Yukarı
441831

'İzmir'de barajlarda tehlikeli sınır aşılmadı'

07 Şubat 2026 10:29

METEOROLOJİ Mühendisleri Odası İzmir Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, kentte yağışlara rağmen barajlarda tehlikeli sınırın aşılmadığını ancak önümüzdeki periyotta beklenen yağışlarla geçen yılki seviyelere ulaşacağını söyledi.

İzmir'de ocak ayında başlayan, şubatın ilk günlerinde de devam eden yağışlar, uzun zamandır su sıkıntısı çeken kente nefes aldırdı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) verilerine göre, İzmir'in 1938-2024 yılları arasındaki ölçümlere göre ocak ayı yağış ortalaması metrekareye 134,8 kilogram iken, Ocak 2026 da aylık toplam yağış miktarı metrekareye 223,7 kilogram oldu. İzmir'in içme suyunun büyük bir bölümünün sağlandığı Tahtalı Barajı'nda yüzde 1'in altına düşen su miktarı, şubat ayının ilk günlerinde düşen yağışların ardından yüzde 10'un üzerine çıktı. Barajlarda tehlikeli sınırın aşılmadığını ancak önümüzdeki periyotta beklenen yağışlarla geçen yılki seviyelere ulaşacağını aktaran TMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir Temsilcisi Ayşegül Akıncı Yüksel, "Barajlar gibi su rezervuarlarında sadece yüzey akışı değil, yer altı su akışı da etkili oluyor" dedi.

'UZUN YILLAR ORTALAMASININ ÜZERİNDE YAĞIŞ OLUŞACAK'

Yağışların önümüzdeki 10-15 gün içinde, her güne farklı miktarlarda ve toplamda süreklilik göstereceğinin beklendiğini dile getiren Yüksel, "Ocak ayında başlayan yağışlı dönemin sonunda uzun yıllar ortalamasının üzerinde bir yağış toplamının oluşacağını söyleyebiliriz" dedi. Yüksel, "Ortalamanın üzerinde gerçekleşen yağışlar ekosistem ve su kaynakları açısından kısa vadede olumlu etkiler yaratmakla birlikte, yağışın zamansal dağılımı ve şiddeti belirleyici olmaktadır. Bu tür yağışlar meteorolojik kuraklığı hızla hafifletebilse de hidrolojik kuraklığın giderilmesi ancak uzun süreli ve düşük-orta şiddetli yağışlarla mümkün olabilmektedir. İzmir'de ocak sonu, şubat başı döneminde görülen yağışlar çoğunlukla kısa sürede yoğun karakterde olup, yüzey akışını artırarak sel riskini yükseltmekte, buna karşın yer altı suyu beslenmesine sınırlı katkı sağlamaktadır. Barajların ve su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde beslenebilmesi için yağışların zamana yayılmış, geniş alanlı ve infiltrasyonu destekleyici nitelikte olması gerekmektedir" diye konuştu.

'BULUT TOHUMLAMA KURAKLIKLA MÜCADELEDE GEÇİCİ BİR ÇÖZÜM'

Yağışların suyun depolanması açısından iyi olduğunu ancak yeterli olmadığını aktaran Yüksel, bu sürecin İzmir'de uygulanması planlanan bulut tohumlama yönteminin gözden geçirilmesi için fırsat olduğunu belirtti. Yüksel, yapay tohumlamanın uygun sıcaklık ve nem koşullarına sahip bulutlara uygulanabildiğine dikkat çekip, "Bu yöntem kuraklıkla mücadelede geçici bir çözümdür. Yeraltı su kaynaklarını desteklemek için tamamlayıcı bir yöntemdir" diye konuştu. Bulut tohumlama işleminden sonra yağışın nereye düşeceğinin kontrol edilemediğini vurgulayan Yüksel, "Uygun bulutluluk durumu olsa bile, tohumlama sonucunda oluşacak yağışın hedef havzaya düşeceği belirsizdir. Bununla birlikte hedeflenmeyen bölgelere fazla yağış düşebilir ve bazı olumsuzluklara sebep olabilir" dedi.

'BULUT TOHUMLAMA TÜRKİYE'NİN KURAKLIKLA MÜCADELESİNDE TEK BAŞINA BİR ÇARE DEĞİL'

Bulut tohumlama yönteminin belirli koşullar altında yağmur oluşumunu artırabileceğini ancak işe yarayacağının garantisi olmadığının altını çizen Yüksel, şöyle devam etti:

"İklim, hava koşulları ve bulutların yapısı gibi faktörler bulut tohumlamanın etkinliğini belirleyen asıl unsurlar. Yapay yağış tekniğiyle en iyi sonuçlara yağışın çok iyi olduğu yer ve mevsimlerde ulaşabilmektedir. Bir alanda yapay tohumlama ile yağış arttırılırken diğer bir alanda ise yağışta azalma olabilmektedir. Bulut tohumlama Türkiye'nin kuraklıkla mücadelesinde tek başına bir çare değil. Doğru zaman ve bölgelerde kullanıldığında barajlara takviye veya tarım alanlarına destek sağlayabilir."

Yüksel, "Yağış azlığından veya kuraklıktan kaynaklanan koşulların olumsuz etkilerini en aza indirmek için yapay yağış yöntemleri yerine diğer su kaynaklarından sulama ve enerji maksatlı barajlar için su temini yoluna gidilmesi, su tasarrufu ve kuraklığa daha dayanıklı bitki türlerine yönelmek daha ekonomik çözüm olarak gözükmektedir. Ayrıca yağmur hasadı ve yeraltı su depolama tesisleri ile yağışlı dönemde suyun depolanması diğer alternatif bir çözüm olarak görülmektedir" dedi. (DHA)



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

3. Yaş Üniversitesine büyük ilgi

Seferihisar Belediyesi 3. Yaş Üniversitesi, PAL Expocare Fuarı’nda büyük ilgi gördü. Seferihisar Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren 3. Yaş Üniversitesi öğrencileri, PAL Expocare Yaşl...

Büyükşehir’den YKS ücreti desteği

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Yükseköğretim Kurumları Sınavı’na (YKS) girecek sosyal incelemesi yapılmış ihtiyaç sahibi ailelerin 12. sınıf öğrencilerinin sınav ücretlerini karşılayacak. B...


Tahtalı yükselişe geçti, gece kesintileri sona erdi

İzmir’de son bir aydır etkili olan yağışlarla birlikte Tahtalı Barajı’nı besleyen havzada su akışı yeniden hız kazandı. Kent merkezine ocak ayından bu yana düşen yağış miktarı metrekareye...

Karabağlar ’da 6 Şubat Unutulmadı

Karabağlar Belediyesi, 6 Şubat depremlerinin yıl dönümünde düzenlediği panel ve 6 Şubat Anı Parkı’nda anma programıyla hem depremde yaşamını yitirenleri saygıyla andı hem de Mahalle Afet ...


Sağlıklı Yaş Alma Fuarı’na Konak damgası

Konak Belediyesi İleri Yaş Sağlıklı Yaşam Merkezi üyelerinin İstiklal Marşı’nı işaret diliyle okumasıyla başlayan PAL EXPOCARE Yaşlı Bakım ve Sağlıklı Yaş Alma Fuarı tüm hızıyla devam edi...

CHP Efes Selçuk İlçe Örgütü’nde Danışma Kurulu Toplantısı Yapıldı

Cumhuriyet Halk Partisi Efes Selçuk İlçe Örgütü Danışma Kurulu Toplantısı, ilçe örgütü binasında gerçekleştirildi. CHP’nin 39. Olağan Kurultayı’nda revize edilen Parti Programı’nın ele al...


Çeşme Belediyesi Yağmurla Mücadelede Tüm Ekipleriyle Sahada

Dün gece saatlerinden itibaren etkili olan yoğun yağışlara karşı Çeşme Belediyesi ekipleri, ilçe genelinde eş zamanlı ve koordineli çalışmalarına aralıksız devam ediyor. Gün boyunca gerçe...

Konak Meclisi’nde 6 Şubat depremleri anıldı

Konak Belediye Meclisi’nin şubat ayı ikinci oturumunda konuşan Başkan Mutlu, “İnsan hayatından daha önemli hiçbir şey yok. Canlarımızı korumanın ötesinde, bir devletin, bir belediyenin, b...


Başkan Tugay'dan medeniyetler şehri Hatay için dayanışma çağrısı

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, depremin ağır yaralar açtığı Hatay’ın Samandağ ilçesinde temaslarda bulundu. Tugay, Hatay’ın toparlanma sürecinin hala sancılı ilerlediğ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Ferdi Tayfur vasiyetinde ona yer vermemişti...

Usta sanatçı Ferdi Tayfur’un vefatı sonrası patlak veren miras davası sürerken, sanatçının vasiyetten dışlanan oğlu Timur Turanbayburt cephesinde sürpriz bir gelişme yaşandı. Kardeşi Tuğç...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Küresel sağlık riskleri artıyor: 2026’da izlenmesi gereken 3 tehlikeli virüs

Bir epidemiyolog, 2026 yılına girerken küresel halk sağlığı açısından risk oluşturabilecek üç virüse dikkat çekti. İklim krizi, nüfus artışı ve küresel hareketlilik, virüslerin daha hızlı yayılmasına zemin hazırlıyor. Pandemi döneminin geride kaldığı düşünülse de bulaşıcı hastalıklar konusunda temkinli olmak hâlâ büyük önem taşıyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR