Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Türkiye bu kadar basit bir ülke mi?

10 Nisan, 2019

   Türkiye bu kadar basit bir ülke mi?

   Yaşadıklarımız akıllara ziyan!..

   Lider olmanın sırrı sadece zekâda değil, bununla birlikte özenli davranışlarda saklıdır!

   Her ideolojide kötü niyetli insanlar olduğu gibi dürüst insanlar da vardır.

   İyi insanları ayırt ederek, bir araya getirmeliyiz… Kötülükten, kötülerden basit davranışlardan bu ülkeye fayda gelmez…

   Lider olmak da herkesin harcı değil!..

   Yıl 1927. Mustafa Kemal Atatürk ileri görüşlü bir lider.

   Aşağı yer alan fotoğrafta yer alanlar, sebep-sonuç nedenlerine dayanan, O’nun ileri de olacakları hesaplayarak, yaşanabilecek olaylara hazırlık yapmamız gerektiğini geleceğe not olarak düştüğü belgesidir.

C:\Documents and Settings\USER\Desktop\MART NİSAN 2019\ATAMMM.jpg

   Daha iyi anlıyorum ki Mustafa Kemal Atatürk aynı zamanda analiz etme ve çözüm üretme becerisine sahip büyük bir liderdir!.

   Atatürk ülkemize, kurduğu Cumhuriyete çok erken veda etti!.. Emanet ettiği mirasa, değerlere, sisteme sahip çıkamamanın,

   O’nu yeteri kadar anlayamamanın ceremesini bizler çekiyoruz.

   Oysaki ‘O’ o günlerden, bugünlere gelişimizin nedenlerini, sonuçlarını, gerilememizin sebeplerini öngörerek, bizleri yeterince uyarmıştı...
Atatürk olayların gidişatından, sonucun ne olacağını saptayan ve bu sayede ileride ortaya çıkabilecek olay ve durumları sezen; ona göre hareket eden büyük liderdir. ’’Yolunda yürüyen bir yolcunun, ufku görmesi kafi değildir. Muhakkak ufkun ötesini de görmesi lazımdır’’sözüyle geleceğe bakış açısını ortaya koymuştur.

   Ufkun gerisinde kaldık!..

   Bizlerin ise geleceğe bakış açımız endişe üzerine kurgulandı!...

   İşsizlik tavan yaptı… Endişe!

   Sanayi üretimi çöktü... Endişe!

   Ekonomi siyasal körlüğe bulaştı…

   Tarım ve hayvancılık bitirildi… Endişe!

   En önemlisi huzurumuzu çaldılar!.. Endişe!

   Endişe çok ve biz hala boş işlerle uğraşıyoruz!

   Türkiye bu kadar basit bir ülke mi?

   Türkiye her seferinde hızla sert ve çatışmalı bitmeyen seçim süreçlerine sürüklendi, çok yaralar aldı…

   Acı olan, ülkeyi yönetenler hala üretim tarafını değil, tüketim tarafını düzenlemeye çalışıyor.

   Önce devlete ithalatçılık yaptırdılar, sonra da manavlık. İkisi de yanlış işler ve ülkemiz için çözüm değil.

****

   Akıllara ziyan hallerimiz var…  

   Yazmak tüketiyor beni bazen!

   Kelimelerin arsızlığı ruhumu köleleştiriyor.

   Sevinmeyi, sevmeyi unutmuş derbederiz, derbeder…

****

   İktidar için İstanbul'u kaybetmek, rant şuurunu kaybetmektir!..

   Çünkü ülkeye rant şuuru ile bakıyorlar ve milleti tehlikeli sulara itiyorlar!..

   Milleti tehlikeli sularda yüzdürmeye çalışmanın ne yeri, ne de zamanıdır!..
İstanbul tapulu malınız değil!.. 
   Milli iradenizi(!) saygıya ve sağduyulu olmaya davet ediniz lütfen!..
   Sakın ha kimsenin burnu kanamasın!..
   Kışkırtmayınız ümmetinizi…
   Ekonominin ucundan biran önce tutun da düzelsin be abi...
   İşinize bakın efendim, asıl işinize dönün...

   17 senedir her seçimi AKP yönetti!

   Seçim öncesi devlet olanaklarını istediği gibi kullandı.

   Şimdi de çıkmış “hile var, yeniden sayalım” diyor.

   Hah, çok komiksiniz!..

   AKP'nin olduğu yerde hani yalan ve hile olmazdı!.. “Parmak boyası kullanılsın” dedik, hani çok emindiniz sisteminizden, kendinizden…

   AKP-MHP oylarıyla yasa çıkarttınız… Çıkartılan yasada hileye açık olduğu belirtilen birçok maddelerden ikisi "Mühürsüz zarf ve oy pusulalarının geçerli kabul edilecek olması, seyyar seçim sandıkları" kuşkuları güçlendiren maddelerden sadece ikisi!.. O kadar yasa çıkardınız yine mi olmadı?

   Mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılması için yasa çıkarılması ne anlama geliyor?

   Oyların tekrar sayılmasını istiyorlar o da olmayınca haydi seçime gidelim…

   Neden acaba?

   Seçim serbest, kazanmak diğer partilere yasak mı?

   O zaman haydi 17 yılı da sayalım!..

   Hazineyi sayalım!..

   -Yok.

   Ülkenin borçları sayalım!..

   -Olmaz.

    İhalelerin zararlarını sayalım!..

   -Hain.

   Belediyelerin borçlarını sayalım!..

   -Fetöcü.

   İşsizlik ve fakir oranlarını sayalım!..

   -Terörist.

   Banka kredi borçlularını sayalım!..

   -Tık yok.

   Ülke popülizm denizinde boğuluyor!

    Biz hala seçim sonucunu hazmedemeyenlerin karın ağrısına katlanıyoruz.

   Halkın iradesine, seçme hakkına saygı gösterin.

    Üretmeyen avanta peşin de koşan bir toplum yarattılar. Geleneksel yapının genetiğini bozdular.

   AKP rant ticaretine dönüşen bir saadet zinciri sisteminde sürekli Kuran’a yemin ederek ilerliyorlar. Üretim derdi yok, her şeyi rant, din ve ırkçılık ticareti üzerine kurulan düzeneklerle ekonomi bitik halde…

   Bize Anya, onlara Konya düştü!.. Devlet bu kadar sığ bir anlayışla yönetilir mi? Ne bir plan, ne bir strateji ne de halkın refahına uygun politikalar yok yok yok!..

   İlim irfan sahibi, “kendinize gelin ya hu” diyecek kimseler yok mu etrafında? Türkiye’yi yönetmek bu kadar basit olamaz…

   Mahatma Gandi’nin şu özdeyişi, gibi ben de “Kimseye, kirli ayaklarıyla beynimde gezme fırsatı vermem.”

   Türkiye kirliliklerinden arınmalıdır. Türkiye’nin garantisi kendisini Türkiye’deki toplumsal gelişmelere paralel gündemini yenileyen, ülkenin geleceğe taşınmasına katkıyı sağlayan, bilimde, teknolojide, sanatta dinamiklerini harekete geçirenler olacaktır.

   Ülkesi ve yurttaşı için her şeyi yapan parti ve örgüt yapıları ile ancak çıkmaz içinde debelenmekten kurtuluruz.
   Yeni bir insanca yaşam hikâyeleri yazmanın tam zamanı…
   Demokratik bir ülkede, özgürlük içinde, birlikte yaşamaktan başka çaremiz yok.

   Güzelliklerine doyamadığım ülkemde, üreten düşünen, paylaşmayı bilen, insan sevgisiyle yüreği dolu, vicdanlı, iyi insanları için, vatan sevdalıları için, baharları koruyalım, başka bahar yok!

   Pablo Neruda’nın ifade ettiği gibi ''Bütün çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelişini engelleyemezsiniz.''
   AKP, İstanbul'da bir şey kazanacağı için değil, aklı sıra 25 yıllık yolsuzluk dosyalarını temizlemeye çalışıyor. Zaman kazanıyor, seçim kurullarını meşgul ediyor.

   Davul da, tokmak da iktidarda iken, kim yolsuzluk yapabilir ki?

   Parti çıkarları üzerine kurulu politikalar ülkede AKP, MHP gibi yapıları yeteri kadar raydan çıkardı!..

   Ekrem İmamoğlu kendisine karşıt görüşten kimseyi ötekileştirmeyen, yumuşak tabiatlı, hoşgörülü, çatışmalardan beslenmeyen, çalışkan bir lider!.. Toplumun ihtiyacı olan huzuru ve sevgiyi inşa ederek çalıştı, siyasette iyi bir ‘rol model’ olduğunu düşünüyorum.

   Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı yöneten ve yönlendiren bir parti olmalıdır.

   İç dinamiklerini yenileyerek yeni bir manifesto yazmalı, değişimi sağlamalı, Türkiye halklarına dokunarak güç ve güven kazanmalıdır.

   Türkiye'nin kucaklayıcı ve kapsayıcı politikalarıyla beraber, “Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarını” eşit düşünen, vatandaşa eşit hizmet üreten bir lidere ihtiyacı var.



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Pelin Karahan fiziğiyle şaşırttı

Bodrum'da tatil yapan Pelin Karahan, güneşlenirken uyuyakaldı. 2 çocuk annesi oyuncu, sahilde kısa bir süre de olsa yalnız kalmanın keyfini çıkardı. Bodrum'da tatil yapan Pelin Karahan...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Kalp hastalıkları riskini azaltıyor

Genellikle bir sebze olduğu düşünüldüğü halde, salatalık aslında bir meyvedir. Salatalık yararlı besinlerin yanı sıra, bazı koşulların tedavi edilmesine ve hatta önlenmesine yardımcı olabilecek bazı bitkisel bileşikler ve antioksidanlar bakımından yüksektir. Peki, Salatalığın faydaları nelerdir? Merak edilen tüm detaylar haberimizde...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR