Yukarı
267790

Davutoğlu'ndan Erdoğan'a açık çağrı: Hepimizin mal varlığı araştırılsın

08 Aralık 2019 08:55

Ahmet Davutoğlu'ndan Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Şehir Üniversitesi açıklamasına sert cevap geldi.

Yeni parti kurma hazırlığında olan eski AKP Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın kendisi, Ali Babacan ve Mehmet Şimşek için söylediği "Bunlar Halkbank'ı dolandırdılar" sözlerine yanıt verdi. Davutoğlu, "Bu ülkeye hizmetten gayrı hiçbir hedef gütmemiş ve bütün bir ömrünü buna adamış bir başbakana 'dolandırıcılık' iftirasında bulunulmuştur" dedi.

Davutoğlu, "İstanbul Şehir Üniversitesi arazisine ilişkin asılsız ithamlara dair..." başlığıyla yaptığı açıklamasında "Üniversiteyi üniversite yapan araziler ve binalar değil, bilim insanları ve öğrencilerin oluşturduğu sosyal iklimdir. Her gördüğü araziye dolar hesabı ile değer biçenler bunu anlayamazlar" ifadelerini kullanırken, TBMM'de araştırma komisyonu kurulması çağrısı yaptı.

Erdoğan'a açık çağrı yapan Davutoğlu'nun açıklaması şöyle:

"2003'ten 2016'ya kadar çeşitli konumlarda ve üst düzeyde birlikte çalıştığımız Sn. Cumhurbaşkanının, şahsım ve Başbakanlık yaptığım dönemde hükümetimde birlikte görev yapmaktan onur duyduğum bazı bakan arkadaşlarım hakkında en temel nezaket kurallarına bile uymayan, bu yüksek makama yakışmayan bir üslup ile dile getirdiği ağır ithamlara cevap vermek mecburiyeti doğmuştur. Bilinmelidir ki bu, şahsi bir mesele değil bir devlet ahlakı meselesidir.

Bir süredir İstanbul Şehir Üniversitesi hakkında yürütülen haksız kampanyanın, garezle bir eğitim kurumuna yapılan saldırıların ulaştığı aşama ibretlik bir hale gelmiştir. Her şeyden önce üniversite ile ilgili böyle bir kararın bir siyasi partinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulunda alınmış olması hem üniversiteye yönelen husumetin altında yatan gerçek niyeti hem devlet düzenimizin gelmiş olduğu durumu bütün çıplaklığı ile ortaya koymaktadır. Aileleriyle birlikte 7000 öğrenciyi mağdur etme pahasına sergilenen bu öfkeye neyin sebep olduğunu, kimin nereye savrulduğunu, kamu kaynaklarınıhn hangi amaçlarla nasıl kullanıldığını, ekonomik servet oluşturma bakımından kimlerin nasıl statü değiştirdiklerini milletimiz çok iyi bilmektedir.

Başbakanlığım süresince yaptığım uygulamalar konusunda şahsıma yöneltilen tek ithamın, hiçbir şahsi hakkımın ve çıkarımın olmadığı, kızıma, oğluma, damadıma, gelinime bırakmayacağım bir eğitim kurumuna arazi devri olmasından sadece onur duyarım. Sayın Cumhurbaşkanının Başbakanlığı döneminde çıkan 4046 sayılı yasaya istinaden gerçekleşen bu devir ile bahsekonu arazinin rant alanı haline dönüşmesi engellenmiş ve kamuya ait olan bu değerli arazinin doğal ortamı korunarak yine kamunun hizmetinde kalması sağlanmıştır.

Bir arazinin üniversiteye tahsis edilmesi ile devredilmesi arasındaki fark zaten rayicin altında belirlenen bir yıllık kira bedelinden ibarettir. Devir işlemi tahsis bedellerinden kaçınmak ya da kamu arazisini mülk edinmek için değil, Danıştay'ın tahsis işlemini iptal etmesinden sonra yukarıda zikredilen yasaya uygun bir şekilde zorunlu olarak yapılmıştır. Devri yapılan arazinin eğitim dışında kullanılması zaten mümkün değildir ve üniversite amacının dışına çıkmamıştır.

Bu süreç içinde farklı kesimlerden herkesin de kabul ettiği gibi Şehir Üniversitesi bir üniversite geleneğinin oluşumu açısından kısa sayılacak bir sürede bu ülkenin iftihar kaynağı olmuştur. Bugün hangi haksızlıklar yapılırsa yapılsın, bunlar da geçecek ve Şehir Üniversitesi de onun düşünce özgürlüğüne dayalı idealleri ile yaşamaya devam edecektir. Üniversiteyi üniversite yapan araziler ve binalar değil bilim insanları ve öğrencilerin oluşturduğu sosyal iklimdir. Her gördüğü araziye dolar hesabı ile değer biçenler bunu anlayamazlar.

En temel nezaket kurallarına dahi uymayan bu üsluba rağmen Halk Bankası konusunda açılan tartışmayı anlamlı buluyorum. Bugün bir milat olmalıdır. Çağrım açıktır: Madem ki bu ülkeye hizmetten gayrı hiçbir hedef gütmemiş ve bütün bir ömrünü buna adamış bir başbakana 'dolandırıcılık' iftirasında bulunulmuştur, o zaman şu anda görev yapanlar da dahil olmak üzere yaşayan bütün Cumhurbaşkanları, Başbakanlar, kamu bankalarının bağlı olduğu bakanlar ve özelleştirme yüksek kurulunda görev yapmış yetkililerin ve onların birinci ve ikinci derece hısımlarının ve akrabalarının mal varlıklarını ve bu varlıklardaki değişimi, bu kişilerin siyasete girdikleri/devlet görevi üstlendikleri günden bugüne kadar araştırmak ve soruşturmak üzere TBMM'nde gerekli komisyonlar oluşturulmalı ve Sayın Cumhurbaşkanı'nın ifade ettiği vechile yetimlerin hakları son kuruşuna kadar korunmalıdır. Ben şahsım adına artık üyesi olmadığım yüce TBMM'ne hesap vermekten bir an bile imtina etmem.

Ayrıca bu komisyonlarda kamu bankalarının, Şehir Üniversitesi de dahil olmak üzere hangi vakıflara ve şirketlere nasıl kredi verdikleri, hangi şirketlerin borçlarının yapılandırıldığı, kimlerin hangi yöntemlerle kurtarıldığı, kimlerin ise batmasına seyirci kalındığı şeffaf bir şekilde ortaya konmalıdır.

Bu araştırma ve soruşturma neticesinde objektif hukuki kriterlerle izah edilemeyen varlıklar ve kaynaklar Hazineye intikal ettirilerek bir 'yetim ve yoksul' fonu oluşturulmalı ve bu fon yetimlere, öksüzlere, şehit yakınlarına, gazilere ve sayıları her geçen gün artan işsizlere dağıtılmalıdır.

Böylesi bir sürecin işletilmesi her zaman samimi bir şekilde savunduğum şeffaflık ilkesinin de hayata geçirilmesini sağlayacaktır. Telaşa mahal yoktur ve hiç kimse tereddüt etmemelidir. Yaşanan bütün bu süreçler, ne kadar üzücü olursa olsun, gerçek hukuk devletinin, demokratik hakların ve özgürlüklerin, adaletin ve şeffaflığın egemen olacağı günlerin habercisidir."

İşte o paylaşım:

GERÇEK GÜNDEM



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Prof. Dr. Naci Görür, Marmara depremi için uyardı: Tarih öne çekilmiş olabilir

Sözcü'den Özlem Güvemli'nin haberine göre; İstanbul'da 30 yıl içinde olması beklenen 7.2 büyüklüğündeki olası depremin gittikçe yaklaştığını vurgulayan Görür, ''Eylül ve ocak ayındaki son...

Meclis'e alınmayan baro başkanı geceyi böyle geçirdi

AKP ve MHP tarafından hazırlanan ‘çoklu baro’ teklifi Meclis Adalet Komisyonu'nda görüşülmeye başlandı. Meclis Adalet Komisyonunda teklifin ilk 5 maddesi kabul edilirken, endileri ile ilg...


Lunapark ve tematik parkların açılış tarihi belli oldu

İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ilde genelge gönderildi. Genelge kapsamında lunapark ve tematik parkların açılış tarihi belli oldu. Lunapark ve tematik parklar, temizlik, maske ve mesafe...

Meteoroloji'den kuvvetli sağanak yağış uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, ülkenin kuzey ve doğu kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu olacağı tahmin ediliyor. Doğu Karadeniz'in iç ...


Meclis yüksek riskli bölge ilan edildi

Meclis’te 4 milletvekilinden sonra bir kameramanda da koronavirüs çıktı. CHP’li Tanal’ın testi negatif çıktı. Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan programda TBMM yüksek riskli bölge ola...

Rüşveti biz bulduk suçlanan biz olduk

Yalova Belediyesi’ndeki zimmet soruşturmasında iddianame kabul edildi. Görevden alınıp hakkında dava açılan eski Başkan Vefa Salman, başlıktaki gibi dedi ve suçlamaları reddetti.Yalova Be...


Davutoğlu çok sert çıktı: Bizzat sorumlusu Erdoğan'dır!

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu "Türkiye’deki adaletsizliğin, hukuksuzluğun, yasakçılığın, baskının, kötü yönetimin sorumlusu bizatihi Erdoğan’dır; çünkü çevresini bu odakla...

Baro başkanlarından suç duyurusu

Ankara'da bulunan bazı baro başkanları ve avukatlar, Ankara Valiliği'nce salgın nedeniyle toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yasaklanması kararı nedeniyle suç duyurusunda bulundu.


Avukatlar oturma eylemi başlattı

Baro başkanları ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen avukatlar, Ankara Valiliği’nin 15 günlük eylem ve etkinlik yasağı ile “Büyük Savunma Mitingi”ni de engellemesine Ankara Cumhuriyet B...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Barış Akarsu’nun 13. ölüm yıl dönümü…

29 Haziran 2007’de 28'inci doğum gününü kutladıktan sonra Bodrum’da geçirdiği trafik kazasında yaralanan ve kaldırıldığı hastanede 4 Temmuz günü yaşamını yitiren Barış Akarsu’nun yakınlar...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Covid-19 kalbi nasıl etkiliyor?

İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Osman Erk anlattı: Kalp hastalarının Covid-19 açısından en riskli grup olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Erk uyarılarda bulunup şunları söyledi.Corona virüsünün neden olduğu Covid-19'a karşı kronik kalp hastalarının normale göre çok daha dikkatli olmaları gerekiyor.

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR