Yukarı
437844

CHP'li Murat Bakan'dan Barzani sorusu

03 Aralık 2025 11:28

CHP Genel Başkan Yardımcısı Murat Bakan, KDP Başkanı Mesud Barzani'ye geçtiğimiz günlerde Cizre'de katıldığı etkinlikte üniformalı ve uzun namlulu silahlı korumaların eşlik etmesine ilişkin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanıtlaması istemiyle üç ayrı soru önergesi verdi. CHP'li Bakan, "Hiçbir resmî devlet görevi bulunmamasına rağmen 'devlet başkanı düzeyinde' bir koruma protokolü uygulanmasının sebebi nedir?" diye sordu.

CHP'li Murat Bakan, KDP Başkanı Mesud Barzani'ye geçtiğimiz günlerde Cizre'de katıldığı etkinlikte üniformalı ve uzun namlulu silahlı korumaların eşlik etmesini TBMM gündemine taşıdı. CHP’li Murat Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in yanıtlaması istemiyle üç ayrı soru önergesi verdi.

"BU UYGULAMA DEMOKRATİK DEVLETLERDE KABUL EDİLMEZ"

"Mesud Barzani’nin Irak Merkezi Hükümeti’nde ya da Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) resmi bir görevi bulunmamasına rağmen, silahlı ve üniformalı bir birlik tarafından korunarak Türkiye’ye sokulması, devlet ciddiyetini, Türkiye’nin egemenlik haklarını ve ulusal güvenlik protokollerini ihlal eden çok ciddi bir durumdur" diyen Bakan önergesinde, şu ifadeleri kullandı:

"Uluslararası teamüllere göre, bir ülkeye gelen misafirlerin güvenliği tamamen ev sahibi devlet tarafından sağlanır. Misafir sıfatı taşıyan hiçbir siyasi aktör, hele ki resmî bir devlet görevlisi olmayan bir siyasi lider, kendi uzun namlulu silahlı birlikleriyle başka bir ülkenin topraklarında hareket edemez. Bu uygulama, ev sahibi devletin egemenlik alanını fiilen başka bir yapıyla paylaşması anlamına gelir ve demokratik devletlerde kesinlikle kabul edilmez. Bu ziyaretin hangi makamların bilgisi ve izniyle gerçekleştiği, sınırdan geçişte hangi prosedürlerin uygulandığı, Türkiye’nin iç güvenlik kurumları yerine neden yabancı silahlı unsurların kullanıldığı belirsizdir. Bu tablo, devletimiz açısından protokol zafiyeti, güvenlik açığı, egemenlik ihlali niteliğindedir ve kamuoyunda ciddi rahatsızlık yaratmıştır."

"UZUN NAMLULU SİLAHLAR KAYIT ALTINA ALINMIŞ MIDIR?

Bakan, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti:

"Mesud Barzani’nin Türkiye’ye gelişinde yanında bulunan üniformalı ve uzun namlulu silahlı kişilerin Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına girişine hangi makam izin vermiştir? Bu görüntülerin sorumlusu kimdir, kimlerdir? Söz konusu görüntülerle ilgili iki müfettişin görevlendirilmiş olması, İçişleri Bakanlığı’nın olaydan ve süreçten önceden haberdar olmadığını mı göstermektedir? Bakanlık kendi sorumluluk alanındaki bir güvenlik protokolü ihlalini ancak basına yansıdıktan sonra mı fark etmiştir? Bu kişilerin silah taşımasına ilişkin İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün herhangi bir onayı var mıdır? Bu izin yazılı bir talep üzerine mi verilmiştir? Herhangi bir protokol veya istisnai güvenlik anlaşması yapılmış mıdır? Sınır kapısında bu kişilerin üzerlerindeki uzun namlulu silahlar kayıt altına alınmış mıdır? Silah girişine dair envanter tutulmuş mudur? Üniformalı yabancı silahlı unsurların ulkemizde rahatça dolaşmasına ilişkin güvenlik tedbirleri kim tarafından koordine edilmiştir? Valilik, İl Emniyet Müdürlüğü veya Jandarma bu süreçte bilgilendirilmiş midir? Bu birimler kendi sorumluluklarını devre dışı mı bırakmıştır?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin misafirlerin güvenliğini sağlama sorumluluğu varken ve bunu gereğince yapabilecek kapasiteye sahipken, neden yabancı bir siyasi yapıya bağlı silahlı güçlere ihtiyaç duyulmuştur? Türk polisi ve Türk askeri bu görevi yerine getirmeye yeterli görülmemiş midir? Mesud Barzani’nin bugün hiçbir resmî devlet görevi bulunmamasına rağmen, kendisine 'devlet başkanı düzeyinde' bir koruma protokolü uygulanmasının gerekçesi nedir? Bu uygulamanın uluslararası diplomatik teamüllerle uyumu nasıl açıklanmaktadır? Bu ziyaret için Dışişleri Bakanlığı’nın bilgisi ve onayı alınmış mıdır? Bakanlık bu kişilerle ilgili herhangi bir diplomatik muafiyet veya özel statü tanımış mıdır? Söz konusu silahlı unsurların Türkiye’de kaldıkları süre boyunca takip, gözetim veya güvenlik kontrolü yapılmış mıdır? Bu kişiler Türkiye’de hangi güzergâhlarda, hangi amaçla dolaşmıştır? Bakanlığınız bu süreçte diğer devlet kurumlarıyla özellikle de Milli Savunma Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı ile koordinasyon sağlamış mıdır? Millî Savunma Bakanlığı`yla bu ziyaretle ilgili herhangi bir güvenlik değerlendirmesi yapılmış mıdır? Yabancı üniformalı silahlı unsurların Türkiye’ye girişi değerlendirilmiş midir? Bu uygulama, gelecekte benzer yabancı silahlı unsurların Türkiye’ye girişine emsal teşkil etmeyecek midir? Bakanlık bu konuda nasıl bir düzenleme veya sınırlama öngörmektedir? Türkiye’nin egemenlik ilkelerini ve devlet ciddiyetini zedeleyen bu uygulamanın tekrar etmemesi için bakanlığınız neler yapacaktır?"

"BU SİLAHLI UNSURLARIN TÜRKİYE'YE GİRİŞİNE İLİŞKİN MUTABAKAT SAĞLANMIŞ MIDIR?"

CHP’li Bakan'ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın yanıtlamasın istediği sorular ise şöyle:

"Mesud Barzani’nin Türkiye’ye gelişinde yanında bulunan üniformalı ve uzun namlulu silahlı kişilerin Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına girişine hangi makam izin vermiştir? Bu görüntülerin sorumlusu kimdir, kimlerdir? Mesud Barzani’nin Türkiye’ye gelişi sırasında yanında bulunan üniformalı ve uzun namlulu silahlı kişilerin ülkeye girişine ilişkin olarak Dışişleri Bakanlığı’na herhangi bir bilgi verilmiş midir? Bu kişilere dair diplomatik geçiş izni, özel statü veya muafiyet sağlanmış mıdır? Dışişleri Bakanlığı bu ziyaret kapsamında Irak merkezi hükümeti veya Irak Kürt Bölgesel Yönetimi ile herhangi bir diplomatik yazışma yapmış mıdır? Bu silahlı unsurların Türkiye’ye girişine ilişkin ilgili taraflarla bir mutabakat sağlanmış mıdır? Resmî bir görevi bulunmayan Mesud Barzani’nin, 'devlet başkanı düzeyinde' bir protokolle karşılandığı doğru mudur? Doğru ise bu protokol düzenlemesinin gerekçesi nedir? Bu uygulama, uluslararası diplomatik teamüller ile uyumlu mudur? Yabancı silahlı unsurların Türkiye topraklarında bulunması, uluslararası hukuk bakımından nasıl değerlendirilmektedir?

Bu kişilerin statüsü 'diplomatik koruma personeli' olarak mı kabul edilmiştir? Böyle bir kabul varsa hukuki dayanağı nedir? Bu ziyaret sırasında yabancı silahlı unsurlara diplomatik dokunulmazlık, geçiş kolaylığı veya görev muafiyeti sağlanmış mıdır? Sağlandıysa, hangi makam ve hangi gerekçeyle bu uygulamaya onay vermiştir? Söz konusu kişilerin Türkiye’ye uzun namlulu silahlarla giriş yapması konusunda Dışişleri Bakanlığı’na bilgi verilmiş midir? Bu ziyaretin diplomatik boyutu Dışişleri Bakanlığı Protokol Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilmiş midir? Değerlendirildiyse, söz konusu izin ve uygulamalar hangi gerekçelerle protokol kurallarıyla uyumlu bulunmuştur? Değerlendirilmemişse gerekçesi nedir? Yabancı silahlı unsurların Türkiye’de kaldıkları süre boyunca güzergahları ve faaliyet alanları Dışişleri Bakanlığı’nın bilgisi dahilinde midir? Bakanlığınız bu süreçte diğer devlet kurumlarıyla özellikle de Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon sağlamış mıdır? Söz konusu olayın, Türkiye’nin egemenlik ilkeleri ve diplomatik uygulamaları açısından doğurduğu tepki ve kaygılar dikkate alındığında, Bakanlığınız benzer durumların tekrar etmemesi için bir düzenleme veya yeni bir protokol çalışması yapmayı düşünmekte midir? Bu ziyaret kapsamında yaşananların diplomatik açıdan Türkiye’nin itibarına zarar verdiği yönündeki değerlendirmeler hakkında Bakanlığınızın görüşü nedir? Olayla ilgili sorumlular hakkında Bakanlığınızca idari bir inceleme başlatılacak mıdır?"

"VALİLİK, İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ VE JANDARMA BİLGİLENDİRİLMİŞ MİDİR?

CHP’li Murat Bakan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’e ise şu soruları sordu:

"Mesud Barzani’nin Türkiye’ye gelişinde yanında bulunan üniformalı ve uzun namlulu silahlı kişilerin Türkiye Cumhuriyeti sınırlarına girişine hangi makam izin vermiştir? Bu görüntülerin sorumlusu kimdir, kimlerdir? Bu izin yazılı bir talep üzerine mi verilmiştir? Bu konuda herhangi bir protokol veya istisnai güvenlik anlaşması yapılmış mıdır? Sınır kapısında bu kişilerin üzerlerindeki uzun namlulu silahlar kayıt altına alınmış mıdır? Silah girişine dair envanter tutulmuş mudur? Bu kişilerin silah taşımasına ilişkin İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün herhangi bir bilgisi ve/veya onayı var mıdır? Üniformalı yabancı silahlı unsurların bir ülkemizde rahatça dolaşmasına ilişkin güvenlik tedbirleri kim tarafından koordine edilmiştir? Valilik, İl Emniyet Müdürlüğü veya Jandarma bu süreçte bilgilendirilmiş midir? Bu birimler kendi sorumluluklarını devre dışı mı bırakmıştır? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin misafirlerin güvenliğini sağlama sorumluluğu varken ve bunu gereğince yapabilecek kapasiteye sahipken, neden yabancı bir siyasi yapıya bağlı silahlı güçlere ihtiyaç duyulmuştur?

Türk polisi ve Türk askeri bu görevi yerine getirmeye yeterli görülmemiş midir? Mesud Barzani’nin bugün hiçbir resmî devlet görevi bulunmamasına rağmen, kendisine 'devlet başkanı düzeyinde' bir koruma protokolü uygulanmasının gerekçesi nedir? Bu uygulamanın uluslararası diplomatik teamüllerle uyumu nasıl açıklanmaktadır? Bu ziyaret için Dışişleri Bakanlığı’nın bilgi ve onayı alınmış mıdır? Bakanlık bu kişilerle ilgili herhangi bir diplomatik muafiyet veya özel statü tanımış mıdır? Söz konusu silahlı unsurların Türkiye’de kaldıkları süre boyunca takip, gözetim veya güvenlik kontrolü yapılmış mıdır? Bu kişiler Türkiye’de hangi güzergâhlarda, hangi amaçla dolaşmıştır? Millî Savunma Bakanlığı bu ziyaretle ilgili herhangi bir güvenlik değerlendirmesi yapmış mıdır? Yabancı üniformalı silahlı unsurların Türkiye’ye girişi 'askeri protokol' bakımından değerlendirilmiş midir? Bu uygulama, gelecekte benzer yabancı silahlı unsurların Türkiye’ye girişine emsal teşkil etmeyecek midir? Bakanlık bu konuda nasıl bir düzenleme veya sınırlama öngörmektedir? Kamuoyunda büyük tepki çeken bu olayla ilgili sorumlular hakkında herhangi bir idari inceleme başlatılacak mıdır? Eğer başlatılmayacaksa gerekçesi nedir? Türkiye’nin egemenlik ilkelerini ve devlet ciddiyetini zedeleyen bu uygulamanın tekrar etmemesi için bakanlığınız yeni bir protokol çalışması yapacak mıdır?"



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

TARGET 10. Yılında Üye ve Dostlarıyla Bir Araya Geldi

Tarım ve gıda sisteminin kapsadığı faaliyetlerde ortaya çıkan etik konular ve sorunlar hakkında tüm toplum kesimlerinde etik farkındalık ve duyarlılık gelişmesine katkıda bulunmak amacıyl...

Sevda Erdan Kılıç eski hükümlülerin istihdamı için kanun teklifi verdi

CHP İzmir Milletvekili Av. Sevda Erdan Kılıç, 2008 yılında yapılan düzenleme sonrasında cezasını tamamlamış bireylerin iş gücü piyasasının dışına itildiğini belirterek, bu durumun hem sos...


Devir Teslim Gerçekleşti Soylu Yeni Görevine Başladı

Türk Telekom İzmir Bölge Müdürlüğü görevine atanan Menderes Belediye Eski Başkanı Bülent Soylu, gerçekleşen devir teslim töreninin ardından yeni görevine başladı.

Sağlıklı yaş almanın merkezi Menemen olacak

Her yaştan hemşehrisi için çalışmalarını en yaşanabilir kent olma hedefiyle sürdüren Menemen Belediyesi, ilçenin çınarları için yeni bir adım daha attı. Huzur Eli Projesi (HEP Yanında) il...


Çeşme Belediyesinden okullara sosyal alan desteği

Çeşme Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü, ilçedeki 28 okula toplam 90 piknik masası ve 180 bank kazandırarak öğrencilerin sosyal alanlarını güçlendirdi. Yapılan çalışma ile çocukların ...

Tiyatronun binlerce yıllık yolculuğu Bornova’da anlatıldı

BBŞT Akademi Söyleşileri kapsamında Doç. Dr. Süreyya Karacabey, Dünya Tiyatro Günü’nde “Tiyatronun Uzun Serüveni” başlıklı bir söyleşi gerçekleştirdi. Antik Yunan’dan günümüze tiyatronun ...


Uluslararası şampiyonada madalya yağmuru

24-31 Mart tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Türkiye Uluslararası Taekwondo Poomsae Teknik Şampiyonası’nda Seferihisar Belediyesi sporcuları büyük bir başarıya imza atarak şampiyon...

Taylan Özgür Üstün hayatını kaybetti

Taylan Özgür Üstün aynı zamanda Eski İzmir Kent Konseyi Yönetim Kurulu üyesiydi. Yaptığı birçok proje ile tanınıyordu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan İzmir’e geliyor

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 21 Mayıs'ta İzmir’e gelmesi bekleniyor. Erdoğan’ın, ilk olarak Seferihisar’da düzenlenecek Efes Tatbikatı’nı bakanlarla bir...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Murat Övüç hakkında tahliye kararı

Sosyal medyada yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 'Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme' suçundan tutuklanan Murat Övüç ikinci kez hakim karşısına çıktı. M...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Türkiye'de 5G yarın başlıyor! Telefonda 5G nasıl açılır?

Türkiye'de 5G teknolojisi 1 Nisan itibarıyla kullanıma açılıyor. Fakat yeni nesil internet hızından yararlanmak için yalnızca "uyumlu telefon" yeterli değil. Kullanıcıların hem operatör hem de cihaz ayarlarını aktif hale getirmesi gerekiyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR