Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Vatandaş Bekçilerden Şikâyetçi! 

23 Kasım, 2019

Düdük çalmayı öğretmeden kelepçe, silah verirsen olacağı budur!..

Kendine hâkim olamayan kişilere önemli bir sorumluluk verildiğinde kötü sonuçların ortaya çıkabileceğini görüyoruz. Bekçilik sisteminin mahalledeki ahaliye ayar veren, muhbir konseptli bir yapıya dönüşmemesinin garantisi var mı?

Üç yıl önce sokaklara dönen bekçi sayısı 21 bini geçti. Ancak vatandaşlar bekçilerin davranışlarından şikâyetçi… Çünkü görevlerini ve yetkilerini aşan işler yapıyorlar.
Görevi vatandaşın huzurunu sağlamak olan bekçiler, makamını vatandaşın huzurunu bozmak için kullanıyor.  

Vatandaş diyor ki; Bekçiler özellikle gençlere karşı bir sorgulama davranışı içindeler. Gençleri durdurduklarını gördüğüm de ben de davranışlarını izliyorum.

Google’a “bekçilerden şikâyet var” yazınca birçok sinir bozucu farklı olaylarla karşılaştım. Lise mezunu adamları alıp, 1 ay eğitim verip, beline silah koyup, yetki verip, sokaklara salıyorlar…

Merak edip, Bekçi Salih’e sordum;

Bekçilik eğitimlerinde hangi ders alanları var?

Mevzuat ve silah eğitimi…

Soru: Silah olarak ne verildi?

Girsan mc 28

Soru: Silah eğitimi ne zaman başladı?

Eğitimimizin 2. haftasından itibaren silah eğitimi başladı.

Soru: Eğitim toplam kaç ay?

Eğitim günü olarak hesaplanıyor. 20 iş günü eğitim alacağız. Hafta sonları tatiller vs sayılmıyor. 1 ayı buluyor bekçilik eğitimleri…

Soru: Silah, kılıf, kıyafet, palaska vs veriliyor mu?

Evet, bekçi adaylarına hepsi veriliyor.

Vatandaş diyor ki; “mp5 dediğiniz silah bildiğin otomatik silah. Kalabalık bir ortamda tetiğe basılmasıyla kaç kişinin canını alır belli değil. Burada anlatmak istediğim bu ülkenin polisi ve jandarması var. 20 iş günü eğitim alan bir kişiye bu silahların verilmesi ne kadar doğru? Eğitimsiz içeriği de silah ve mevcut eğitim hiçbir psikolojik ve sosyolojik eğitim yok. Umarım ellerindeki silahın verdiği özgüvenle millete bela olmazlar.”

Hayatları boyunca sorumluluk almamış insanlara böyle bir güç verince kendilerini bir şey sanıyorlar. Bekçiler vatandaşı keyfi yargılıyorlar, ceza veriyorlar. Kendilerini iktidara ispatlamaya çalışıyorlar. Amaçları iktidarın gözüne hoş görünmek…
Ellerinde makbuzla park cezası kesiyorlar. Sokakta, bar ya da kahve önünde toplanmış insanlara ‘Girin içeri, burada sigara içemezsiniz’ diye bağırıyorlar. 
Ve bunun benzeri vatandaşın yaşamına müdahaleler yapıyorlar.
Bekçiler bir köşeye geçip gelenden gidenden kimlik istiyor. Bu yönetmelikte tanımlanan "şüphe üzerine" durumu değildir. Kafasına göre takılan bekçileri ben de gözlemledim. Bekçi birini durduruyor kimlik istiyor eee şüphesi ne peki "tipi meymenetsiz" olduğu için mi? Yoksa bir hareket mi tespit etti?
Bir rahatsızlık mı duydu, bir durum mu gördü? 
Yoksa kafama göre takılıyorum durumu mu?
Vatandaş neye göre, kime göre şüpheli? 
Kanun bu yetkiyi bekçiye tanımamış. Yargıtay, 'Bekçi kimlik kontrolü yapamaz' kararı almış. İçişleri Bakanlığı ise 'şüphelilere sorabilir' diyor… Neye, kime göre şüpheli?

Madde 23-"Haklarında tevkif ve yakalama müzekkeresi çıkarılmış kimseleri gördükleri takdirde yakalar ve karakola teslim ederler." dese de,
Emniyet Genel Müdürlüğü de diyor ki; "Mahalle Bekçileri Yönetmeliği'nin 16'ıncı maddesindeki hükme göre bekçilerin şüpheli şahıslara kimlik sorma yetkileri mevcuttur!"
Ve Emniyet İzmir'de 9 Mayıs 2018'deki yaşanan olay hakkında 35'inci Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen kararın sadece tek olayla ilgili münhasır bir karar olduğunu belirtiyor. Haydaaaa!.. Demek ki bekçiler hakkında mahkemeye yansıyan şikayetlerin fazla örneği olmadığı için emniyette "bir kereden bir şey olmaz!" diyor!..
Mahkemenin mi, yoksa emniyetin mi dediği uygulanacak hadi bakalım! Bu farklı kararlar bekçi ve vatandaş ilişkisini huzura erdirecek mi?

Vatandaş diyor ki; “Bekçilerin asıl görevi olan mahallenin huzurunu, esnafın can güvenliğini, vatandaşın rahat alışveriş yapmasını sağlaması gerekirken, bu tehditvari yaklaşımı manidardır. Düzmece tutanak tutan, baskıcı uygulama yapan, görevlerini kötüye kullanan bekçiler tespit edilmelidir.”

Vatandaş diyor ki; “Haftalardır gördüğüm ve dikkatimi çeken olay gece yarısına yakın eve geldiğim zamanlarda sokaklarda 4-5 kişilik bekçi grupları oluyor ve bunların 2-3 tanesinde mp5 silah veya adını bilmediğim başka bir uzun namlulu silah oluyor. İstanbul Bahçelievler’de oturuyorum ve nasıl bir tehlike bekleniyor ki bu bekçiler böyle silahlarla dolaşıyorlar.”

“Çingeneye beylik vermişler, önce babasını asmış” demiş atalarımız değil mi? ‘Silah kullanmakta tereddüt etmeyin’ talimatıyla göreve başlayan bekçiler işinin ehli değilse ve taşıyabileceklerinden fazla yetki ve sorumluluk alıyorsa ne yapacağını şaşırır ve zarar verir.

İstanbul Emniyet Müdürü göreve başlayan bekçilere diyor ki; ”Mevzuatı iyi bilin. İyi niyetli olursanız hiçbir sıkıntı yaşamadan çok güzel görev yaparsınız. Kılık, kıyafetiniz, hitabınız, gelişiniz, gidişiniz her şeyinizi çok iyi kontrol edin. Biz ve devlet, vatandaşa, halka hizmet için varız. Vatandaş için biz buradayız. Vatandaşa; amca, dayı gibi kelimeleri kullanmayın. Onlara beyefendi ve hanımefendi diye hitap edin. Yanlış iş yapmayın. Yanlış iş yapanın bizimle yürüme imkânı yok” gibi ilkeli mesleki öneriler de bulunsa da, bekçilik mesleği eğitimin süreçlerinin donanımıyla ilkeli hale gelir. Kısa sürede verilen bekçilik eğitiminden pedagojik ve sosyolojik davranışsal sağlıklı geri bildirimler beklenir mi?

İşin tehlikeli boyutunda bakın mevzuat ne diyor; “Bekçiler polislerle aynı statüye sahiptir. Bekçilerin de günlük yaşantılarında beylik silahları dışında farklı silahları taşıma yetkileri de vardır.” Mevzuatta yer alan uygulamaya göre demek oluyor ki, görevi dışında sokakta silahlı dolaşanlara 32 bin bekçi daha eklendi! Kısaca AKP hükümeti tarafından kurulan bu sistemin kendi silahlı akgücünü oluşturduğunu düşünüyorum.

Bekçilerin görev ve yetkileri karşısında vatandaşın da hakları vardır; Bekçilerin herhangi bir araması yapma yetkisi yoktur. Dolayısıyla üstünüzü, aracınızı, çantanızı vs. aramak isteyen bekçiler olduğunda bunu yapmaya yetkilerinin olmadığını bilmemizde fayda olacaktır. Bütün bunlara rağmen arama yapmak konusunda ısrarcı olan bekçiler olduğunda, hangi gerekçeyle arama yaptığını tutanak altına alınmasını isteyiniz. Bu durumda da kimliğini göstermek istemeyen, istediğiniz tutanağı düzenlemeyen bekçi/ler için amirleri olan polis memurlarına durumu bildirerek, yapılan işlemin tutanak altına alınmasını isteyebilirsiniz. Bu tutanak ile 682 Sayılı KHK hükümleri uyarınca işlemi yapan bekçi hakkında disiplin soruşturması yapılması talebinde bulunabilir aynı zamanda TCK 257/2 hükmü uyarınca da Görevi İhmal suçundan veya TCK 120 hükmü uyarınca haksız arama suçundan savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Yeni sevgilisiyle fotoğraf paylaşarak nispet yaptı

Kısa bir süre önce Burak Dayı ile aşk yaşamaya başlayan oyuncu Merve Boluğur, sosyal medya hesabından sevgilisiyle yeni bir fotoğrafını paylaşarak nispet yaptı. Murat Dalkılıç ile 2 yıllı...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Asansörden 71 kişiye virüs bulaştı!

Amerika Coronavirüs Hastalık Kontrol Merkezi'nin bir araştırmasına göre, ABD seyahatinden dönen bir Çinli hiç teması olmadan 71 kişiye koronavirüs bulaştırdı. Araştırmaya göre virüs havada uzun süre asılı kaldı ve asansörden yayıldı. Çinli doktorlar hastalığın ABD'den geldiğini ise, virüsün türünden anladı.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR