Yukarı
314888

Süper Lig’in ‘mağdur’ büyükleri: Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş!

04 Mart 2021 12:10

Sürekli mağdur olmak veya öyle görünmek sizi başkalarının eleştirilerinden korur. Ancak, toplumda söz sahibi kişilerin bu yola başvurması, çok daha derin yaralara neden oluyor. Birçok açıdan güven duygusunu yitiren toplumumuz, sporda artan tartışmalarla kendisini içinden çıkılmaz bir nefret havuzunda buluyor...

Süper Lig’de şampiyonluk yarışının son haftalarına girilirken artan gerilimin boyutu da sınırlarını aşmış durumda. Canlı yayında sinir krizi geçiren yöneticiler, kazandığı maçtan sonra bile tepki gösteren teknik direktörler ve sosyal medyada birbirine giren taraftarlar. Tek ortak noktaları hepsinin ‘mağdur’ olması…

Son olarak Ankaragücü’ne mağlup olan Galatasaray’da maç sonunda, Kaptan Arda Turan’dan Başkan Mustafa Cengiz’e, Teknik Direktör Fatih Terim’den 2. Başkan Abdurrahim Albayrak’a kadar isyan hakimdi. ‘Adalet istiyoruz, adalet’ diye bağıran ve sinir krizine yakın bir tonda konuşan Albayrak’ın kendisine hakim olamadığı anlar televizyonlardan canlı yayınlandı.

Gerçek şu ki, her sezon şampiyonluk yolunun sonuna yaklaşıldıkça artan gerilim sporun birleştirici gücüne ağır bir darbe indiriyor. Birçok konuda kutuplaşan toplum, ‘eğlence’ unsuru olması gereken spordaki tartışma ortamıyla daha da ayrışma noktasına geliyor. Sporda artan ırkçılıktan, sosyal medyadaki linçlere kadar birçok farklı sonuca neden olan bu gerilim, her tür yabani otun yetişebileceği bir toprak sağlıyor.

Peki, yaratılan bu ortamın sebepleri ve sonuçları neler? Yönetici veya söz sahibi kişilerin nefret ve güvensizliği tetikleyen açıklamaları toplumda ne gibi yansımalara neden oluyor?

Güvensizlik ve yitirilen saygı

Son olarak Galatasaray cephesinden duyduğumuz tepki dolu açıklamalar, aslında tüm kulüplerin dahil olduğu bir durum. Fenerbahçe’nin yayıncı kuruluşla girdiği tartışma, Beşiktaş’ın hakemler hakkındaki iddiaları ve Anadolu kulüplerinin isyanları, Galatasaray’ın gösterdiği tepkiden az değil. Herkesin içine girdiği bu tartışmalar, taraftar sayılarının fazlalığı nedeniyle Beşiktaş, Galatasaray ve Fenerbahçe tarafından başlatılınca etkisi de daha fazla hissediliyor. Ancak, Türk sporunun ‘en saygın’ ve ‘en köklü’ markalarının sürekli olarak mağdur olduklarını, haksızlığa uğradığını ve operasyona maruz kaldıklarını haykırması, toplumda zaten sarsılmış olan güven duygusunun daha da hezeyana uğramasına neden oluyor. Özellikle, hakarete varan ve hedef gösteren açıklamalar, kurumlar arasında olduğu gibi taraftarların da birbirine olan saygısını yitirmesine yol açıyor.

  • Mağdur olduğunu söyleyen manipülatörlerin başlıca özellikleri:

  • Ne istediklerini doğrudan söylemezler

  • Sürekli olarak başkalarını suçlarlar

  • Herkesten ve her şeyden şüphe ederler, güvensizlerdir.

  • Kendilerinden istenmemesine rağmen büyük fedakarlıklar yaparlar

ʻʻ

'Hakemler Beşiktaş'ın önünü kesecek bir tavır ortaya koyarlarsa emin olun taş taş üstünde bırakmam, yer yerinden oynar.'

Beşiktaş Başkanı Ahmet Nur Çebi

Nefret söylemleri ve öfke nöbetleri

Spordaki sevgi ve tutku, yetkili kişiler tarafından kötü bir şekilde yönlendirilerek, tam tersi etki yaratıp nefret, öfke ve umutsuzluğa dönüşebiliyor. Son dönemde sosyal medyada rutin hale gelen linç girişimleri, yaratılan nefret ve öfke ortamının en basit yansıması. Pandemi nedeniyle evlerinde hapis kalan insanların, sosyal medyadaki saldırganlık boyutları da artmış durumda.

Futbolcuya gösterilen tepkinin yetersiz kaldığını düşünen insanlar, eşlerine ve çocuklarına bile taciz içeren mesajlar göndermekte sınır tanımıyor. Sürekli olarak, tuttuğu takımın haksızlığa uğradığı ve en ulvi başarı olarak lanse edilen şampiyonluğa ulaşmalarının ‘birileri’ tarafından engellendiği düşüncesinin empoze edildiği taraftar, bu durum karşısında saldırgan bir tutum sergilemeyi kendisinde hak görüyor.

Ekran karşısında çileden çıkmış ve hakaret dolu açıklamalar yapan ‘elit’ yöneticiler, tamamen gönüllülük esasına bağlı olarak karşılıksız bir sevgiyle taraftar olan kişilerin bu isyanı birkaç adım öteye taşımasına olanak sağlıyor.

Peki suçlu kim?

Kapalı kapılar arkasında birbirlerine nezaketi esirgemeyen iş adamı yöneticilerin, söz konusu futbol olunca ekranların önünde çığırdan çıkmış görüntüleri bir tezat yaratıyor. Birçoğu bunu ‘kulübün hakkını korumak’ kisvesi altında savunuyor ve bu ortamın yaratılmasını taraftarların istediğini söyleyerek kendilerini temize çıkarıyor. Ancak, bu durumun bumerang etkisi yarattığı apaçık ortada. Taraftarlar futbolcuları, futbolcular ve yöneticiler ise, hakemleri ve federasyonu suçlu buluyor. Medya ise, bu durumun bir diğer ayağı. Birkaç maç kaybeden kulübü yerden yere vuran spor yorumcuları ve yazarların yanı sıra, daha fazla haber okutmak için atılan abartı başlıklarla kışkırtılan insanlar, tüm bu nefreti körükleyen unsurların başında geliyor.

ʻʻ

'Mustafa Cengiz'e şu an bir cevap vermeyeceğim ama yöneticilerin yalanları, iftiraları, başta beni ve kulübümü hedef almaları... Biz buna yetişemeyiz. Algı operasyonu yapıyorlar. Sanmayın ki biz bunlara cevap vermeyeceğiz. Bu zihniyet oldukça Türk futbolunda barış ve kardeşlik olmaz. Böyle marjinal bir lig olarak devam ederiz'

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç

Özetle; topçusundan yöneticisine, taraftarından medya mensubuna kadar herkes bu sağlıksız ve sürdürülemez ortamın bir parçası. Bu yüzden çözüm de, bu sorunu yaratanların kendisine çekidüzen vermesinden ve sağduyuyu hakim kılmasından geçiyor. Ancak, ‘mağdur edebiyatının’ dayanılmaz hafifliğine aldanmaya devam etmek ve sorumluluğu başkalarına yıkmak işin en kolay kısmı gibi görünüyor. Artık iğneyi kendimize çuvaldızı başkasına batırmak yetmiyor. Sağlıklı bir uyanış için herkesin iğneyi de, çuvaldızı da kendisine batırması gerekiyor… SKOR



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Galatasaray haberi: Mustafa Cengiz'in cezası onandı

Tahkim Kurulu, Mustafa Cengiz'e verilen 15 günlük hak mahrumiyeti cezasını onadı. Yapılan açıklama şu şekilde: Galatasaray Sportif Sınai ve Ticari Yatırımlar A.Ş. ve Başkanı Mustafa Cengi...

Avrupa Süper Ligi çabuk dağıldı

İngiliz ekipleri Liverpool, Arsenal, Manchester City, Manchester United, Chelsea ve Tottenham, Avrupa Süper Ligi'nden çekildiğini açıkladı. İngiliz takımların ardından iki takım daha ligd...


Adana Demirspor adım adım Süper Lig hedefine yaklaşıyor

TFF 1. Lig'de 61 puanla 2. sırada bulunan Adana Demirspor, Süper Lig hedefine emin adımlarla ilerliyor. Ligde çıktığı son 9 maçta 7 galibiyet ve 2 beraberlik alarak zirve yarışında önemli...

Schalke 30 yıl sonra küme düştü…

Bundesliga'nın köklü ekiplerinden Schalke 04, ligin 30. hafta mücadelesinde Arminia Bielefeld'e 1-0 mağlup olarak 30 yıl sonra küme düştü. Almanya Bundesliga’da kâbus gibi bir sezon ge...


Chelsea taraftarı protesto etti

İngiltere’nin en önemli ve köklü kulüpleri dün gerçekleştirdiği açıklama ile Avrupa Süper Ligine katılacaklarını duyururken, bu karara tepki olarak Chelsea’li taraftarlar Brighton maçı ön...

Başakşehir, Kasımpaşa'nın konuğu olacak

Medipol Başakşehir, Süper Lig’in 36. haftasında yarın deplasmanda Kasımpaşa ile karşılaşacak. Medipol Başakşehir, Süper Lig’in 36. haftasında yarın deplasmanda Kasımpaşa ile karşılaşacak....


Ozan Kabak, Avrupa Süper Ligi'ne karşı

"Avrupa Süper Ligi" karşıtı Liverpoollu futbolcular arasına Ozan Kabak da katıldı. Liverpool forması giyen milli futbolcu Ozan Kabak, kulüplerinin de içinde yer aldığı "Avrupa Süper Li...

Almanya'da Bayern Münih şampiyon gibi

Lider Bayern Münih, Leverkusen’i 2-0 yenerek en yakın takipçisi Leipzig ile puan farkını 10'a yükseltti.. Almanya Birinci Futbol Ligi’nde (Bundesliga) Bayern Münih sahasında Bayer Leve...


Lider Beşiktaş 2 puan bıraktı!

Süper Lig'in lideri Beşiktaş, Sivasspor deplasmanında 0-0 berabere kaldı. Şampiyonluk yarışında kritik haftalara girilirken son 2 haftada 4 puan kaybeden siyah beyazlılar rakipleriyle far...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Koronavirüse yakalanmıştı! Burak Sergen entübe edildi

Kanal D'de yayınlanan 'Sadakatsiz' dizisinde 'Haluk Güçlü' karakterine hayat veren Burak Sergen bir süredir yoğun bakımda koronavirüs tedavisi görüyordu. Yakın arkadaşı Zafer Kayaokay, "B...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Salgın döneminde ergenlik...

Pandemi döneminde bağımlılık kriterleri de değişirken çocuklar, ergenler ve gençler teknoloji bağımlısı haline geldi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Burak Doğangün, "Günlerce uyku uyumayan, yemek yemeyi, su içmeyi unutan hatta bilgisayarın başından kalkmamak için altına bez isteyen ergenler var" dedi...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR