Yukarı
12

Mehmet Atak

İzmir Trafik Vakfı ve İZTAŞ

09 Temmuz, 2019

Bu olayı yazma niyetim yoktu fakat 06 Temmuz 2019 günü Can Ataklı kendi gazetesinde İstanbul Trafik Vakfı’nı ve keyfi uygulamaları yazınca ve ben de nahoş bir şekilde tanıştığım İZTAŞ’la ilgili yazma gereği  duydum:

Geçen hafta Çarşamba günü şarjı çok çabuk biten cep telefonumu servisine vermek amacıyla saat 11.00 civarı Balçova’ya gittim. Hafta arası ve havanın çok sıcak olması nedeniyle etraf oldukça sakindi.

Aracımı ara sokağa park ettim. Park ettiğim sokağı bilenler için tarif edeyim, Vatan Bilgisayar ile Batıgöz Hastanesi’nin arasındaki tali yol.

Cep telefonumu ilgili servise teslim etmesi amacıyla Vatan Bilgisayar’da görevli kişiye teslim ettim ve dışarı çıktım. Benden önceki müşterinin işlemleri için sıra beklediğimden işim yaklaşık 20 dakika sürdü.

AVM’den dışarı çıktığımda sıcak hava dalgası bir alev gibi insanın yüzünü yalıyordu. Trafiğin her zaman yoğun olduğu ana caddeden (Mithatpaşa Caddesi) bile neredeyse araç geçmiyordu.

Ara sokağa döndüğümde sokak bomboştu. Arabam yoktu. Yani ya çaldılar ya da çekildi. Gündüz vakti çalınmış olamayacağına göre çekilmiş olmalıydı. Ama çekilmiş olması da mantıklı değildi çünkü her yer o kadar boştu ki.

Çaresiz bir halde etrafıma bakınırken ana caddenin karşı tarafında bir trafik polisi gördüm. Trafik ışıklarından karşıya geçip kendimi tanıtıp derdimi anlattım. Arabamı park ettiğim yerin oldukça uzağında ve yolun karşısında olduğu için bu polisin olayla ilgisi yok sanmıştım, yanılmışım.

Bu memur arkadaş meğerse gölge olduğu için yolun karşı tarafında ağaçların altında bekliyormuş. Yani avını bekleyen örümcek misali, yolun karşısında ağaçların altında sotede bekliyor biri o ara sokağa park ettiğinde hemen telsizle İZTAŞ’ın çekicisini çağırıyor ve yaklaşık 1,5 km ötedeki toprak bir alandaki otoparka çektiriyormuş.

Memura o sokakta kısa süreli duraklamanın yasak olmadığını söyledim. O da, “haklısınız ama dörtlü flaşörü yaksaydınız” dedi. Sanki flaşörü yakmış olsam o mesafeden görebilecek gibi. “Yasak yere park etmekten ceza yazabilirsiniz ama niye çekiyorsunuz? Benim aracım trafiği engellemiyor ki!” dediğimde memur arkadaş sadece yüzüme baktı. Verebilecek cevabı yoktu. Eğer çekilecek araç arıyorsa Fahrettin Altay-Üçyol arasındaki İnönü caddesine gidip neredeyse üç sıra park etmiş ve trafiğe geçit vermeyen araçları çekmesini söyledim. Memur arkadaş, ‘sanki ben bilmiyorum, git başımdan’ der gibi baktı ama yanıt vermedi.

Allah’tan polis memurumuz kibar davrandı da, bana otoparkın yerini tarif etti. O sıcakta yaklaşık 20 dakika yürüyerek ve İZTAŞ’a 110 TL çekme, 11 TL otopark ücreti ödeyerek aracımı teslim aldım. Ayrıca memur arkadaş trafik cezasının adrese geleceğini söyledi.

İzmir Trafik Vakfı ne iş yapar?

Kısaca söyleyeyim araba çeker, beleş para kazanır. İnternetten bakabilirsiniz, kuruluş sözleşmesinde bir sürü havalı amaçları var ama ne yapıyorlar diye, kendi web sayfalarının “Hizmetlerimiz” bölümüne bakarsanız sadece araç çekmişler ve otopark işletmişler. Başka bir şey yok.

İzmir Trafik Vakfı; İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesince Vakıf senedi 01.07.2014 tarihinde tescil edilmiş ve Resmi Gazetede 10.09.2014 tarihinde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmış. Mütevelli Heyeti müthiş, ilgilenenler internetten bakabilir. Neredeyse İzmir’in anahtarını teslim ettiğimiz iş adamları aynı zamanda bu vakıfı da kurmuşlar.

Yönetim kurulu daha da müthiş. Eski bir Başsavcı (itirafçı olan Orkide Yağları sahibi Ahmet Küçükbay’ın FETÖ toplantılarına beraber katılırdık diye iddia ettiği kişi) ve avukat kızı (mütevelli heyeti başkanının avukatıdır) ile bir başka sanayici.

İşte bu müthiş vakıf, 22.12.2014 tarihinde %100 hissesine sahip olduğu İZTAŞ İzmir Trafik Özel Eğitim ve Özel Sağlık Hizmetleri Tic. A.Ş. Şirketini kurmuş. Araç çekme ve otopark hizmetleri başta olmak üzere Vakfın ticari faaliyetleri İZTAŞ A.Ş. tarafından yürütülmekteymiş.

İZTAŞ, araç çekme ve otopark ücretlerin (110 +11= 121 TL) olarak ilan etmiş. Bu ücretlere kim karar vermiş belli değil. Çekme işlemi için mesafe kaydı da yok. Yani bir km bile çekse fiyat aynı. O yüzden ağlarını otoparklarına yakın yerlere kuruyorlar ki, olabildiğince çok aracı çekebilsinler.

Benim anlamadığım bu soyguna İzmir emniyeti neden alet oluyor? Kural açık değil mi? Yasak yere park eden araca ceza yazarsın tamam. Ama trafiği engellemiyorsa, yayaların, engellilerin geçiş rampasında değilse ve başka araçlara engel olmuyorsa, vatandaşın aracını niye çekersin?

Vakfın Yönetim Kurulu Başkanı eski Başsavcı internette verdiği bir röportajda; “Vakfımız trafik personelinin kıyafetlerini yenilemiş, polis radyosunu kurmuş ve emniyetin emrine yedi adet araç vermiştir” diyor.

Devlet kendi aracını alıp, personeline kıyafet veremiyor mu? Bütün bu vatandaşı mağdur etmeler yeni kıyafet için mi?



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Hande’nin pilates sonrası bikinisi!

Bundan sadece birkaç gün önce pilates yaparken çekilmiş fotoğraflarını sosyal medya hesabından paylaşan oyuncu Hande Ataizi, bu defa da bikinili bir karesini paylaştı. Uzun bir süredir...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Sıcak havalarda nelere dikkat etmeliyiz?

​Aşırı sıcakların çeşitli sağlık problemlerini de beraberinde getirdiğine dikkat çeken Dr. Mehmet Onur Koçak yaptığı açıklamada, “Sıcaklık ve nem artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR