- Güzelbahçe'de Gülşah Durbay adını taşıyan Yaşam Merkezi açıldı
- Seferihisar’da 8 Mart’a Anlamlı Etkinlik: “8 Kadın 8 Başarı Öyküsü
- CHP Lideri Özgür Özel'den '8 Mart' Mesajı: 'Söz Veriyorum...'
- İspanya Başbakanı Sanchez'den Türk Bayraklı Paylaşım: 'Selam Olsun'
- İslam Memiş Yorumladı: Dolar Kaç Lira Olacak? Altında Düşüş Ne Zaman Duracak?
İlerleme: Enkazın İçinden Geçen Yas
İzmir Devlet Tiyatrosu, Matei Vișniec’in yazdığı; Burak Üzen’in çevirdiği ve Yunus Emre Bozdoğan’ın yönettiği “İlerleme” ile 17–21 Şubat’ta Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde, “normalleşme” denilen şeyin mümkün olup olmadığını sorguluyor.
Karşıyaka’da, Ragıp Haykır Sahnesi’nin duvarında “İlerleme” adı bir afiş cümlesi gibi durmuyor; daha çok, insanın yüzüne tutulmuş bir soru gibi: Yıkımın içinden geçerken gerçekten ilerler miyiz, yoksa yalnızca daha iyi alışır mıyız? İzmir Devlet Tiyatrosu, Matei Vișniec’in yazdığı bu sert ve çok katmanlı metni, Burak Üzen’in çevirisiyle sahneye taşırken; oyunu Yunus Emre Bozdoğan yönetiminde, 17–21 Şubat akşamları Karşıyaka’da seyirciyle buluşturuyor.
Sahnenin merkezinde Anne var: Işın Yıldız, yasın ağırlığını büyük sözlerle değil, küçücük bir ihtiyacın etrafında büyüterek taşıyor. Oğlunu kaybetmiş bir anne, toprağın altına gidenlere dair bir iz arıyor; ona ait bir şey—hiç olmazsa bir gömlek… Acı, bazen bir eşyaya tutunarak anlaşılır hâle geliyor; oyun da tam burada derinleşiyor: Kaybın yerine ne koyabiliriz? Kaybın yerini kim doldurabilir?

Bu dünyanın karşısında Baba var; B. Atila Karagöz, “dayanma”nın soğuk tarafını, evin içinde dolaşan ağır suskunluğu büyütmeden, kırık bir gündelik hayatın içine yediriyor. Oğul (Kerem Corogil) ve Kız (Berfin Türköz Kurt) ise bu enkazın içinde yalnızca “karakter” değil; bir ailenin parçalanmış ritmi, konuşulamayan cümlelerin gölgesi gibi duruyorlar. Bir evin içinde büyüyen yıkımın, dışarıdaki savaş kadar yakıcı olabileceğini hatırlatan bir karşılaşma bu.
Vișniec’in metni, insanı tek bir duyguda sabitlemiyor; aksine, aynı sahnede farklı yüzler çoğalıyor. Fatih Yurdakul, Stanko / Adam / 1. Komşu olarak bir “tek kişi”den ziyade, savaşın insanı nasıl parçalara böldüğünü gösteren bir dönüşüm hattı kuruyor. Ömer Polat, Milis (Marco) / Travesti / Gorak / 2. Komşu kimlikleri arasında dolaşırken, oyunun acı gerçeğine bir başka keskinlik ekliyor: Düzen değişir, isimler değişir, ama şiddetin dili çoğu zaman aynı kalır. Efe Akercanın Znorko / Sürekli Sırıtan Adam / Frantz / 3. Komşu çizgisi, gülümsemeyi bile tekinsiz bir maske gibi taşıyarak oyunun kara mizah damarını keskinleştiriyor. Fatma Konu ise Yrvan / Pralic geçişleriyle, bu parçalı dünyanın içinde insanın bir anda hem tanık hem fail, hem komşu hem yabancı olabildiğini duyuruyor.
Ve sahnenin kapısını açan o ilk titreşim… Giriş şarkısında Mesure Syuleyman’ın sesi, oyunun daha başında şunu fısıldıyor: Bu hikâye yalnız bir savaşın değil; bir hatırlama mücadelesinin hikâyesi. “Normalleşme” denilen şey, enkazın üzeri örtülünce mi başlıyor; yoksa acı kabul edilince mi?
“İlerleme”, bütün bu soruları seyircinin önüne koyarken, cevapları hazır etmiyor. Oğlunun yasını tutmak isteyen bir annenin arayışında, herkes kendi kaybının eşyasını hatırlıyor: Bir gömlek, bir düğme, bir koku… Ve oyunun en sert yerinde şu soru kalıyor: Yeniden inşa edilen evler var; peki yeniden inşa edilemeyen insanlar?
Cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Büyük şairlerin izinde aşk ve direniş
Bornova Belediyesi’nin düzenlediği Kent Söyleşileri’nin şubat ayı konuğu şair ve yazar Aydın Şimşek oldu. Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen “Büyük ...
Edip Akbayram, Çankaya’da sanat dolu bir günle anıldı
Karikatürcüler Derneği ve Çankaya Belediyesi, ünlü sanatçı Edip Akbayram anısına Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi’nde anma etkinliği düzenledi. Etkinlikte, dünyanın dört bir yanı...
''Herkesin eşit olduğu dünya''
Mona Fastvold’un yönettiği Ann Lee’nin Vasiyeti, Şaker mezhebinin kurucusu Ann Lee’nin inanç, eşitlik ve direnişle örülü yaşamını anlatıyor. Maggie Gyllenhaal’un Gelin! filmi ise Frankens...
‘Müziğin aydınlığı, ışığın sesi’
Sahnede dört kadın sanatçı: kemanda Ayşe Birden ve Aycan Küçüközkan, viyolada Özlem Sevil ve çelloda Funda Altun... Birden, Küçüközkan, Sevil ve Altun’dan oluşan Musicandle Quartet, klasi...
Anadolu'dan yükselen bir soluk: 'Nefes' dünya prömiyerine hazırlanıyor
Antalya Devlet Opera ve Balesi, Anadolu türkülerini çağdaş düzenlemeler, şiir ve dansla buluşturan “Nefes” adlı rejili konserin dünya prömiyerini 7 Mart’ta sahneleyecek. Yaklaşık 75 dakik...
Dünyaca ünlü şarkıcı Britney Spears gözaltına alındı!
Pop yıldızı Britney Spears, 4 Mart tarihinde alkollü araç kullandığı şüphesiyle gözaltına alındı. Ünlü şarkıcının, 4 Mayıs'ta hâkim karşısına çıkacağı aktarıldı. Ünlü pop yıldızı Britney ...
Louvre Müzesi’nde sergilenen ‘Akbabalar steli’: Arkeolojide savaş!
Mezopotamya’da Sümer şehir devletleri Lagaş ile Umma arasındaki insanlık tarihinin bilinen ilk savaşı, ünlü “Akbabalar steli” adlı anıtta ayrıntılı olarak anlatılıyor. Irak’ın güneyindeki...
İşte bu haftanın filmleri!
Türkiye'deki sinema salonlarında bu hafta gerilimden aksiyona, komediden drama 10 film vizyona girecek. Sinemalarda yer alan filmlerin yanı sıra 6 Mart Cuma günü Şeyatin-i Cin, Shell: Güz...
Antik çağın mirası küllerinden doğdu
Antalya'nın Elmalı ilçesinde 1970'li yıllarda tarım arazisi elde etmek amacıyla kurutulan ve 'antik göl' olarak bilinen Karagöl, son dönemdeki yoğun yağışlar sonrası yeniden su tuttu. Göl...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Merve Dizdar: '100 metrekare evde yaşıyorum, asansörüm bile yok'
Cannes Film Festivali’nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazanarak tarihe geçen Merve Dizdar, şöhretin uzağındaki sade yaşamını anlattı. 100 metrekarelik asansörsüz bir dairede yaşayan ünl...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
İdeal uyku süresi belli oldu
Araştırmaya göre, gecede yaklaşık 7 saat 18 dakika uyumak, özellikle bazı önemli sağlık risklerinin azaltılmasına yardımcı olabilir. Bilim insanları bu sürenin, vücudun metabolik dengesini korumada önemli bir rol oynayabileceğini belirtiyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.