Yukarı
44

Türkan Başyiğit

Yaşasın Cumhuriyet

29 Ekim, 2018

   1856 yılında Kırım Savaşı’ndan sonra ilk kez dış borç alan Osmanlı imparatorluğu, borçlarını ödeyemediği için 1881 yılında ekonomik bağımsızlığını kaybetti. Duyunu Umumiye teşkilatı kuruldu. Her şeyin bittiğinin düşünüldüğü anda İmparatorluğun Makedonya topraklarında doğan bir çocuk gelecekte emparyalizme karşı 20. yüzyıldaki ilk Kurtuluş Savaşı’nın lideri olarak mazlum milletlerin savunucusu olarak ülkesinin kurtarıcısı olacak ve modern  Türkiye’nin kurulmasını sağlayacaktı. MUSTAFA KEMAL…

   Yıkılmakta olan bir ülkede yetişen Mustafa Kemal her vatansever gibi ülkesi üzerine düşünüyordu. Başarılı bir öğrenciydi. Daha askeri okul yıllarında arkadaşlarıyla aralarında oynadıkları bir oyun vardı. Bugünün deyimiyle bir strateji oyunu.. Mustafa arkadaşlarına görevler dağıtırdı. Kimi Maliye kimi Savunma, kimi Eğitim Bakanı olsa neler yapacağı üzerine konuşurlardı. Bir gün arkadaşlarından biri peki sen hangi görevde olacaksın: Verdiği yanıt netti. Ben size bu görevleri dağıtan mevkide olacağım. Harbiye yıllarında gazete çıkarttılar. Yakalandılar. Hapse atıldı. Savaş nedeniyle çıktı. Suriye cephesine gönderildi. Vatan sevgisini Namık Kemal’den öğrenmişti. Bir dernek kurdu. Adı Vatan ve Hürriyet idi. Makedonya’da İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurulduğunu öğrenince ona katıldılar. Daha 1907 yılında toplanan İttihat Terakki’nin gizli toplantısında  CUMHURİYET fikrini savunmuştu.

   Cumhuriyet fikri çok gençlik yıllarında oluştu. 1907 yılında İttihat Terakki Cemiyeti’nin gizli toplantısında ülkenin kurtuluşunun cumhuriyetin ilanından geçtiğini ifade etmişti. 1918 yılında tedavi görmek için gittiği Karlsbat’ta tuttuğu günlükte “ Birgün elime bir yetki geçerse ani bir darbeyle cumhuriyet ilan edeceğim” yazmıştır.. O fırsat eline Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından ülkenin işgal edilmesinden sonra geçecektir.  Daha Erzurum Kongresi günlerinde Mazhar Müfit Bey’e madde madde yapacaklarını yazdıracaktır.

   Ülkenin sözde aydınları ve yöneticileri Amerikan Mandası mı İngiliz Mandası mı olsun diye tartışadursun O “geldikleri gibi giderler” diyecektir. Ve Anadolu insanı onun liderliğinde destan yazacaktır. Avrupa’nın Türkleri Anadolu’dan atma hayalleri son bulacaktır. Sihasız,cephanesiz ve yorgun bir halkla savaşın kazanabileceğine kimse ihtimal vermezken o kazanacağını biliyordu. Amasya Genelgesi ve Kongreler döneminde “Milletin geleceğini Milletin azim ve kararı kurtaracaktır” maddesi aslında CUMHURİYET tanımıdır. Amasya Genelgesine imza atan yakın arkadaşları sonrasında Cumhuriyet kurulurken Atatürk’e muhalefet edeceklerdir. Atatürk kimseyi kandırmamıştır. Ama bazıları hep kandırılmıştır. 23 Nisan 1920 de TBMM açıldığında İngiliz ajanları ülkelerine rapor yollamıştır. Kemalistler Anadolu’da CUMHURİYET ilan etti.  Ne tuhaftır ki henüz Anadolu halkı Cumhuriyet kurduğunun farkında değildir. Çünkü İstanbul’da padişah vardır. Meclis-i Mebusan vardır. Ve bu sürecin geçici olduğunu sanmaktadırlar. Tarih bilgisi bugün de bize geçmişten ders çıkartmamız için gereklidir.

   Sovyet Elçisi Aralov savaş bittikten sonra Sosyalizme geçmeyi düşünür müsünüz?diye soracaktır. Savaş döneminde ilişkiler iyi olmasına rağmen Atatürk risk alarak “Rus köylüsü ile Anadolu köylüsü farklıdır.Biz Sosyalizme geçmeyiz” diye net tavır koyacaktır. Halkının mutluluğunu hedeflemiştir ve bunun için en doğru sistemin Cumhuriyet rejimi olduğunu bilmektedir. Ne İngiltere gibi Kral ve Parlemento’nun birarada olduğu bir sistemi tercih etmiştir. Ne de ABD örneğindeki Başkanlık  Sistemi’ne geçmemiştir. Kendisine padişahlık önerisini red etmiştir. Diktatörlük ya da 1930 ların modası faşişt sistemleri seçmemiştir. Fransız İhtilali’nin ulus devlet modeli ile tarihsel benzerlik vardır. Orada da Krallık yıkılmış ulus devlet kurulmuştur. Türklerin devlet geleneklerinde Divan( Bakanlar Kurulu) hep vardır. Bugün Türkiye sadece parlementer demokrasiden değil kuruluş ayarlarından da uzaklaşmıştır.

   Savaş bittiği gün  “Asıl savaşımız şimdi başlıyor” diyerek  toplumu yüzyıllardır kemiren saltanat ve hilafete son vermeyi hedefliyordu. Ayrıca yakılan yıkılan bir ülkenin yeniden inşa edilmesi, fakir halkın zenginleştirilmesi gerekiyordu. Mustafa Kemal Türkiye’yi çağdaşlaştırmak için bir dizi devrim hareketine girişirken çıkarları bozulanlar hep tepki gösterip ayaklanma çıkaracaklardı. Mustafa Kemal’e İzmir’de bir suikast girişimi bile gerçekleştirecektir. Bu suikastten sonra “Benim naciz vücudum elbet birgün toprak olacaktır. Fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır.”demiştir. 1927 yılında CHP Kurultayında NUTUK’u okuyacaktır. İlk kez bir Lider yaptıkları konusunda Millete hesap verecektir. Nutuk bu açıdan değerlendirilmelidir. Demokrasilerde liderler millete hesap vermek zorundadır. NUTUK son cümleleri Gençliğe Hitabe’dir. Kurduğu Cumhuriyeti Gençlere emanet etmiştir. Yazdıkları yaşadıklarıdır. Tarihten ders alınmazsa tekrar edebilir. Bu kez kurtuluş reçetemiz nettir. Muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki asil kanda mevcuttur. O kan ise son günlerdeki tartışmaların çok dışında Atamızın sözleriyle “Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlatları, hep aynı cevherin damarlarıdır.”

   Yaşasın Cumhuriyet…



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Büşra Pekin evleniyor

Adını Çok Güzel Hareketler'in ilk bölümlerinde duyurmayı başardıktan sonra çeşitli projelerde yer alarak yıldızını parlatan Büşra Pekin, uzun süredir birlikte olduğu Ersay Üner ile evleni...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Halsizlikle başa çıkmanın yolları

​Özellikle genç yaştaki insanlarda sık sık görülen halsizlik dikkate alınmayan bir hastalıktır. Ancak uzmanlar halsizliğe ciddi hastalıkların neden olabileceğini söyledi. Peki halsizlik neden olur ve belirtileri nelerdir? Halsizliğe iyi gelen besinler nelerdir?

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR