Yukarı
4

Aydan Tuncayengin

Bencilsiniz!

19 Kasım, 2018

   Şucu-bucu olma egolarınız yüzünden güzel ülkemiz elden gitti.

   7 Haziran 2015 de elimize geçen fırsatı-gücü, birlik ve beraberliğe dönüştüremedik. 

   Bunu fırsat bildiler ve 1 Kasım 2015'e kadar bizi terörle, ölümle korkuttular.

   Ardından 15 Temmuzla  "benden değilsen sana ekmek de yok" dediler!...

   24 Haziran seçimi için de planlıydılar. Hem MHP ile ittifak yapıp güçlendiler, hem de ittifak yaptığı partiyi ikiye bölerek IYI partiyi çıkardılar ve sazanlara yem yaptılar... 

   Böylece seçmenin tercihini daha daha böldüler. 

   Böl, parçala, yönetin son sürecine Türkiye'yi hazırladılar.

   Adil olmayan seçimi medya ayağı ve devlet ayağı ile hersey legal-miş gibi yönettiler ve maçın sonunu önceden garantilediler.

   Sürekli aynı sorunlardan şikayet ediyoruz da nedense aynı çatı altında birbirimize yanaşmıyoruz. Birbirimizin koluna girip yürümüyoruz.  

   Bencillikten kurtulup bir olmak/biz olmak için, ülkemiz ve çocuklarımızın geleceği için  çabalamıyoruz.

   Tarihin kanlı sayfalarına bakıp hala kurtulamadığımız Şucu-buculuğumuzla elimize ne geçti? 

   Ömür sürecimiz  hepimizin alnına yazılan değil mi?

   Yaşadığımız zamanı birbirimize kötülük ederek geçirince, İnsanca yaşam konforumuz yükseliyor mu?

   İnsanca yaşamanın, ne dini, ne de partisi var kardeşim!

   İnsanca yaşamanın kuralı, önce insan olmayı öğrenmektir.

   ****

   Gelir adaletsizliğinin ayyuka çıktığı bu dönemde, "kıt kanaat" modelinin güncellenmiş halidir insanca yaşamak. 

   Zengin/yoksul ayrımının temelinin sorgulanmadığı; ya gereksiz bir "herkes eşit olsun, herkes aynı arabaya binsin, aynı evde otursun" gülünçlüğüyle yaklaşıldığı yahut sefaleti yaşayan insanların kimliklerinin övüldüğü, anlaşılmazlar hiyerarşisindeki en düşük rütbedir.

   ****

   Peki nedir insanca olan? 

   Yaşamak nedir? 

   Kültürü nasıl tanımlıyoruz mesela? 

   Kültürü anlamadan, olumlu özellikleri bir kenara ayrılmadan; olumsuz her bir durumun ve kimliğin arkasındaki düşüncenin kutsandığı bir yerde, yaşamın kalitesinden bahsedilebilir mi? 

   İnsanî özelliklerden gittikçe uzaklaşan vasıflarımızla, ilkellikle ve zorbalıkla örülü geçmişimizle yüzleşmeden, insan olmanın ne demek olduğu anlaşılabilir mi?

   Her bir düşünce biçimi bize, insanların ekonomik göstergeleri yanlış yorumladığını doğrularcasına tespitler ve önermeler sunuyor.

   Yapılan bütün hatalar, sınıf bilinci olsun olmasın, kendi zümrelerini ihya etme kaygısı taşıyanların, bu kaygıyı ekonomik göstergelerden bağımsız ele aldığını gösteriyor.

   Bu sonuç da bizi, birbirimizin meziyetlerini, kabiliyetlerini; sanatını veya zanaatini anlamaktan uzaklaştırıyor, bizi birbirimize düşman ediyor.

   Halbuki; zenginlik, bir sınıf göstergesinden ya da bir vasıftan çok, arka planındaki ekonomik göstergenin sorgulanmamasından kaynaklı bir durumdur. 

   Kişilerin ya da kurumların, parayı nasıl kazandığı sorgulanmadığı takdirde, insanların kendi ekonomik skalasındaki gruplara da düşman olabileceği rahatlıkla anlaşılabilir; bu da, isyan ve özgürlük hareketlerinin yanlış şekillerde anlaşılmasına, hatta bir topluluğun başka bir topluluk üzerinde faşizan tutumlar sergilemesine zemin hazırlayabilir.

   İnsanca yaşamak insan olmaktan geçiyorsa şayet, -ki öyle-  işe eksikliklerimizin farkında olmakla başlayacağız. 

   İdeolojiler, birbirimizi yok etmemiz için tabandan tavana yayılarak, evrende kırıntı halinde bile kalmayan özgürlüğümüzü elimizden alıyor.

   Zenginlik ve yoksulluğun, iktisadi koşullardan bağımsız bir güç aracı olarak kullanılması, elbette devlet ve onun biricik sevgilisi medyanın eliyle vücut bulan bir olgu; ancak bu iki kavramda atlanılan şey, yıllarca zengin olmanın "nasıl" olduğu değil, zenginliğin kötü olduğu; dolayısıyla fakirliğin de, kişilikten ayrı ya da kişiliğe bağlı bir şekilde erdemli olma eşiği olarak algılanışı...

   Bu algı, paranın nasıl ve ne şekilde kazanıldığını da anlamamıza engel oluyor

   Zenginlik de fakirlik de insanlığın kendisiyle yüzleşememesi sonucu sığındığı bir bahane artık. 

   Her gün cebimizi soyan sistem kendiliğinden oluşmuyor.

   Biz gönüllü olarak bu değirmene su taşımaya, hatta suyun kendisi olmaya razı olduk. 

   İnsanlığımızı sisteme sattık!..

   ****

   Hazır insanca yaşamaktan bahsederken yerel seçimleri atlamak olmaz. 

   Kentimizin konforu insanca yaşama uygun mu bakalım?

   Belediye Başkanlarına koltuğu kaptırmadan soralım;

   İnsani yasam konforumuz açısından İzmir kentine ve ilçelerine  yeterli çeki düzeni verdiniz mi?

   Şehir sosyologlarınız var mı? 

   Şehirlerde yaşamak isteyen her insanın arayacağı olumlu şartları sağladınız mı? 

   Şehirleri yaşanılır bir hale getirmek isteyen Belediyelere sağlam bir görüş açısı kazandırmada yardımcı olacak, her meslekten şehirciye, mimarlara, sosyologlara, psikologlara, sağlık elemanlarına kentin yaşam planı hakkında sorular sordunuz mu?

   Siyasi partilerin karar mercileri Belediye Başkan Adaylarını belirlerken, adayların kentin insanlarına hizmet sağlayıcı nitelikte ve vizyonda olmasına özellikle mesleki liyakatlarına öncelik verecek mi?

   Umarım paralı aday! liyakatin hakkını satın almaz!

   ****

   Yüzyıllar geçtikçe, şehrin halkaları birbirine eklendi, yeşilliğin yerini taş yığınları aldı ve böylece şehrin solunum organları olan yeşil sahalar ortadan kalktı. 

   Bu şartlar altında, yoğunluğun artması, sürekli bir rahatsızlık ve hastalık halini ifade etmektedir.

   Mevlana‘nın anlamlı şu sözleri gibi doğa bizi ezmeden! büyük aydınlıkları ve birlik köprülerini yaşamımıza iyiliklerle getirebiliriz.

     “Yeniliğe Doğru:

   Her gün bir yerden göçmek ne iyi,

   Her gün bir yere konmak ne güzel,

   Bulanmadan, donmadan akmak ne hoş,

   Dünle beraber gitti cancağızım,

   Ne kadar söz varsa düne ait,

   Şimdi yeni şeyler söylemek lazım.”



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Büşra Pekin evleniyor

Adını Çok Güzel Hareketler'in ilk bölümlerinde duyurmayı başardıktan sonra çeşitli projelerde yer alarak yıldızını parlatan Büşra Pekin, uzun süredir birlikte olduğu Ersay Üner ile evleni...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Halsizlikle başa çıkmanın yolları

​Özellikle genç yaştaki insanlarda sık sık görülen halsizlik dikkate alınmayan bir hastalıktır. Ancak uzmanlar halsizliğe ciddi hastalıkların neden olabileceğini söyledi. Peki halsizlik neden olur ve belirtileri nelerdir? Halsizliğe iyi gelen besinler nelerdir?

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR