Yukarı
447640

Kafkasya’da sessiz savaş… ABD veri merkezleri İran sınırına taşınıyor

18 Mayıs 2026 09:54

ABD’li teknoloji devlerinin Güney Kafkasya’ya yönelmesi, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki rekabeti yeni bir boyuta taşıdı. İran–İsrail/ABD savaşının gölgesinde veri merkezleri artık yalnızca ekonomik yatırım değil; enerji güvenliği, hava savunması ve jeopolitik istikrar hesaplarının merkezinde yer alıyor. Peki Kafkasya, yapay zekâ çağının yeni dijital cephesi mi oluyor?

İran–İsrail/ABD savaşı ikinci ayına yaklaşırken, çatışmanın yalnızca askeri cephede değil; enerji, teknoloji ve dijital altyapı alanlarında da yeni bir jeopolitik rekabet yarattığı görülüyor. Yapay zeka çağının “stratejik petrolü” olarak görülen veri merkezleri artık sadece ekonomik yatırım değil, aynı zamanda enerji güvenliği, askeri koruma ve siyasi istikrar hesaplarının merkezinde yer alıyor. Özellikle Amerikan teknoloji devlerinin Güney Kafkasya’ya yönelmesi, Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki rekabeti yeni bir boyuta taşıdı.

Bir yanda ABD destekli dev teknoloji yatırımları ve Avrupa entegrasyonu hedefiyle öne çıkan Ermenistan; diğer yanda enerji kapasitesi, hava savunması ve istikrarlı altyapısıyla dikkat çeken Azerbaycan bulunuyor. Ancak uzmanlara göre savaşın gölgesinde veri merkezleri artık “tarafsız dijital tesisler” değil, doğrudan stratejik hedeflere dönüşmüş durumda. 

İşte, Press TV’de yer alan, 'Kafkasya’daki ABD Veri Merkezleri: Fırsatlar ve Riskler' başlıklı analizden öne çıkanlar:

ERMENİSTAN'DA DEV TESİS

Güney Kafkasya’daki en büyük veri merkezi bu bahar faaliyete geçti. Amerikan teknoloji devleri Firebird, Dell Technologies ve Nvidia tarafından desteklenen 500 milyon dolarlık tesis, Nvidia’nın en yeni Blackwell çipleri ve Dell sunucularıyla donatıldı. İlk olarak Kasım 2025’te duyurulan proje, kısa süre önce ilk aşamasını tamamlayarak sunucu salonlarını devreye aldı ve temel bilişim altyapısını bağladı. Tamamlandığında tesisin yaklaşık 50 bin işlemciye ve 100 megavat kapasiteye sahip olması planlanıyor.

Geliştiriciler, ülkenin Avrupa’ya yönelimini hızlandırması ve enerji sektöründe devam eden reformlardan yararlanmak amacıyla tesis için Ermenistan’ı seçti. Tesis, bu ölçekteki ilk dijital altyapı projesi olarak bölgesel bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Ancak dikkat çekici manşet rakamlarının arkasında, yatırımcıları ciddi uygulanabilirlik soruları bekliyor.

KAFKASYA’NIN CAZİBESİ

Yurt dışındaki veri merkezi yatırımlarına yönelik itici güç büyük ölçüde ABD’nin iç dinamiklerinden kaynaklanıyor. Mayıs ayı itibarıyla 14 eyalet, yeni veri merkezi inşaatlarına moratoryum uygulamayı değerlendiriyor. Texas’taki Hill County, izinleri bir yıl süreyle dondururken, Utah’ta planlanan 9 gigavatlık dev proje su ve elektrik tüketimi nedeniyle yoğun protestolarla karşı karşıya bulunuyor. İçeride artan toplumsal tepki ve enerji darboğazlarıyla karşılaşan büyük operatörler, agresif biçimde yurt dışında alternatif arayışına yöneliyor.

Zaman zaman açık çatışmalara dönüşen uzun süreli anlaşmazlık geçmişine rağmen Güney Kafkasya, uygulanabilir bir alternatif olarak öne çıkmaya başladı. Bölge ülkeleri, geçen ağustos ayında duyurulan Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası (TRIPP) dahil olmak üzere, uluslararası dijital ve ulaşım koridorlarını aktif biçimde geliştirmeye çalışıyor. Yatırımcılar artık bölgeyi yalnızca geçmiş savaşların merceğinden değil, küresel veri, enerji ve ticaret akışlarına entegrasyon potansiyeli üzerinden değerlendiriyor.

ENERJİ: TEMEL KIRILGANLIK

Enerji arzı en büyük zorluk olarak öne çıkıyor. Ermenistan’ın elektrik şebekesi 4 bin 147 megavat kurulu güce sahip olsa da, bunun yalnızca 2 bin 878 megavatı güvenilir biçimde kullanılabiliyor. Yeni tesisin 100 megavatlık enerji talebi, yalnızca 3 milyon nüfusa sahip bir ülkede kullanılabilir üretim kapasitesinin yaklaşık yüzde 7’sini tüketecek. Bu durum, elektrik yükünün son derece yoğunlaşmış bir biçimde tek noktada toplanması anlamına geliyor.

Buna karşılık komşu Azerbaycan, 3.4 kat daha büyük bir elektrik sistemine sahip. Benzer ölçekteki bir veri merkezi burada mevcut enerjinin yalnızca yüzde 1’ini tüketecektir. Ayrıca Bakü yönetimi, 2030 yılına kadar elektrik üretiminin yüzde 35.5’ini yenilenebilir kaynaklardan sağlamayı planlıyor. Bu da sistemin yedek kapasitesini önemli ölçüde artırıyor.

Riskleri artıran bir diğer unsur ise Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın Mayıs ayı başında yaptığı açıklama oldu. Paşinyan, ülkenin tek nükleer tesisi olan ve toplam elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 40’ını sağlayan Metsamor Nükleer Santrali’nin kapatılacağını duyurdu. Paşinyan, Avrupa Birliği destekli yeni bir santral sözü verse de hükümet henüz somut bir takvim ortaya koymuş değil.

Ülke elektriğinin neredeyse yarısını sağlayan bir tesisin, yerine hazır bir alternatif bulunmadan devre dışı bırakılması ve aynı anda dev bir veri merkezinin sisteme dahil edilmesi, ciddi enerji açığı riski yaratıyor. Geri dönüş süresini 10 ila 15 yıl olarak hesaplayan yatırımcılar açısından bu kırılganlıklar, projenin uzun vadeli sürdürülebilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğuruyor.

GÜVENLİK: İRAN FAKTÖRÜ

Güvenlik tehditleri de yeni bir boyut kazandı. Mart ayında İran’a ait İHA ve füzeler, Basra Körfezi’ndeki üç Amazon Web Services veri merkezini hedef aldı. Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’deki tesislerin devre dışı kalmasına yol açan saldırılar, bölgesel finans hizmetlerinde ciddi aksamalara neden oldu. Eşi benzeri görülmemiş bu saldırı, risk hesaplamalarını kökten değiştirdi; İran’ın saldırı menzili içinde kalan veri merkezleri artık teorik olarak güvenli kabul edilmiyor.

Ermenistan, kuzey İran’la doğrudan sınır paylaşırken güçlü bir hava savunma ağına sahip değil. Dağlık Karabağ konusunda 2020 ve 2023 yıllarında yaşanan iki yıkıcı savaşın ardından Erivan yönetimi tartışmalı bölge üzerindeki kontrolünü kaybetti ve askeri kapasitesinde ciddi bir aşınma yaşadı. Buna karşılık Azerbaycan da İran’la sınır paylaşmasına rağmen gelişmiş bir hava savunma ağına ve çeşitlendirilmiş bir dış politika yapısına sahip bulunuyor.

AZERBAYCAN’IN HEDEFLERİ

Bakü yönetimi kendi dijital ekosistemini istikrarlı biçimde inşa ediyor. Hükümet geçen yıl ulusal yapay zeka stratejisini devreye aldı; Hacıkabul ve Abşeron’da iki büyük veri merkezinin inşası ise halihazırda sürüyor. Avrupa Yatırım Bankası tarafından kısmen finanse edilen bu tesislerin 2027’de faaliyete geçmesi planlanıyor. Ayrıca devlet destekli G-Cloud platformu, tüm kamu sistemlerini tek ve güvenli bir altyapıda birleştirerek yapay zeka hizmetleri için ölçeklenebilir bir temel oluşturmayı başardı.

Bölgedeki iki rakip ülke temelde farklı stratejiler izliyor. Azerbaycan, devlet destekli çok sayıda projeyle çeşitlenmeye giderken enerji kaynaklarını da genişletiyor. Ermenistan ise tüm ağırlığını ABD destekli tek ve devasa bir operasyona vermiş durumda. Firebird tesisi yüksek getiri potansiyeli sunsa da, riskleri büyük ölçüde tek noktada yoğunlaştırıyor.

ERMENİSTAN’IN TEKNOLOJİ KUMARI

Bloomberg Energy’nin yakın tarihli bir raporuna göre veri merkezi yöneticilerinin yüzde 84’ü, tesis yeri seçiminde en önemli kriter olarak enerji erişilebilirliğini gösteriyor. Bu ölçüt ise belirgin biçimde Azerbaycan’ın lehine işliyor. 

Ayrıca Ermenistan’da 100 megavatlık işlem kapasitesinin tek noktada konumlandırılması dikkat çekici bir dengesizlik yaratıyor. Karşılaştırma açısından Türkiye’nin, 88 milyonluk nüfusuna rağmen yaklaşık 160 megavat kapasiteye sahip olduğu belirtiliyor. Ermenistan’daki tesisin açık biçimde iç kullanım için değil, ihracat odaklı tasarlandığı görülüyor.

ABD’de veri merkezi inşaatlarına yönelik moratoryumlarla karşı karşıya kalan Amerikan teknoloji şirketleri, Güney Kafkasya’da yeni bir fırsat penceresi görüyor. Ancak Erivan yönetimi uzun vadeli istikrar sunabilmiş değil. Ülke, belirsiz bir enerji geleceğinin gölgesinde Haziran ayındaki parlamento seçimlerine hazırlanıyor. Buna karşılık Azerbaycan, 2025 başkanlık seçimleriyle siyasi sürekliliği güvence altına aldı, toprak kazanımlarını pekiştirdi ve TRIPP girişimi kapsamında yeni transit koridorlarını devreye soktu.

Azerbaycan enerji istikrarı, askeri koruma ve siyasi öngörülebilirlik sunuyor. Ermenistan ise şu aşamada Avrupa’yla entegrasyon perspektifinin yanında ciddi altyapı riskleri taşıyor.

Firebird, Dell ve Nvidia; zayıf bir enerji sistemine sahip ve doğrudan İran sınırında bulunan bir ülkede 500 milyon dolarlık risk alıyor. Üstelik İran’a ait İHA’lar bölgede veri merkezlerini daha önce hedef almış durumda. Veri merkezleri artık tarafsız altyapılar değil; olası askeri tırmanmalarda stratejik hedeflere dönüşmüş durumda. Güney Kafkasya’da şirketlerin, daha fazla istikrar ve güvenlik sunan tarafa yönelme ihtimali daha yüksek görünüyor.

cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Küba ekonomisinde yeni dönem: Komünist Parti reform için toplanıyor

Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, "reform paketi"ni görüşmek üzere Küba Komünist Partisi'nin (PCC) "Olağanüstü Genel Kurulu"nu toplama kararı aldığını açıkladı.

Almanya’da annenin araçta unuttuğu 20 aylık bebek yaşamını yitirdi

Almanya'nın Stuttgart kenti yakınlarındaki Schorndorf kasabasında 20 aylık bir kız çocuğu, annesinin otomobilde unutması sonucu hayatını kaybetti.


14 maddelik mutabakat metni ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı

ABD ile İran arasında varılan ve nihai anlaşma için 60 günlük bir müzakere süresi öngören mutabakatın detayları netleşti. Üst düzey bir ABD'li yetkili, mutabakat maddelerini paylaştı.

''Yıllardır gizli operasyonlarda işbirliği yaptık''

İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland Bölgesi ile "uzun yıllardır bir dizi gizli operasyonda işbirliği" yaptıklarını söyledi. Savu...


Rusya’dan Türkiye açıklaması: Her zaman çözüm bulabildik

Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, Türkiye ile her zaman sorunlara uygun çözümler bulabildiklerini belirterek "Rusya ile Türkiye, İstanbul anlaşmalarının hazırlanması ve uygul...

G7 Zirvesi'nde açık mikrofonlara takılan renkli anlar

G7 Zirvesi’nde savaş, ticaret ve güvenlik başlıkları masadayken, liderlerin toplantı aralarındaki samimi sohbetleri açık mikrofonlara yansıdı. Meloni’nin sigarayı bıraktığını açıklamasınd...


ABD’de yine uçak kazası: 1 ölü

Teksas’ın Laredo kenti yakınlarında otoyola düşen uçak hemen alev aldı. Uçakta 6 kişinin bulunduğu, ancak 1 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Ölen yolcunun çarpma sırasında mı yoksa ...

ABD ordusunun İran saldırılarında Grok kullandığı iddia edildi

ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) üst düzey bir yetkilisi, ABD'li iş insanı Elon Musk'ın şirketi xAI tarafından geliştirilen yapay zeka modeli Grok'un İran'a yönelik saldırılarda kullan...


İsrail basınından Lübnan iddiası: Ordu uzun süre kalabilir

İsrail devlet televizyonu KAN, ordunun Lübnan'ın güneyinde uzun süre kalmaya hazır olduğunu ileri sürdü. KAN'ın İsrailli güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberde, "Ordu Lübnan'da uzun ...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Evlilik yolunda ilk adım... Nişanlandılar!

Şarkıcı Derya Uluğ, uzun süredir birlikte olduğu müzisyen Asil Gök ile evlilik yolunda ilk adımı attı. Çift aile arasında düzenlenen sade bir törenle nişanlandı. Geleneklere uygun gerçekl...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Sınav stresi reflü ve gastriti tetikleyebilir!

Bu hafta sonu milyonlarca öğrencinin gireceği üniversite sınavı öncesinde artan stresin yalnızca zihni değil, sindirim sistemini de yorabileceğini belirten Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Nurettin Coşkun, stresin mide üzerindeki etkileri hakkında bilgi verdi. Uzm. Dr. Coşkun, “Sınav kaygısı mide yanması, şişkinlik, hazımsızlık ve reflü şikayetlerini artırabilir” dedi.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR