcalı'nın da yargılandığı "yasa dışı bahis reklamı" davası, savcılık makamının esas hakkındaki mütalaasını hazırlaması için 16 Nisan’a ertelendi. TV8 ve Exxen'deki bazı futbol maçl...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Ramazan'da böbrek sağlığına dikkat

Ramazan ayında uzun süreli susuzluğun, böbrek taşı şikayetlerinde artışa neden olabileceğini belirten Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Cevper Ersöz, “Yeterli sıvı tüketilmemesi idrarın koyulaşmasına ve kristal oluşumuna zemin hazırlıyor. Asitli ve şekerli içecekler suyun yerine geçmiyor. İftar ile sahur arasında en az 2–2,5 litre su tüketilmesi gerekir. ” dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR