Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Karaktersiz siyaset

09 Aralık, 2018

   İnsanın kişiliği karaktersiz olunca, yaptığı işte karaktersizleşiyor…

   Kılıçdaroğlu’nun da dediği gibi  'Kendi partisine ihanet eden karaktersizler'in hala parti de olduğuna şahit oluyorum.

   Siyasi partilerin her seçim öncesi akrobasi taktikleri, aday adaylarına bypass uygulayıcı kararları partiye olan bağlılığı ve inancı zedeliyor.

   Birleştirici mi olacağız, ayrıştırıcı mı?

   Rüzgârgülleri gibi unvan kazanan yalakalarla toplum yararı gözetilir mi?

   Örgütü kişisel hesaplarının peşinden sürükleyenlerle iktidar olunur mu?

   Sırf iktidar olmak için, partisel ve kişisel yararları gözetenlerle hedeflenen sosyal demokrasi ve güçlü toplumsal bağlar kalır mı?

   Tabii ki hiçbir siyasi parti ve üyesi “ben kendim için buradayım” demez...

   Hiçbir siyasi parti “toplumsal çıkarlar” dışında çalıştığını kabul etmez.

   Yandaşlarına, partililerine yaptıkları partizanca hizmetleri, iş takiplerini, adam kayırmaları falan “memleket hizmeti” olarak görürler.

   Siyasetin karaktersiz yüzüne teslim olurlar!...

   Partilisi olmayanın önünü kestikleri gibi çıkarlarının çatıştığı yerde partilisinin de önünü keserler.         Halka eşit mesafe hizmeti iki dudak arasında bilirler…

   İktidar koltuğuna yapışırlar ve kendi “gerçeklerini” yaratırlar.

   Koltuğuna yapışan “artık güç bende” havasına girer.

   “Ben yaparım olur” mantığıyla hareket etmeye başlarlar.

   Bulunduğu makam çoğu siyaside “körlüğe” neden olur.

   Tavsiye yumuşaklığında, talimat yağdıran siyasilerle güç birliği yapılır mı?

   Sol gösterip, sağ vurmaya aday kalenin içinde gizli kapaklı iş yürütenlerle seçim kazanılır mı?

   Onlar dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan da olurlar.

   En kötüsü de siyasilerin seçimi kazanmak için her şeyi mubah saymasıdır.

   Demokrasilerde ise hiçbir iktidar mutlak değildir. Demokrasi, halkın özgür iradesiyle seçim yapabildiği rejimdir. 

   Özgür irade yoksa demokrasi de yoktur. Özgür akıl yoksa halk da yoktur. 

   İnsan kalabalığı bir toplum demek değildir. Toplum, özgür akılla hareket eden özgür iradelerin örgütlü oluşudur. 

   Zihniyet değişmeli... Zihniyet değişmezse hiçbir şey değişmez...

   Siyasi partilerde iki dönem kuralı zorunlu olmalıdır.

   Türkiye'de yaşanan sorunların kaynağında, koltuğuna yapışıp, ‘ölünceye kadar burada kalacağım’ diyen liderler bulunuyor.

   ‘‘Koltuğa yapışıp ölünceye kadar burada oturacağım’’ zihniyetine sahip, koltuklarını bırakmayan liderler sürekli problem üretiyor.

   Fedakârlık yapan, gençlere fırsat veren lider yok!..

   Türkiye'deki problemlerin çözümü, parti liderlerinin anlayışının değişmesine bağlıdır. Çünkü oturdukları yerde durdukça problem üretiyorlar. Birbirleriyle el ele verme yerine, mesafeyi açma görevine devam ediyorlar.

   Siyasetin, kadro, yaş ve anlayış olarak yenilenmesi, eski olanın gitmesi gerekiyor.
Halktan aldığı irade yetkisini kullanacak insanlar zihnen ve bedenen güçlü olmalılar.
Bu nedenle iki dönemden fazlası insan yaşamının metabolizmasını ve kimyasını olumsuz etkiler.

   Siyasi partilerde belediye başkanlığı ve milletvekili süreci için iki dönem kuralı zorunlu olmalıdır!

   İki dönem kuralı siyasi partilerde olduğu gibi, meslek odalarında ve sivil toplum kuruluşlarında da uygulanmalıdır.

   Siyasetin kast sistemi oluşturması, gücün bir merkezde yığılması ve üreticiliğin tırpanlanmasını önlemesi açısından iki dönem kuralını önemsiyorum.

   Bu kural siyasette istişare kültürünün gelişmesini sağlar ve parti ilkelerine itibar kazandırır. Gençliğin önünü açar. 

   Seçimlerde yok babasının oğlu yok amcakızı, Ahde vefa, ahbap Çavuş ilişkilerine dayanan ve özellikle tercih edilen aday profillerinin, gerçekten kamuoyunda karşılığı olmadığını, temiz ve ilkeli siyaseti benimsemediklerini, niteliği olan isimler olmadıklarını biraz geç fark ediyoruz...

   Hatta bazı adayları sanki kadrolu, her seçimde aynı kişiler aynı yerde aday oluyor. Aday gösteren, seçen ve seçtirenler hep aynı kişiler... Meclis üyeliğinde aynı kişiler Milletvekilliğinde aynı kişiler, Belediye Başkanlığında aynı...
   Bıkmadınız mı her yere aday olmaktan?

   Miladi dolmuş yüzler umut olmamalıdır.

   Genç ve dinamik bir Türkiye için gençlerin önünü açmanın gerektiğine inanan iki dönem kuralı gelmelidir.

   Akşam yatağa yatınca daha iyi neler yapabilirim diye düşünüyorum. Tren gidiyor, son istasyonlara geliyorsun artık…
   İyi işler yapmak için illa belediye reisi olmak şart değil, herkes kendi işini iyi yapsın yeter.

   En önemlisi de partiler arasında beraberliği, şeffaflığı sağlamayı hedeflemek, onurunla gitmeyi öğrenmek gerek!.. 

   ****

   Marko Polo, 25 yıl kaldığı Moğol ülkesinden İtalya'ya dönerken,
   - Kubilay Han "bize ülkeni anlatmıştın, halkına da bizi anlatacak mısın?" der.
   Marko Polo da der ki:
   -"Elbette anlatacağım ama onlar anlayacaklar mı bilemem, çünkü hikâyeyi taşıyan dil(ağız) değil kulaktır."

   ****

   Buca Muhtarlar Derneği’nin düzenlediği ve her siyasi görüşten belediye başkan aday adaylarını da buluşturan kahvaltı dostane havada geçti.

   Dernek Başkanı Serkan Dağdelen ”Muhtar arkadaşlarımla birlikte biz Buca’nın gönüllüleriyiz. Buca için bir çatı altında toplandık. Buca’nın birlik ve beraberliğinin Türkiye’ye örnek olduğunu, siyasetin ikinci planda olduğunu, önemli olan Buca’nın ön planda olması için platform yaratmaktı, bunu da biz sağladık. Bizim amacımız Buca, Her şey Buca için diyoruz…

 

 



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Şevket Çoruh’u ‘Kemal Sunal’a benzettiler

'Arka Sokaklar' dizisinin Mesut Komiseri oyuncu Şevket Çoruh, Instagram hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla yılların nasıl da hızlı geçtiğini gözler önüne serdi. Instagram’da çok faal olm...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Akneye karşı etkili yöntemler

​Halk arasında ergenlik sivilcesi olarak bilinen ‘akne’ 12-25 yaş arası bireylerin yüzde 85’ini etkileyen ve ergenlik döneminde en sık görülen deri hastalıklarından biri. Çoğunlukla genetik faktörlerin neden olduğu bu minik davetsiz misafirler kişinin yaşam kalitesini ciddi ölçüde bozabiliyor...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR