Gıda Fiyatlarını Uçuran Tezgah Deşifre Oldu: Ölüler Adına Makbuz Kesip Maliyeti Şişirmişler
Hazine ve Maliye Bakanlığı, gıda fiyatlarındaki fahiş artışların izini sürdüğü 'Tarladan markete fiyat yolculuğu' soruşturmasında şok edici bir rapora imza attı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı dosyasına giren raporda; ulusal marketlere ürün tedarik eden firmaların maliyetleri yüksek gösterip vergi kaçırmak için hayatını kaybeden kişilerin ve hayali çiftçilerin adına sahte makbuzlar düzenlediği ortaya çıktı.
Mutfaktaki yangının ve yaş meyve-sebze sektöründeki fahiş fiyat artışlarının nedenlerini araştıran Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı, gıda tedarik zincirindeki dev firmaları mercek altına aldı. Başkanlık tarafından hazırlanan denetim raporu dosyaya girdi.
GIDA FİYATLARINI YÜKSELTEN TEZGAH
Toplam mal alımlarının en az yüzde 70'ini çiftçilerden doğrudan alan veya 300 milyon liranın üzerinde alım yapan 207 riskli firma üzerinde yapılan incelemelerde gıda fiyatlarının tarladan markete gelene kadar nasıl hayali olarak şişirildiği gözler önüne serildi. İnceleme altındaki firmaların büyük bölümünün ulusal ve yerel zincir marketlere düzenli gıda sağlayan dev tedarikçiler olduğu belirlendi.
Bu nedenle incelemenin yalnızca müstahsil makbuzlarının doğruluğuyla sınırlı tutulmadığı, tedarik zincirindeki ürün, belge, maliyet ve fiyat hareketlerinin birlikte değerlendirilmesinin gerekli görüldüğü ifade edildi.
ÖLÜLER ADINA MAKBUZ KESİP MALİYETİ ŞİŞİRDİLER
Raporda, müstahsil makbuzunun defter tutma yükümlülüğü bulunmayan çiftçilerden yapılan mal alımlarının belgelendirilmesinde kullanıldığı ancak belgenin düzenlenmiş olmasının, üzerinde belirtilen ürünün ilgili kişi tarafından üretildiğini ve alıcı firmaya teslim edildiğini tek başına kanıtlamadığı belirtildi.
Yapılan ön değerlendirmelerde, vefat eden kişiler adına müstahsil makbuzu düzenlenmiş olabileceğine işaret eden kayıtlara rastlandığı aktarıldı. İncelemelerde ayrıca bazı müstahsil makbuzlarının gerçek bir ürün teslimine dayanmadığı, adına belge düzenlenen bazı kişilerin fiilen çiftçilik yapmadığı, bazılarının ise ilgili firmayı tanımadığını ve herhangi bir ürün teslim etmediğini beyan ettiği bilgisi verildi.
'ÜRÜN MİKTARLARI İÇİN ARAZİ BÜYÜKLÜĞÜ YETERSİZ'
Raporda, bazı makbuzlarda gösterilen ürün miktarlarının da çiftçilerin arazi büyüklüğü ve makul üretim kapasitesiyle açıklanamadığı, miktarların bölgesel ve teknik verim değerlerinin önemli ölçüde üzerinde olduğuna işaret edildi. Belgelerde yer alan ürün türü, miktarı veya birim fiyat bilgilerinin bazı üreticilerin beyanlarıyla örtüşmediği, bazı işlemlerde ise makbuzlardaki birim fiyatların üreticilerin bildirdiği gerçek satış fiyatlarının belirgin şekilde altında kaldığı tespiti yapıldı.
Raporda, "Söz konusu bulguların, incelenen müstahsil makbuzlarındaki uyumsuzlukların her durumda belge düzenine ilişkin basit veya münferit hatalardan ibaret olmayabileceğini, bazı işlemlerde ticari ve vergisel sonuçlar doğuran sistematik bir yöntemin parçası olabileceğini göstermektedir" ifadeleri kullanıldı.
Gerçek bir ürün teslimine dayanmayan veya miktar ve bedel açısından gerçeği yansıtmayan müstahsil makbuzlarının, işletme kayıtlarında fiktif mal ve stok oluşturularak maliyetlerin artırılmasına, böylece brüt karlılık, kurum kazancı ve vergi matrahının düşürülmesine imkan sağlayabileceği değerlendirmesi yapıldı. Raporda, bu belgelerin ayrıca kaynağı belirsiz veya kayıt dışı temin edilen ürünlerin işletme stoklarına dahil edilerek sonraki satışların kayıtlı mal hareketi gibi gösterilmesine dayanak oluşturabileceği kaydedildi.
'ZARAR EDİYORUZ' DİYEN 41 FİRMADA SİSTEMATİK VURGUN ŞÜPHESİ
Müstahsil makbuzunda gösterilen maliyetin sonraki satış fiyatına yakın belirlenmesi halinde belgenin satış fiyatına görünürde maliyet dayanağı oluşturabileceği belirtilen raporda, miktar, fiyat veya üretim kapasitesindeki uyumsuzlukların ise tek başına belgenin gerçek dışı olduğunu göstermeyeceğine dikkat çekildi.
Raporda, araştırılan toplam 41 firmanın mali verilerinde brüt karlılık oranlarının genel olarak düşük olduğu, en yüksek hacimde alınıp satılan bazı ürünlerin birim alış ve satış fiyatları arasında oldukça sınırlı fark bulunduğu ve firmaların önemli bir bölümünün kurumlar vergisi beyannamelerinde zarar beyan ettiği belirtildi.
Alış ve satış fiyatları arasındaki farkın düşük olmasının, ilk bakışta firmaların yüksek ticari kazanç elde etmediğini gösterebildiğini ancak bu durumun alımların ve maliyetlerin gerçekliğini tek başına kanıtlamadığı aktarılan raporda şu tespitlere yer verildi:
"Alış miktarının veya maliyetin gerçek dışı ya da içeriği itibarıyla yanıltıcı belgelerle yükseltilmesi halinde muhasebe kayıtlarındaki brüt karlılık doğal olarak düşük görünebilecektir. Diğer taraftan düşük brüt karlılık, piyasa koşulları, fire, nakliye, ambalajlama, tasnif, depolama maliyetleri, marketlerce uygulanan kesintiler veya kayıt dışı satışlardan da kaynaklanabileceğinden, bu ihtimallerin birbirinden ayrılabilmesi için ürün bazında ağırlıklı ortalama alış ve satış fiyatlarının, miktar ve stok hareketlerinin, fire oranlarının, ödeme kayıtlarının ve karşı taraf bilgilerinin birlikte analiz edilmesi gerekmektedir."
Raporda, 41 firmaya ilişkin bazı müstahsil makbuzlarının üretim kapasitesi, müstahsil beyanları, teslim ve ödeme kayıtlarıyla uyumlu olmadığına yönelik önemli risk göstergelerinin tespit edildiği belirtildi.
Soruşturma dosyasına giren raporda, şöyle devam edildi:
"Bu bulguların, gerçek dışı veya içeriği itibarıyla yanıltıcı belgelerle fiktif stok ve maliyet oluşturulmuş, kayıt dışı ürün hareketlerine belge dayanağı sağlanmış ve sonraki satış fiyatlarına görünürde maliyet temeli oluşturulmuş olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte mevcut tespitlerin sektörün tamamına veya ulusal ve yerel zincir marketlere doğrudan teşmil edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle ilk aşamada 41 firma üzerinde uygulanan doğrulama yönteminin, risk derecesine göre araştırma kapsamındaki diğer firmalara da yaygınlaştırılması ve müstahsil makbuzuyla başlayan ürün, belge, ödeme, maliyet ve satış zincirinin perakende aşamasına kadar izlenmesi gerektiği değerlendirilmektedir."
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, hakkında gözaltı kararı verilen 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisinden 33'ü yakalanmıştı.
GERÇEK GÜNDEM
Yorum Ekle
Diğer Haberler
Türk rujları dünyaya açıldı: 5 yılda 22,6 milyon dolarlık fazla
Türkiye'nin kozmetik sektöründe ruj ihracatı öne çıkarken, göz makyajı ürünlerinde ithalat ağırlığını korudu. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2021-2025 döneminde ruj tic...
Altın piyasasında kritik analiz: Invesco tüm riskleri sıraladı
Invesco’nun altın analizine göre, Fed’in faiz artırımı ve tahvil getirilerindeki sert yükselişe rağmen altın fiyatları üçüncü çeyrekte yükseldi. Şirket, merkez bankalarının alımlarını sür...
Türkiye'nin 73 yıllık tekstil devi üretimi durdurdu
Türkiye’nin köklü tekstil üreticilerinden Orta Anadolu, Kayseri’deki üretim faaliyetlerini kalıcı olarak sonlandırdı. On yıllardır denim kumaş üreten tesisin kapanmasıyla çalışanların iş ...
Fon soruşturmasında 'sızıntı' şüphesi
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü fon soruşturmasında, Tera ve Pusula fonlarından 1-16 Eylül tarihleri arasında toplam 401 milyar 266 milyon TL’yi aşan para çıkışı yapıldığı ...
Cevdet Yılmaz'dan fon skandalı açıklaması
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, fon skandalında mağduriyetlerin giderilmesi için kamu kaynaklarının kullanılmayacağını söyledi. Yılmaz, bazı şirketlerde tasfiye sürecinin tamamlan...
Altında yeni hafta sürprizi!
Altın fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın duyurduğu enerji ateşkesi, petrol fiyatlarındaki gerileme ve doların zayıflamasıyla yeni haftaya yükselişle başladı. Ons altın 4 bin 197 dolar...
ABD'de tüketici güveni geriledi: Beklentilerin altında kaldı...
ABD'de tüketici güven endeksi, ekimde 46,3'e gerileyerek piyasa beklentilerinin altında kaldı. ABD'de Michigan Üniversitesi tarafından ölçülen tüketici güven endeksi, ekimde 46,3'e gerile...
Akaryakıtta gece yarısı sürprizi: Motorine dev zam, benzine indirim
Akaryakıt fiyatlarında gece yarısı tabelalar bir kez daha değişti. Eşel mobil sisteminin sona ermesiyle motorine 6,39 TL'lik dev zam gelirken, benzinde 96 kuruş indirime gidildi. İşte İst...
Fon yatırımcıları için plan açıklandı
Tasfiye kararı verilen yatırım fonlarına ilişkin kanun teklifinin ödeme ve dağıtım esasları netleşiyor. Düzenlemeyle küçük yatırımcıların öncelikli korunması, ara ödemelerin hızlandırılma...
SOSYAL MEDYA
MAGAZİN
'Sevdiğim Sensin'in yıldızı Deniz Işın taciz edildiğini açıkladı!
Sevdiğim Sensin dizisinin başrol oyuncusu Deniz Işın, evine yürürken 5-6 kişilik bir erkek grubunun sözlü tacizine uğradığını sosyal medya hesabından duyurdu. Yaşadığı öfkeyi dile getiren...
TEKNOLOJİ
EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ
Tükenmişlik sendromu: İş stresini eve taşımayın!
Yoğun iş temposu, süreğen stres ve dijitalleşmenin yarattığı sürekli ulaşılabilir olma baskısının tükenmişlik sendromunu tetiklediğini belirten Psikiyatri Uzmanı Dr. Talat Sarıkavak; hobi edinmek, sınır koymak, psikoterapi desteği almak ve akşam saatlerinde ekran kullanımını sınırlandırmanın zihinsel ve fiziksel sağlığı korumada kritik rol oynadığını vurguladı.





Yorumlar
Bu haberde yorum bulunmamaktadir.