Yukarı
423940

Dervişoğlu’ndan “Turpun büyüğü heybede” tepkisi: “Bu şantajdır”

27 Mart 2025 13:59

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Turpun büyüğü heybede" çıkışına tepki göstererek "Demek ki ‘O suç bırakın işlensin. Ben de bu suçu bir yerde saklayayım. Bana karşı bir şey olursa ilerde bunu göstereyim’ deniliyor. Böyle adalet olur mu? Bu doğrudan doğruya şantajdır" dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara’daki bir restoranda parlamento muhabirleri ile iftarda bir araya geldi.

İftar sonrası konuşan Dervişoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine dair eleştirilerde bulunarak, "Türkiye’de en büyük sıkıntımız sistem sorunudur. Bu sistem haklı, haksız ayırt etmeksizin herkese kötülük getiriyor. Kolektif kötülüğü meşrulaştıran bir sistem. Herkes suçu da birbirinin üzerine atabilir. Ekonomi bozuluyor mesela Tayyip Erdoğan 'Muhalefetin yüzünden' diyor. Muhalefete soruyorsun 'Tayyip Erdoğan yüzünden' diyor.  Eğer kurumlar ve kurallar işliyor olsa insanların birbirini suçlaması da bu kadar kolay olmayacaktı" diye konuştu.

"Adaletsizlik her geçen gün artıyor"

İstanbul’da yaşananların bir hukuk garabeti olduğunu söyleyen Dervişoğlu, şunları söyledi:

"Suçu, suçluyu savunmak falan değil mesele. İşlenmiş bir suç söz konusu olsa o kadar insan toplanmaz. Yani suç için, kimse birini korumak için meydanları doldurmaz. Ama bir adaletsizlik, hukuksuzluk kaygısı varsa, o toplumsal bir infiale sebep olur. O meydanı dolduranlar, geleceğinden umudunu kesmiş insanlar. Toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamayan çiftçi meydanda, gelecekten umudunu kesmiş genç meydanda. Asgari ücret alıp açlık sınırının altında yaşayan o meydanda, tenceresini kaynatamayan emekli, dul, yetim o meydanda. Bunların çok doğru düşünülüp çok doğru anlaşılması lazım. Ama sistem ‘ben ne dersem yaptırırım’ diyebildiği için adaletsizlikler her geçen gün artıyor. Umarım bu olup bitenlerden bir ders çıkarılır."

İYİ Parti Genel Başkan Dervişoğlu, bir günlük hürriyet kaybının bin yıla bedel olduğunu vurgulayarak, "Siyasetçi içeride, belediye başkanı içeride, gazeteci içeride, sanatçı içeride. Bütün bunları savunmak da siyasetçiye düşmesi icap eden meseleler. Ama demokrasinin faziletinden nasiplenmemiş insanlar ‘İmamoğlu gözaltına alındı’ ya da ‘Diploması iptal edildi’ dendiği zaman alkış tutabiliyor. Neticede biz farklı farklı partilere mensubuz, birbirine rakip siyasi partilerin de temsilcisiyiz ama ülke hepimizin. Genel Başkan olduğum 11 aylık süre içerisinde ya adliye koridorundayım ya cezaevi ziyaretindeyim. Bu, ülkemiz için son derece kötü. Dışarıdan bakıldığında da demokratik bir hukuk devleti gibi görünmemeye başladık" değerlendirmesini yaptı.

Türk demokrasisinin bunca tecrübeye rağmen sistem değişikliği yüzünden elde ettiği olgunluğu kaybettiğini dile getiren Dervişoğlu, "Ben geride bıraktığımız dönemlerde de olumsuz süreçler yaşadım ama böylesini görmedim. Çünkü o dönemlerde seçim sonrası insanlarda ‘kurtulabilirim’ umudu vardı" dedi.

"Siyaseti kişiselleştirirseniz siyasetin mühendisleri buna uygun stratejiler belirler"

İYİ Parti olarak sistemin eksikliklerini sıklıkla tarif edeceklerini ve parlamenter demokrasi talebinde de ısrarlı davranacaklarını belirten Müsavat Dervişoğlu, şöyle devam etti:

"Aksi halde bu yönetim anlayışının türevi anlayışlarla karşı karşıya kalırız. Türkiye de şu anda buna gebe bir görüntü sergiliyor. Herkes konuşuyor. ‘Cumhurbaşkanı rakiplerini kendi belirliyor’ diyor. CHP’nin içindeki gelişmeler ona göre değerlendiriliyor. Bu siyasetçileri de töhmet altında bırakıyor. Bundan kimsenin mutlu olabilmesi mümkün değil. Herkesle ilgili bir şey var. Kemal Bey’le ilgili var, Özgür Bey’le ilgili çeşitli tevatürler var. Mansur Bey’le var. Siyaset, kurumlardan azade şahıslarla bir yolculuk tanımına dahil olursa, akıbetinde bu olacağı aşikardır. Kimdir rakibiniz; Ahmet ve Mehmet. Ama rakibiniz a partisi, b partisi olsa bu sonuç doğmaz. Kurumları tasfiye edemezsiniz. Siyaseti kişiselleştirirseniz siyasetin mühendisleri buna uygun stratejiler belirlerler. Türkiye’de yaşanan budur. Siyasi partilerin kurumsal olarak güçlendirilmesi gerekir. Türkiye’de sistem, mekanizmayı kıyma makinesine çevirmiştir. Sisteme yönelik önermelerde ısrarcı olacağız. Bu böyle devam ederse Türkiye, çocuklarımızın yaşayacağı bir ülke olmaktan çıkar."

“Bu toplumun gençlerden başka güvenecek hiçbir şeyi yok”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İstanbul’da yaşanan süreçte gençlerin ortaya koyduğu tepkiyi bekleyip beklemediği sorulan Dervişoğlu, şu yanıtı verdi:

"Bekliyordum. Ben biliyorum bu toplumun gençlerden başka güvenecek hiçbir şeyi yoktur. Bana hiç sürpriz olmadı. Uzunca bir zamandan beri depolitize etmeye çalışıyorlar ki; bu yaklaşık kırk yıllık bir süreci kapsıyor. 12 Eylül ihtilalinden sonra özellikle gençlerin depolitize edilmesine yönelik çok ciddi adımlar atılmıştı. Ama Türk gençliği kendisine emanet edilen Cumhuriyeti koruyup, kollama görevini deruhte edebilecek bir birikime sahip olduğunu ortaya koydu. Yarın da bu böyle devam edecek. Gençler bizim zamanımızdaki gençler gibi değil. Daha sorumlu davranıyorlar ve karşı duruşlarını o marjinal grupların bile kendi içlerine sızmalarına izin vermeyecek bir sorumluluk duygusuyla sürdürüyorlar. Ama bunu uzun süre sürdürebilirler mi bilmiyorum. Provokasyonlar olabilir.

Bu olaylara sebep olanların yakınlarını bu meydanlarda hiç görmedim. Geçmiş dönemlerde de hiç görmedim. Olan bu memleketin kavruk Anadolu çocuklarına oluyor. Bu sefer toplumun her kesiminden, gelir grubundan insanlar vardı. Dolayısı ile değerlerine sahip çıkmaları beni çok mutlu etti. Türkiye’nin en pahalı vakıf üniversitelerinde bile karşı durma kültürü oluşmuş. Direniş demiyorum. Olup biten bunca adaletsizliği kanıksayabilmek zaten mümkün değil. Gençler psikolojik ve fizyolojik olarak hareketlilik çağında yaşayan insanlar olarak tanımlanır. Hem duyguları hem de fizyolojik olarak hareketlilik içerir. Onun kontrollü bir biçimde sahaya yansıması, onların da birikimlerinin yabana atılamayacak boyutta olduğunu gösteriyor. Sorumluluk duygusundan bunu hissedebiliyorsunuz. Onlar adına çok mutluyum. Eylemlerin belli bir sınırda kalması hali, bu eylemlerden beslenme eğilimi gösterenlere de ders anlamına geliyor. Çünkü sosyal olayların patlak vermesini ranta çevirmek isteyen stratejilerin de oluşturulabilmesi mümkün. Buna fırsat vermeyecek şuurda bir neslin demokratik haklarını doğru bir biçimde kullanmaları, hem onlara olan güvenimizi arttırdı hem de ülkenin geleceğine dair kurtuluş umudunun yükselmesine vesile oldu."

İmamoğlu’nu ziyaret edecek mi?

Müsavat Dervişoğlu, "Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etmeyi düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine, "Edeceğim. Cuma günü bayramla ilgili görüşler de başlayacakmış. Öyle bir şeyi bozayım istemiyorum. Çünkü biz savcılıktan izin alıp gidiyoruz oraya ama onlar aileleriyle görüşecekler" dedi. İlk fırsatta İmamoğlu’nu ziyaret etmek istediğini kaydeden Dervişoğlu, cezaevindeki bayram ziyaretleri trafiğinin başlamaması durumunda cuma günü görüşmeye gidebileceğine söyledi.

İktidara yakın yayın organlarında çalışan muhabirlerin, "Ya bu işin arkasından bir şey çıkarsa" şeklinde kendisine sorular yönelttiğini belirten Dervişoğlu, "Ben ne bileyim arkasından bir şey çıkarsa. Ona yargı karar verir. Ben onu bilemem. Ama benim en büyük endişem yargının arkasından bir şeyler çıkıyorsa, sıkıntı orada. ‘Bunun arkasından bir şey çıkmayacağına emin misin?’ diyor. Peki sen adil yargılama olduğuna emin misin? Yarın birinizi karakola götürseler ya da adliyeye davet etseler, kaçınızın garantisi var? İnsan kendini hukukun güvencesinde hissetmiyorsa, biz ne için yaşıyoruz bu ülkede? Hiçbir şey yapmadığına eminsin ama davet aldığında korkuyorsun ne çıkacak diye" şeklinde konuştu.

"Bu doğrudan doğruya şantajdır"

"Bir de heybede turp biriktirme var" diyen Dervişoğlu, "Orta yerde bir suç var. Demek ki ‘O suç bırakın işlensin. Ben de bu suçu bir yerde saklayayım. Bana karşı bir şey olursa ilerde bunu göstereyim’ deniliyor. Böyle adalet olur mu? Bu şantajdır. Bu doğrudan doğruya şantajdır, ‘Ailelerinin yüzüne bakamaz’ ne demek? Bu size 2011’deki kaset kumpaslarını hatırlatmıyor mu? Ne demek ailelerin yüzüne bakamazlar? Bir cumhurbaşkanı mübarek gün... Onun da evlatları var. Bir kişi ağzımızdan duymamıştır ailesine, çoluğuna, çocuğuna, torununa… Böyle töhmet olur mu? İnsanlar bize evlatlarını emanet ediyor. Ailesinin bile yüzüne bakamayacak adamla siz yarın nasıl oturacaksınız? Sizin muhataplarınız siyasetçiler değil mi? Bunu söylerken bile çok dikkat etmesi gerekiyor. Bu laflar edilmez" ifadelerini kullandı.

"Kayyumu hayatımın hiçbir döneminde savunmadım"

MHP’nin 2016 yılındaki olaylı kurultayı hatırlatılarak, CHP kurultayına yönelik kayyum atanmasına ilişkin görüşleri sorulan Dervişoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

"Biz MHP’nin idare biçimindeki yanlışlığından hareketle olağanüstü kongre talebi için imza topladık. Yeter sayıda imza bulduk, onu parti genel merkezine götürdük. Parti genel merkezi kongre yapmaktan kaçınınca, bu sefer mahkemenin bir çağrı heyeti belirleyerek kongre yapmasını istedik. Bizim talebimiz kayyum değildi. Bugün MHP’ye yakın bir gazetede de köşe yazarı arkadaş bunu istismar etmiş. ‘CHP’de kayyuma karşı MHP’de kayyumu savunuyor’ diyor. Benim öyle bir talebim yok. Kayyumu hayatımın hiçbir döneminde savunmadım, savunmam da. CHP’nin de iç meselesi bahsettiğiniz konu. CHP’de kongrenin adil bir biçimde yapılıp yapılmadığı, kongre süreçlerinin takvimi üzerinden değerlendirilir. Mesela bir itirazda bulunursunuz. Seçim Kurulu o itirazınızı değerlendirir ve karara bağlar. Bu öyle bir süreç değil. Bir yılı geçmiş -ki ne zaman oldu tam olarak bilmiyorum. Bir buçuk yıl yaklaşık. 2023’ün Kasım’ında bugün 2025’in Nisan’ına geldik. Bu bana çok abes bir şey gibi geliyor. Ayrıca ‘Partiye kayyum atayacaklar acilen kongre yapayım’ da bana çok mantıklı gelmiyor doğrusunu isterseniz. Bunlar da, istediğiniz zaman olağan dönemleri olağanüstü şartlarla olağanüstü dönemlere evirebiliyorsunuz. Böyle bir şey olur mu? Bir buçuk yıl önce neredeydi? Demek heybede biriktirdiği turplardan birisi oydu. Sonra çıkıyor bütün sorumluluğu üzerinden atmak için ‘Bu şikayetleri CHP’liler yapıyor’ diyor. Parti içerisinde muhbirler var hissiyatı yaratmaya çalışarak, parti içinde bir güvensizlik ortamı oluşturuyor."

“Zamanı gelince çok önemli şeyler söyleyeceğim”

MHP’deki süreçle benzerlik olmadığını kaydeden Dervişoğlu, şunları söyledi: 

"MHP’deki kurultaya keşke Ankara, İstanbul mahkemeleri karar verseydi. Bizim kurultayımızda Gemerek ve Tosya mahkemeleri karar verdi. O kongre MHP ile AK Parti’yi nişan töreninden sonra bir araya getirdi diyebiliriz. Bizim kongre talebimiz onlar için nişan merasimi gibi oldu. Onun üzerine biliyorsunuz 15 Temmuz darbe girişimi, referandum ve sistem değişikliği yaşandı. Aslında birçok şey o dönemde değişti. Onları da tarih yazacak ve o konularda çok önemli şeyler söyleyeceğim zamanı gelince. Şimdilik bekliyorum. Kimin ne olmak için neyi yaptığını anlatacağım. Herkesin bildiği telaffuz etmekten imtina ettiği konular. Ben turp falan koymam. Onlar siyasi tarihin konusu. Türkiye’de neler oldu da darbe teşebbüsü oldu? O gece yaşananları herkes konuşuyor. Farklı farklı anlatmaya çalışıyor. Ondan sonraki süreçte siyasi tarihimizde ve dünya siyasi tarihinde görülmeyen bir biçimde bir rejim değişikliğine vesile oldu. Örneği var mı başka bir ülkede? Bir darbe teşebbüsünün hem de nakıs bir darbe teşebbüsünün sistem değişikliğine sebep olduğu bir ülke var mı? Darbe yaparsın lider değişir, lider devrilir, rejim değişir anlarım ama bu teşebbüs her şeyi değiştirdi. Bunun arkasında olanlar da ayrıca tartışılacak. Bu sistem değişikliğinin inşa ettiği ittifaklar da konuşulup tartışılacak. Kimse saf değil. Olup bitenler hepimizin gözünün önünde yaşandı."

“Bütünleşik muhalefet anlayışı ile yek bir duruş sergilenmeli”

İttifaklara ve sisteme yönelik görüşü sorulan Dervişoğlu, "Bu sistem siyaseti ittifaklara mahkum ediyor. Bu ittifaklarda yer almayan siyasi partilere kaybettiren gözüyle bakılması da muhtemel olur. Ama bundan bir kurtuluş yolu var. Türkiye’nin üzerinde tartışılan konularına bütünleşik muhalefet anlayışı ile yek bir duruş sergilenebilir. Bütün muhalefet partileri, sorunlar üzerine görüşlerini aynı minval üzerine sergilerler ama kendi siyasi yolculuklarını da kendileri yürütürler. Geçen dönem kazanacak olan aday üzerinden yapılan tartışmaları hatırlıyoruz.  Şimdi iki tane kazanacak olduğunu söylediğimiz adaydan bir tanesi gitti. Diğerinin akıbeti belli değil. Yani nereden bilebiliriz ki kıblenin bize dönmeyeceğini? Belki kazanacak aday bizden çıkar. Bugüne bakarak bir değerlendirme yapamayız. Seçim AK Parti’nin açıklamasına göre 2 buçuk yıl sonra yapılacak. Bugünden bir yol haritası tanzim etmek erken olur" dedi.

“Bu sistem Erdoğan’ın ahlakını da değiştirdi”

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin herkesi sınıflandırdığını belirten Dervişoğlu, "Mesela bize de ‘şu şu partiler birleşsin yeni bir blok oluştursun’ diyorlar. Dedikleri dört partinin üçü zaten bizim partimizden ayrılmış. Ben kimseye gidip de parti kurun demedim. Tarih bize bu kadar büyük yük mü yükledi? Gideni birleştirelim, kalanı birleştirelim, kazanacağı biz seçelim. Biz de nihayetinde hedefi olan bir siyasi partiyiz. Zamanı geldiği zaman cumhurbaşkanı adayını da konuşuruz" diye konuştu.

Dervişoğlu, "Sistemi değiştirme iddiasıyla muhalefetin bir araya gelmesi lazım. Bütünleşik muhalefet dediğim o. Bana da verseler cumhurbaşkanlığını, bu yetkilerimi kullanmak istersin parlamenter sisteme mi dönmek istersin diye sorsalar; bugün seçileyim yarın parlamenter sisteme geçişi başlatırım. Çünkü her şeyin sorumlusu bu sistem. Bu sistem Tayyip Erdoğan’ın ahlakını bile değiştirdi. Bu sistem en masun insanı onun türevi haline getirebilir" ifadesini kullandı.

“Her şey dünya kamuoyunun önünde oluyor”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in CNN International’a verdiği röportaja ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın grup toplantısındaki tepkisi sorulan Dervişoğlu, şu yanıtı verdi: 

"Türkiye’de bütün bunlar olup bitiyor. Bunu CHP Genel Başkanının söylemesi ile ifşa olmuş bir durum değil ki bu. Türkiye’de, Sayın Erdoğan’a rakip olması muhtemel bir adamın diplomasının iptaliyle başlayan sonra yolsuzluk iddiasıyla devam eden sonrasında bir terör soruşturmasını da hukuk tarihine geçecek bir garabet gibi yazılmış bir kararla… Böyle bir şey olabilir mi? Davalar birbirinden bağımsızdır. ‘Yolsuzluk davasından tutuklanmış olması münasebetiyle burada tutuklanmaya gerek yoktur' diyor. Bunu yazan adamı hukuk fakültesinden mezun eden dekanı sorgulamak lazım. Türkiye’yi bu yönüyle, hükümetin yapmış olduğu yargısal müdahaleler kamuoyu nezdinde özellikle batı ülkelerinde zor durumda bırakmıştır. Özgür Özel özelinde soruyorsanız onun yaptığı bir ifşa yoktur. Her şey kamuoyunun gözleri önünde yaşanıyor zaten. Bilmeyen yok."

"Bu sistem Erdoğan’ı, Erdoğan olmaktan çıkardı"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nden Erdoğan’ın da şikayetçi olduğunu söyleyen Dervişoğlu, "Bu sistem Erdoğan’ı, Erdoğan olmaktan çıkardı. Cumhurbaşkanı’na verilmiş yetkileri bir düşünsenize. TBMM neden var? Hükümeti denetleyemiyor. Bakanı değiştiremiyor. Bütçeyi değiştiremiyor. Bütçe üzerinde düzeltme yapamıyor. O zaman bu sistemin denge ve denetleme mekanizması nerede? Sistem ‘Erdoğan’a yanlış yaptığını söyleyelim’in iznini nerede veriyor? ‘Bu sistem Türkiye’ye uygun bir sistemdir ama eksiklikler var, o eksikliklerin sistem revize edilerek giderilmesi gerekir’ diyenler de var. Cumhurbaşkanı bu yetkilerin nesinden vazgeçer?" diye sordu.

"Bu sistem Türkiye açısından macera olmaktan öte bir felakettir" diyen Dervişoğlu, "Ayrıca ne olursa olsun haksız bir şey kökleşemez. Toplumu çaresiz bırakırsanız kanıksattıra bilirsiniz, hükümetin yaptığı da budur ve son derece yanlıştır. Antidemokratik bir şeydir, faşizan bir şeydir, otokrasiyi güçlendirir, tek adamlığı güçlendirir. Bunun diktatörlüğe evrilmesini de zamanında beraberinde getirebilir. Denetlenmeyen bunca yetkinin olduğu rejime demokratiktir diyemezsiniz. Yolcuların çoğu tarafından beğenilmek insanı kaptan da yapmaz” ifadesini kullandı.  

Son yaşanan gelişmeler kapsamında yol haritası sorulan Dervişoğlu, “Aziz milletin hak ve hukukunu savunma yolculuğumu sürdüreceğim. Adalet peşinde koşmaya devam edeceğim. Adalet ve hukuk alanındaki eksikliklere sürekli vurgu yapacağım ve parlamenter demokrasi arayışımızdaki dozu arttıracağım" dedi.

"Erdoğan’ın kabaran iştahının sonuçlarını yaşıyoruz"

CHP’nin boykot kararı sorulan Dervişoğlu, şunları söyledi:

"Kendi tercihleridir. Ben boykot ve protestodan bahsettim. 'Cumhurbaşkanı, Anayasa’nın arkasından dolanma ısrarını sürdürürse, Anayasa çiğnenirse, Cumhurbaşkanı siyasi rakiplerini diskalifiye etmeye yönelik kabul edilemeyecek stratejileri yaşama geçirirse; muhalefetin yapması gereken şey cumhurbaşkanlığı seçimini protesto ve boykot etmektir’ dedim. Önüne 4 tane şey koydum. Demokrasi onun için istediği durakta ineceği bir tramvay. Durağı buldu ve indi işte. Yarın ne olacağı belli değil. Böyle bir hukuksuzluk ve güvensizlik ortamında ‘protesto ve boykot düşünülebilir’ dedim, kabul görmedi. Bazı partilerde şey var; ‘Şu seçimden şöyle çıktık. Anketler de bunu gösteriyor. Dolayısıyla biz bu seçimi kazanırız’ Bu iştah kabarması hali herkese bulaşmış. Geçen seçimde de böyleydi, yüzde 60-65 oylar vardı.

Cumhurbaşkanı, Anayasa’ya göre aday olamıyor. Aday olmasının iki yolu var. Bunlardan biri Meclis’in erken seçim kararı alması. Diğeri de Anayasa’yı değiştirmesi. Muhalefetin normal şartlarda erken seçim telaffuz etmemesi lazımdı. Yerel seçim sonuçlarına bakarak bunu ilk olarak muhalefet partileri dile getirdi. Anayasa konuşmamaları lazımdı. Ondan sonra Anayasa konuşulmaya başlandı. Bunu hem kamuya açık yerlerde hem de muhalefet partilerinin temsilcileriyle özel görüşmelerimde söyledim; bu alanlara girmeyin. Neden girmeyelim sorusunun cevabı da ‘Erdoğan’ın iştahını kabartmayın’dı. İşte kabaran iştahın sonuçlarını yaşıyoruz."

İYİ Parti’nin anketlerdeki durumu sorulan Dervişoğlu, özel bir anket yaptırmadıklarını ancak abone oldukları şirketlerin sonuçlarına göre oylarının yükseldiğini ifade etti. ANKA



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Bakan Şimşek'ten Özgür Özel'in 'MASAK' İddialarına Jet Yanıt

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, CHP lideri Özel'in 'MASAK raporları' iddiasına yanıt verdi. Şimşek, "Savcılık tarafından talep edilen MASAK raporları doğrudan savcılık makamına raporlanma...

RTÜK'ten, Özgür Özel'e 'medya boykotu' yanıtı

CHP lideri Özgür Özel’in Maltepe'deki mitingi yayınlamayan NTV’yi kastederek söylediği “Bu meydanı görmeyene gücümü göstereceğim. Son 4 dakika, 4 dakika” sözlerine RTÜK Başkanı Ebubekir Ş...


Maltepe Pikachu ile doldu taştı: 'Ben zaten hep seni seçmiştim Pikachu'

CHP'nin 2.2 milyon vatandaşla tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için yaptığı destek mitingine "Pikachu" damga vurdu. Birçok vatandaş mitinge Pikachu posteri ve dövizinin yanı sıra oyunca...

Özgür Özel merkez medyaya meydan okudu: 'NTV inat etti' boykot listesine girdi

Maltepe Mitingi'nde konuşan CHP lideri Özgür Özel, boykot listesini güncelledi. İki milyonun üzerinde yurttaşın katıdığı mitinge yer vermeyen merkez medyaya seslenen Özgür Özel, verdiği s...


Anne-Baba Dayanışma Ağı kuruldu: 'Çocuklarımıza dokunmayın"

İBB'ye yönelik operasyonun ardından yurt genelinde başlayan protesto gösterilerine katılan çok sayıda öğrenci darp edilerek gözaltına alındı, bazıları ise tutuklandı. Çocukları gözaltına ...

Ekrem İmamoğlu'ndan 'Maltepe' mesajı: Çok güzelsin İstanbul!

İstanbul Maltepe'de yüzbinlerce yurttaşın katıldığı büyük miting, Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun sosyal medya hesabından da yayınlanıyor. Silivri Cezae...


Ümit Özdağ, yapay zekayla hazırlanan videoyla Silivri'den seslendi

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Silivri'de tutuklu bulunduğu cezaevinden, yapay zekayla hazırlanan videoyla seslendi. Özdağ, düşman ceza hukuku uygulaması ile en üst cezayı alsa b...

'İBDA-C militanları ve polisler hakkında işlem yapıldı mı?'

CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından cevaplandırılmak üzere Meclis'e soru önergesi verdi. Emir, "Şehzade Camisi Saraçhane gösterilerine katılanlar ta...


Özgür Özel'den 'Ekrem İmamoğlu' sorusuna dikkat çeken yanıt: 'Kaçmaz, Erdoğan'ı sandığa kadar kovalar'

CHP lideri Özgür Özel, partisinin cumhurbaşkanı adayı ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasıyla başlayan ve tutuklanmasıyla devam eden süreci değerlendirdi. Özel, "Ekrem İma...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Can Yaman'ın bir ısırıkla cebine koyduğu para şaşkına çevirdi

Kariyerini İtalya'da devam ettiren oyuncu Can Yaman, Mısır'da bir peynir markasının yüzü oldu. Yaman'ın bu anlaşmadan aldığı ücret ise dudak uçuklattı. 'Erkenci Kuş' dizisiyle yıldızı par...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Gençleri tehdit ediyor: Akciğer sönmesi hızla yayılıyor

Pnömotoraks, yani halk arasında bilinen adıyla akciğer sönmesi, özellikle genç bireylerde, sigara içenlerde ve uzun boylu, zayıf erkeklerde sık görülüyor. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Kemal Karapınar, pnömotoraksın nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri hakkında uyarılarda bulunarak sigara ve elektronik sigaranın bu riski nasıl artırdığını açıkladı.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR