Yukarı
447304

DEM Parti'den Numan Kurtulmuş'a 'süreç' çağrısı

12 Mayıs 2026 13:50

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu. "Süreç bir müddettir durağan. Bu yavaşlama halinden çıkılmalı" diyen Hatimoğulları, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a çağrıda bulunarak, "Tüm programlarınızı bir kenara bırakın. Meclis'in başında durun. Raporun yasalaşması için itici güç olun" ifadelerini kullandı.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Hatimoğulları'nın açıklamalarının satır başları şöyle:

"15 Mayıs Kürt Dil Bayramı. Hawar'la başlayan tarihsel yürüyüş, bugün "Perwerdeya Kurdî" talebiyle sürüyor. Bir dilin yüzyılı aşan mücadelesi, aynı zamanda varoluş, kimlik, hafıza ve onur mücadelesidir. Dili susturmak, bir halkın hafızasını silmek demektir. Kürtçe ve tüm ana diller, bu coğrafyanın ortak mirasıdır. Anamızın sütü kadar bize haktır, helaldir. Kürtçe, evde, okulda, hastanede, mahkemede, belediyede ve Meclis'te yaşamalıdır. Eğitim hakkına kavuşmalı, anayasal güvence altına alınmalıdır.

Celadet Ali Bedirxan şahsında, Kürt dilinin yaşaması için emek veren, büyük bedeller ödeyerek dil mücadelesini bugünlere kadar taşıyan herkesi saygıyla anıyorum. Bütün Kürt halkının Kürt Dil Bayramı'nı kutluyorum.

"TÜM TUTUKLU SEÇİLMİŞLER DERHAL SERBEST BIRAKILMALI"

Geçen hafta Van Cezaevi'nde Hakkâri Belediyemizin mevcut eş başkanı Mehmet Sıddık Akış'ı ve önceki dönem eş başkanı Cihan Karaman'ı ziyaret ettik. 2014'ten bu yana Hakkâri'de seçilen her belediye eş başkanımız cezaevi gördü: Dilek Hatipoğlu, Nurullah Çiftçi, Cihan Karaman ve en son Mehmet Sıddık Akış… Her seçimden sonra halkın iradesi kelepçelendi, mazbatanın yerine kayyım konuldu. Yıllarca cezaevi, kesintisiz bir zulüm, kesintisiz kayyım… Kürt meselesi, sandığa giden Kürdün iradesinin cezaevine atılmasıyla sembolleşti. Hukuk bunun neresinde? Bu zulümdür, bu seçilmişe müdahaledir. Tüm tutuklu seçilmişler derhal serbest bırakılmalı, kayyım zulmü artık bitmeli. Halkın iradesine ve sandığa saygı gösterilmeli. Bütün seçilmişler görevlerine iade edilmelidir.

 

MEHMET TÜRKMEN'İN TUTUKLANMASI

BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, işçinin ve emekçinin hakkını savunduğu, cezasızlık düzenini teşhir ettiği için 58 gündür tutuklu. Bugün Mehmet Türkmen'in yargılandığı davanın duruşması görülüyor. Mehmet Türkmen'in ve direnen tüm işçilerin yanındayız. Sendikal faaliyet suç değildir. İşçinin, emekçinin hakkını savunmak suç değildir. Hak arama mücadelesi yargı eliyle bastırılamaz. Mehmet Türkmen'in bugün acilen serbest bırakılması gerektiğinin altını bir kez daha çiziyoruz.

SOMA KATLİAMI'NIN YIL DÖNÜMÜ: "GERÇEK SORUMLULAR BUGÜN KORUNUYOR"

Yarın Soma Katliamı'nın yıl dönümü. Maden katliamında hayatını kaybeden 301 madenciyi saygı ve özlemle anıyorum. Soma'da 301 madencimizi "kader" değil, kâr hırsı ve denetimsizlik katletti. Uyarılar görmezden gelindi. Gerçek sorumlular bugün korunuyor. Buna karşın işçinin hakkını savunan avukatlar Selçuk Kozağaçlı ve Can Atalay hâlâ cezaevinde. O dönemin Başbakanlık müşaviri maden işçisini tekmeledi. O fotoğrafı hangi birimiz unutabilir? Bir işçiyi tekmeleme hakkını kendinde nasıl görebiliyor? Nasıl böyle zehirlenmiş bir yetkiyle donatılabiliyor? Cezalandırılması gerekirken terfi ile ödüllendirildi.

"ESRA IŞIK'A SELAMLARIMIZI GÖNDERİYORUZ"

Esra Işık, bütün canlılar için mücadele etti ve onların sesi oldu. Dün Esra Işık serbest bırakıldı. Kendisiyle ve değerli annesiyle telefonda görüştüm, geçmiş olsun dileklerini iletti. O da selamlarını iletti, dayanışma için teşekkür etti. Bizler de kendisine buradan tekrar selamlarımızı iletiyorum, dayanışmayla hep birlikte mücadeleye devam edeceğiz.

KADIN CİNAYETLERİ

Bu tablo, Türkiye'deki adaletsiz düzenin en somut kanıtıdır. Katillerin kollandığı, hak arayanların cezalandırıldığı, mafyalaşan bu sömürü düzenine karşı emeğin onurunu sonuna kadar savunacağız. İşçiler katlediliyor, sorumlular hesap vermiyor. Doğa talan ediliyor, iktidar talan politikalarına ruhsat dağıtmaya devam ediyor. Kadınlar katlediliyor, failler korunuyor. Sadece geçen ay 24 kadın erkekler tarafından katledildi. Yılın ilk dört ayında bu sayı 99'a ulaştı. Bu ülkede neredeyse her gün bir kadın yaşamdan koparılıyor. Peki iktidar bu tablo karşısında ne yapıyor? Kadınları korumak için acil önlemler mi alıyor? Şiddet faillerine karşı caydırıcı düzenlemeler mi getiriyor? Hayır. Bunun yerine "Aile ve "Nüfus On Yılı" ilan ediyor. Geçen yıl da "Aile Yılı" ilan etmişlerdi. Sonuç ne oldu? En az 299 kadın öldürüldü. Bu ülkede tek bir günde altı kadının katledildiği günler yaşandı. Kadın cinayetlerini durdurmak için ortada tek bir somut eylem planı yok. Kadınların yaşam hakkını güvence altına alacak tek bir acil tedbir yok.

Bakanlığın adından "Kadın"ı çıkarıp yerine "aile"yi koymanız tesadüf değil. Kadını birey olarak değil, yalnızca aile içinde tanımlayan bu anlayışın sonucu ortadadır. Kadın doğuran bir makine midir? Kadın insan değil midir, eşit yurttaş değil midir? "Kadının adı yok" diyen zihniyet ile kadını yaşamdan koparan zihniyet birbirinden ayrı değildir. Bu anlayış, kadınların özgürlüğünü, emeğini, hayallerini ve eğitim hakkını hedef alıyor. Kadınları kendi yaşamları üzerinde söz sahibi bireyler olarak görmeyen bu politika, şiddeti de eşitsizliği de derinleştiriyor. Kadınlar şaşalı kampanyalar değil, yaşam güvencesi istiyor. Slogan değil, bütçe istiyor. Vaat değil, etkin koruma istiyor. Bir kadın daha katledilmeden önce harekete geçin.

27 Şubat çağrısından bu yana devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ne geçmeden önce, bu sürece gölge düşüren bir yargı kararından bahsetmek istiyorum. Dargeçit JİTEM Davası'nda Yargıtay 1. Ceza Dairesi, “zamanaşımı” süresinin dolduğu gerekçesiyle davayı düşürdü. Adalet Bakanı daha yeni açıkladı; “Faili meçhullerle ilgili bakanlık bünyesinde birim kurduk” dedi. Biz bu kararı olumlu karşılamıştık. Ancak bu kararın verilmesi, yapılan işlerin bir imaj çalışması olduğunu gösteriyor. Eğer gerçekten faili meçhullerle yüzleşmek istiyorsanız bilin ki insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı olamaz. Dargeçit'teki katliamda üçü çocuk yedi kişi gözaltına alındıktan sonra katledildi. Bir uzman çavuş da kaybedildi. Bakın, siz zalimler, istediğiniz kadar zamanaşımına sığının; kazanan adalet talebi olacak. Kazanan ezilenler olacak.

Dargeçit'teki katliam sürecinde yaşamını yitirenleri unutturma çabanıza karşı, Mardin Dargeçit'te 29 Ekim 1995 ile 8 Mart 1996 tarihleri arasında katledilen 12 yaşındaki Davut Altınkaynak'ı, 14 yaşındaki Seyhan Doğan'ı, 16 yaşındaki Nedim Akyön'ü, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan'ı, 20 yaşındaki Abdurrahman Olcay'ı, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun'u, 24 yaşındaki Hikmet Kaya'yı, 57 yaşındaki Süleyman Seyhan'ı ve kaybedilen uzman çavuş Bilal Batırır'ı hâlâ hatırlıyoruz. Hepsi hâlâ hafızamızda.

İnsanlar ölüleri için adalet istiyor. Evlatlarını kaybeden anneler barış için yürüyor, siyasi parti liderlerinin kapısını çalıyor. "Elinizi çabuk tutun" diyor. Barış anneleri geçen hafta siyasi partileri ziyaret etti. Meclis'e ve siyasi partilere bırakılan tülbentler bir çağrıdır. Kürt geleneğinde kadınların kavga alanına attığı tülbent, sulha davettir. O tülbentler bugün Meclis'te barış yasasının çıkarılması talebidir. O tülbentlerin gösterdiği yol, barışın kapılarının açılmasını sağlar. DEM Parti olarak bu çağrıya kayıtsız kalmayacağız. Annelerin bizlere teslim ettiği beyaz tülbentleri barışın vesikası yapacağımızın sözünü veriyoruz.

Barış ve Demokratik Toplum Süreci, Türkiye'nin kritik gündemlerinden biri. Süreç bir müddettir durağan. Bu yavaşlama halinden çıkılmalı. İvmenin artması için çaba içindeyiz, somut öneriler ortaya koyuyoruz. Geçen hafta bazı mekanizmaların kurulması için biz de bazı siyasi partiler de açıklamalar yaptık. İsim tartışılabilir, içerik tartışılabilir. Ama tartışılamayacak bir gerçek var: Siyaset kurumu, taraflar, aktörler ve sivil toplum arasında köprü kuracak, mekik dokuyacak bir mekanizmaya ihtiyaç var.

"'SÜREÇ' KOMİSYONU: KURTULMUŞ'A ÇAĞRI

Hem bugünkü tıkanıklığı giderecek hem de ileride çıkabilecek sorunları yönetecek bir yapıya ihtiyaç var. Önemli bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum: Kurulacak bu mekanizma, sürecin siyasi muhataplığını da üstlenebilir. Bu mekanizmaya dair tartışma, Komisyon Raporu'nun yasalaşma sürecini asla geciktirmemeli. Bu iki mesele eş güdüm içinde, birbirini tamamlayarak ilerlemeli. Biri diğerinin bekletilme gerekçesi yapılmamalı. Bakın, Komisyonun yayımladığı sonuç raporunun 6'ncı bölümünün birinci başlığında aynen şu ifade ediliyor:

"Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir." Yani açık şekilde adımların birlikte ifa edilmesi gerektiği belirtilmiş.

Sayın Kurtulmuş'a önerimiz şudur: Tüm programlarınızı bir kenara bırakın. Meclis'in başında durun. Raporun yasalaşması için itici güç olun. Meclis'te istişare edelim. Olmazları sonraya bırakalım, olurları öne alalım. Buradan ilerleyelim, tıkanıklığı aşalım. Yaz mevsimine barışın güçlü umuduyla girelim. Bütün adımların bir anda atılamayacağını biliyoruz. Mesele meşakkatli, yol uzun. Ama kararlılığımız oldukça her türlü zorluğun üstesinden gelebiliriz. Hemen bu hafta barışın takvimini çıkaralım, yol haritasını belirleyelim. Sorumluluk alalım. Sorumluluk alalım ki memleket biraz rahatlasın."

cumhuriyet



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Erdoğan 'yeni kredi paketini' açıkladı: Düzenleme kimleri kapsıyor?

Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle düzenlenen programda konuşan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, çiftçiler için hayata geçirecekleri yeni kredi paketini duyurdu. Erdoğan, "İşletmelerimize 24 ay ...

Burcu Köksal AKP Genel Merkezi'nde geldi

AKP’ye katılması kesinleşen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, Ankara'da AKP Genel Merkez binasına geldi. Cumhuriyet Halk Partisi'nden kesin ihraç talebiyle disipline sevk edil...


Mahmut Arıkan 'baskın seçim' için tarih verdi

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, iktidarın varlık barışı düzenlemeleriyle piyasada yapay bir rahatlama oluşturarak 2026 sonbaharında “baskın seçime” gitmeyi planladığını öne sü...

CHP kurmaylarından 'Burcu Köksal' tepkileri

CHP MYK’nin 5 saat süren toplantısının ilk gündem maddesi AKP’ye geçmesi kesinleşen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal oldu. Köksal hakkında disipline sevk kararı çıkan toplantı...


Bolu Belediyesi'ne bir operasyon daha... Jandarma ekipleri binada arama yapıyor

Bolu Belediyesi ve bağlı şirketlerinden Bol-Tur A.Ş.’ye jandarma tarafından operasyon düzenlendi. Jandarma ekipleri binada arama yapıyor. Bolu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, sabahın er...

Karaadilli Belediye Başkanı Hüseyin Şahin'den 'istifa' iddialarına yanıt: 'CHP'deyiz, görevimizin başındayız'

Afyonkarahisar Karaadilli Belde Belediye Başkanı Hüseyin Şahin, CHP'den istifa edeceği yönündeki iddialara yanıt verdi. Şahin, "Partiden bir yere ayrıldığımız yok, görevimizin başındayız"...


Meteoroloji açıkladı: Çok sayıda il için kuvvetli yağış alarmı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 12 Mayıs Salı gününe ilişkin hava durumu raporunu yayımladı. Rapora göre; Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile Ankara, Çankırı, Yozgat, Kırşehir, Kırıkkale, Çor...

Muhittin Böcek ve oğlunun ifadeleri 9 saat sürdü

Antalya’daki soruşturmada etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in ifadelerinde CHP yönetimine ilişkin dikkat çeken iddialar yer aldı. Gökhan Böcek, a...


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Farah Zeynep Abdullah'ın vücudundaki morluklar endişelendirdi!

Ünlü oyuncu Farah Zeynep Abdullah, Barış Arduç ile başrolünü paylaştığı yeni filmi "Soy" için sürdürdüğü yoğun çekim temposunun fiziksel izlerini takipçileriyle paylaştı. Başarılı oyuncun...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Hantavirüs Paniği Büyüyor: Prof. Ceyhan’dan Kritik Uyarılar

Hantavirüs vakaları endişe yaratırken, Prof. Dr. Mehmet Ceyhan’dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Ceyhan, virüsün pandemi riskinin düşük olduğunu belirterek, hijyen ve temas konusunda uyarıda bulundu. Hollanda bandıralı MV Hondius adlı lüks yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının rastlanması Kovid-19 pandemisini hatırlatarak endişeye neden oldu.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR