'Sinema sektörü kurumsallaşamadı'
“Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması” filminin yönetmeni ve senaristi Murat Şeker, Türk sinemasının sektörel sorunlarını değerlendirdi.
“Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması” filminin yönetmeni ve senaristi Murat Şeker, Türk sinemasının içinde bulunduğu tabloya ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Şeker ile yeni filmi ve sinemayı konuştuk.
- Çakallarla Dans serisine devam ediyorsunuz? “Çakallarla Dans 8: Şututgart Çıkarması”nda seriden farklı neler izleyeceğiz?
Evet, Çakallarla Dans serisine devam ediyoruz. 16. yılda, sekizinci film. Türk sinema tarihine geçtik. Açıkçası bu, gururumuzu okşuyor ve emeklerimizin bir şekilde karşılığını alabiliyor olma hissi çok güzel. Türkiye’deki sınıf çatışmasının ve sınıf mücadelesinin bir aynası aslında. Özellikle alt sınıflardaki gençlerin dikey hareketlenme arzularını, sınıf atlama telaşlarını ve bunun uğruna neleri göze alabileceklerini anlattık yıllardır. Son 16 yılda Türkiye’deki gelişmelere bakınca da ne kadar doğru bir motivasyonla ilişkilendiğimizi görüyorum. Şimdi etrafımızı saran, küçük yaştaki çocuklardan müteşekkil suç çetelerinin daha da sertleştiğini görüyorum. Zaten 16 yıldır bu seriye devam edebilmemizin sebebi de sokağa tuttuğumuz bu aynanın gerçekliği. Yeni filmde operasyonumuzu biraz genişlettik. Avrupa’ya, Almanya’ya açtık. Sadece yurtiçindeki değil, Avrupa’yla bağlantılı çakalları da filmimize dahil ettik. Nur Sürer’in başını çektiği “Yenge” karakterinin Avrupa’ya yapılan insan kaçakçılığına bizim kahramanlarımızın dahil olmasıyla Şututgart Çıkarması, yani Çakallarla Dans 8 başlamış oluyor.
- Ülkemizde sinema sektörüyle ilgili neler söylemek istersiniz?
Ülkemizde sinema sektörü açıkçası kurumsallaşamadı. Zirveye çıktığı dönem dediğimiz 2015 ve 2018 yılları iyi yönetilemedi. En seyirciyle barışık olduğumuz ortamda bazı sinema zincirlerinin uyguladığı bilet ve mÖnü kampanyaları, promosyonları nedeniyle yapımcılarla yaşadığı ve kamuoyunda “popcorn krizi” denen süreçte de ilk darbeyi almıştık. Çünkü haksız bir dağılım söz konusu oluyordu ve Türk sineması biliyorsunuz yapımcıların ve yönetmenlerin aldığı riskler üzerinden yürüyor. Yani devletten Avrupa’daki muadillerimize göre büyük destekler almıyoruz. Özellikle gişe sineması, bizim gibi gişe sineması yapan kişiler, kendi öz varlıklarını masaya koyarak bu işi yapabiliyor. Evini, arabasını ipotek ederek... 2018’den beri çalkantılı bir sürece girmişti Türk sineması. Pandemiden bu çalkantıdan sallanarak çıktı. Çok sayıda sinema salonu kapandı. Giderek salon sayısı azalıyor, film sayısı azalıyor.
Ve şunu söylemek zorundayım: Amerikalılar, işte bu platformlar aracılığıyla Türkiye’deki üretimi deregüle ederek, üretim kapasitesini düşürerek ve üretim yapmayı zorlaştırarak bir şekilde amaçlarına ulaştı. Geçen seneden başlayarak Türk sinemasının Amerikan sinemasına karşı kendi ülkesinde seyirci bazında üstünlüğünü Amerikalılar geri aldı. Yani yaklaşık 25-30 yıllık bir hikâye sona erdi. Bakalım 2026’da ne olacak? Ama şu anki göstergelerde de yine Amerikan sineması önde gidecekmiş gibi gözüküyor. Türkiye, Avrupa’da Fransa’yla beraber Amerikan sinemasına kendi ülkesinde seyirci konusunda gol atabilen iki ülkeden birisiydi. Biz geçen sene itibarıyla bu özelliğimizi kaybettik. Geri almak için mücadelemize devam edeceğiz. Herkesi Türk sinemasına sahip çıkmaya davet ediyoruz.
cumhuriyet
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Merkezefendi Kent Tiyatrosu’ndan yeni çocuk oyunu
Merkezefendi Belediyesi Kent Tiyatrosu, Önder Tahmaz’ın uyarladığı “80 Günde Dünya Gezisi” adlı çocuk oyununu ilk kez sahneledi. Merkezefendi Kent Tiyatrosu tarafından sahneye taşınan “80...
Efeler Belediyesi, Atatürk Kültür Evi’ni hizmete açıyor
Atatürk Kültür Evi, 22 Ekim Perşembe günü (yarın) saat 16.00’da düzenlenecek törenle hizmete açılacak. Atatürk Kültür Evi, aynı zamanda Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Aydın Şubesi’ne de ...
‘Herkese aynı uzaklıkta adalet’
Oyuncu Şevket Çoruh, tiyatrodan sinemaya uzanan çalışmalarını ve Türkiye’nin gündemini değerlendirdi. Gündemden hiç düşmeyen isimlerden Şevket Çoruh... Yaptığı işlerle dikkat çeken oyuncu...
Türk kemancı Ada Yalın Yücel’den uluslararası başarı
Genç kemancı Ada Yalın Yücel, Ukrayna Ulusal Senfoni Orkestrası ile solist olarak sahne alacak ilk Türk kemancı olmaya hazırlanıyor. Uluslararası müzik sahnesinde dikkat çeken genç kemanc...
Usta oyuncu Richard Riehle yaşamını yitirdi
'Star Trek' serisi ve 'Office Space' gibi yapımlardaki unutulmaz rolleriyle tanınan Amerikalı karakter oyuncusu Richard Riehle, 78 yaşında yaşamını yitirdi. Yaklaşık 50 yıllık kariyerinde...
Tekfen Filarmoni, yeni sezonu Sofya ve İstanbul konserleriyle açıyor
Daimî şef Aziz Shokhakimov yönetimindeki Tekfen Filarmoni, 2026-2027 sezonuna Sofya ve İstanbul’da art arda vereceği iki özel konserle başlıyor. Türkiye’nin önde gelen özel sanat kurumlar...
Ölüdeniz Uluslararası Hava Oyunları Festivali başlıyor
Uluslararası Ölüdeniz Hava Oyunları Festivali, 21-25 Ekim tarihleri arasında, 26. kez düzenlenecek. Belcekız sahilindeki açılış töreniyle başlayacak ve 5 gün sürecek festival boyunca yama...
Maltepe’de İoanna Kuçuradi söyleşisi
Maltepe Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültes iİnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin düzenlediği “İoanna Kuçuradi: Başkaldırı ve Felsefe” başlıklı söyleşi ve “Başkaldı...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
Halit Ergenç ve Meryem Uzerli 15 yıl sonra kırmızı halıda
Fenomen dizi "Muhteşem Yüzyıl"ın ardından yıllar sonra aynı projede buluşan Halit Ergenç ve Meryem Uzerli, "İmroz’da Bahar" filminin dünya prömiyeri için Mısır’daki El Gouna Film Festival...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Uzmanından ruh sağlığını destekleyen 10 besin önerisi
Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Doç. Dr. Binnur Okan Bakır, sonbahar döneminde değişen ruh halini dengede tutmak için beslenmenin bir bütün olarak ele alınması gerektiğine dikkat çekti. Uzmanlar, omega-3'ten lifli gıdalara kadar pek çok besinin önemine vurgu yaparken düzenli uyku ve hareketin de altını çiziyor.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.