Yukarı
7

Av. Anıl Selek

Los Turcos ve Futbol

27 Ağustos, 2018

   Spor hayatımızın önemli parçalarındandır. Hayatımızda olmazsa olmazımız olan spor gelişmiş ülkelerde yaşam stili haini almışken maalesef ülkemizde ise sporla ilgimiz daha çok izleyici boyutunda.

   Kişisel düşüncem sporun amatörce yapılması yönünde ancak son dönemlerde küresel sermayenin diğer pek çok şeye el attığı gibi spora da el atması sonucunda artık spor özellikle de futbol amatör ruhtan uzaklaştı ve inanılmaz rakamların konuşulduğu bir sektör halini aldı. Ve maalesef oyunculardan, izleyicilere, yöneticilerden Devlete keyif olmaktan çıkıp adeta arena savaşlarına dönüştü. Sporcular adeta çok büyük bedeller için dövüşen gladyatörlere dönüştü, izleyiciler fiili ve ekonomik savaşı izlemekten hatta hayatında önemli bir yer vermekten memnun, Devlet de bu işten bahis başta olmak üzere kazanç elde etmeye çalışmakta. Buna rağmen sporun birçok güzellikler içerdiğini de göz ardı etmemek gerek. Spor barış, kardeşlik ve güzel duygularla birleştirici olduğunda hayatın en önemli renklerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

   Gençlik yıllarımın aksine futbolun hayatımdaki yeri ise neredeyse ilk 100’e bile girmese de sahip olduğum bilgi ve az da olsa merak zaman zaman futbolla da ilgilenmem için yeterli oluyor. Ancak yaşanan ilginç olaylar ve tarihsel süreçlerin beni daha çok cezbettiğini de göz ardı edemem.

   Futbola meraklı olanlar bilir İspanya’nın en köklü futbol kulüplerinden biri de Galiçya özerk bölgesindeki A Coruna kentinin takımı olan Deportiva La Coruna’dır. Zaman zaman büyük başarılara da imza atan bu kulübün bizim için en önemli özelliği ise bir Türk takımı olmasıdır. Evet yanlış duymadınız, Türk takımı! Nasıl mı? Biraz daha ayrıntıya gireyim o zaman…

   Deportivo La Coruna futbol takımı lakabı Los Turcos yani Türklerdir. Bunun sebebi ise Osmanlı döneminde yaşananlara dayanmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun egemen olduğu dönemlerde birçok mazlum halkın yardımına koştuğu bilinmektedir. II. Bayezid döneminde İspanya kralı ve kraliçesinin o dönem Yahudileri engizisyon mahkemelerinde infaz etmeleri üzerine II.Bayezid yahudilere el uzatarak Barbaros Hayrettin Paşa'yı İspanya'ya göndermiştir. Bu bölgede A Corûna şehrinin halkı Barbaros Hayrettin Paşa ve askerlerine yardımcı olurlar. Böylece aralarında tatlı bir dostluk yaşanır.

    Galiçya Bölgesi'nin bir başka şehri olan Vigo’lular ise bu yardımlaşmayı ve dostluğu hazmedemez A Coruna’da yaşayanlara hakaret amacıyla Türkler diyerek lakap takmaya çalışırlar. O dönemde bazı kafalarda Türklerin “barbar” olarak gösterilme çabasından dolayı A Coruna’lılara da siz Türkler gibi Barbarsınız, onlar gibisiniz diyerek alay etmeye çalışmışlardır. Ancak A Corûna şehrinin insanları Türk olmanın alay edilecek bir durum olmadığını, aksine gurur duyulacak bir şey olduğunu söyleyerek “Evet biz Türkler gibi Biz Türkler gibi güçlü ve cesur” diyerek Los Turcos lakabını benimsemişlerdir. Hatta iş daha da ileriye giderek Vigo halkını Portekizliler ile işbirliğine girdikleri gerekçesiyle hain ilan etmişlerdir.

    Yaklaşık 500 sene önce başlayan bu ezeli rekabet futbola da yansır ve Vigo kentinin takımı Celta Vigo ile A Coruna kentinin takımı Deportivo ezeli rakip haline gelirler. Türkler lakabı o kadar benimsenmiştir ki Deportiva’nın Yunan Takımı Panathinaikos ile yaptığı maçta Deportiva tribünleri dev bir Türk Bayrağı ile donanmıştır. Takım bugün hala Los Turcos yani Türkler lakabını kullanmakta, resmi internet sitelerinde Türkçe bir forumları bulunmakta ve Türk halkını çok seven bir takım olduğunu her fırsatta göstermektedirler. Zaman zaman maçlarında İstiklal Marşımızın okunduğu ve maç esnasında çoğunlukla Türk bayrağı açtıkları da görülmektedir.

   İşte arada 3.000 km kadar bir mesafe olsa da tarihsel süreçte yaşananlar sporun birleştirici gücü ile kaynaşıp harika bir dostluk görüntüsü ortaya koymuştur.

   Bu güzelliklere rağmen cebinde üç kuruşu varken, evine ekmek götürmeye zorlanan ancak futbol takımını izlemek için para harcayan, hatta bununla yetinmeyip rakip taraftar ile kavga eden, bazen kan bile dökenlere yaşanan bu ve benzer güzel olayları hatırlayıp, sporun kardeşlik ve barış olduğunu unutmamalarını salık veririm.

   Spor yaparken de müsabakaları izlerken de keyfini ve tadını çıkarmak yerine canını ve hatta bazen de b..kunu çıkarmamayı da unutmayalım.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Sedat Doğan Türkiye’ye döndü

Işın Karaca'nın kısa bir süre önce hakkında uzaklaştırma kararı aldırdığı ilk eşi Serhat Doğan, bir süredir Brezilya'daydı. Karaca'nın ikinci eşi Tuğrul Odabaş'ı tehdit eden Doğan, 2,5 yı...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kış depresyonundan korunma yolları

Kışın gün ışığının azalması depresyon riskini artırıyor. Sorunun; melatonin hormonunun düzensiz salgılanması ve beyinde biyolojik ritmi sağlayan bölgenin yetersiz uyarılması nedeniyle oluştuğu düşünülüyor...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR