Yukarı
257062

Kemik erimesi (osteoporoz) nasıl anlaşılır?

21 Ağustos 2019 10:40

Kemik erimesi (osteoporoz) vücut çok fazla kemik kaybettiğinde, çok az kemik yaptığında veya her ikisinde birden ortaya çıkan bir kemik hastalığıdır. Sonuç olarak, kemikler zayıflar ve düşmeden veya ciddi durumlarda hapşırmaktan veya küçük şişliklerden dolayı kırılabilir. Peki, Kemik erimesi (osteoporoz) nasıl anlaşılır? Belirtileri ve tedavisi hakkında merak edilenler haberimizde…

Osteoporoz “gözenekli kemik” anlamına gelir. Mikroskop altında incelendiğinde sağlıklı kemik bal peteğine benzemektedir. Osteoporoz ortaya çıktığında, bal peteğindeki delikler ve boşluklar sağlıklı kemikten çok daha büyüktür. Osteoporotik kemikler yoğunluğunu veya kütlesini kaybeder ve anormal doku yapısını içeriyor. Kemiklerin yoğunluğu azaldıkça zayıflarlar ve kırılma olasılıkları artar. Kemik erimesi yaşla beraber artarken, kadınlarda erkeklerden yaklaşık dört kat daha fazla görülür. Şimdi, Kemik erimesi (osteoporoz) nasıl anlaşılır? Belirtileri ve tedavisi hakkında bilinmesi gerekenlere bir göz atalım…

KEMİK ERİMESİ (OSTEOPOROZ) HAKKINDA

Kemik, güçlü kollajen lifleri ile birbirine bağlı minerallerden, özellikle de kalsiyum tuzlarından oluşur. Kemiklerimiz, x-ışınlarında (röntgen) kolayca görülen kalın, sert bir dış kabuğa (kortikal veya kompakt kemik denir) sahiptir. Bunun içinde bal peteği benzeri bir yapıya sahip yumuşak, süngerimsi bir kemik ağı (trabeküler kemik) vardır.

Kemik sürekli kendini yenileyerek yaşayan, aktif bir dokudur. Eski kemik dokusu osteoklast adı verilen hücreler tarafından parçalanır ve yerine osteoblast adı verilen hücreler tarafından üretilen yeni kemik materyali eklenir.

Eski kemiğin parçalanması ile yeni kemik oluşumu arasındaki denge hayatımızın farklı evrelerinde değişmektedir.

Çocukluk ve ergenlikte yeni kemik çok hızlı bir şekilde oluşur. Bu, kemiklerimizin daha büyük ve daha güçlü (daha yoğun) büyümesini sağlar. Kemik yoğunluğu, 20’li yılların ortalarından 30'lu yaşlara kadar doruğa ulaşır.

Bundan sonra, yeni kemikler eski kemiklerin parçalanmasıyla aynı oranda üretilir. Bu, yetişkin iskeletinin 7-10 yıl boyunca tamamen yenilendiği anlamına gelir.

Sonunda, yaklaşık 40 yaşından itibaren kemik yapısı değiştiğinden daha hızlı bir şekilde parçalanmaya başlar, bu nedenle kemiklerimiz yavaş yavaş yoğunluğunu yitirmeye başlar.

Yaşlandıkça hepimizde bir miktar kemik kaybı olur, ancak kemik erimesi (osteoporoz) terimi sadece kemikler oldukça kırılgan hale geldiğinde kullanılır. Kemik osteoporozdan etkilendiğinde, bal peteği yapısındaki delikler büyür ve toplam yoğunluk daha düşüktür, bu nedenle kemiğin kırılma olasılığı daha yüksektir.

 

KEMİK ERİMESİ NASIL ANLAŞILIR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kemik erimesi sıklıkla belirti vermez. Sahip olabileceğinizin ilk işareti, basit bir düşme veya kazada (düşük etkili bir kırılma olarak bilinir) kırdığınız zamandır. Kırıklar en çok kalça, omurga veya el bileğinde görülür. Omurga kırıklarına bağlı sırt ağrısı, boy kısalması, omurgada şekil bozuklukları oluşabilir. Osteoporoz seyrinde görülen kalça kırıkları hem yaşamı tehdit eder hem de bireyin yaşam kalitesini azaltabilir.

KEMİK ERİMESİ RİSK FAKTÖRLERİ

Kemik erimesine bağlı risk faktörleri; değiştirilemeyen ve değiştirilebilen risk faktörleri olarak ikiye ayrılır. Hastalığın tedavisinde ve kırıkların önlenmesinde değiştirilebilen risk faktörlerinin düzeltilmesi önem taşımaktadır.

Değiştirilemeyen risk faktörleri:

– Yaş
– Cinsiyet (kadınlarda daha sık görülür)
– Aile öyküsü (ailesinde osteoporoz olan kişilerin hastalığa yakalanma riski daha fazladır)
– Menopoz
– Rahmin ameliyat ile alınması (histerektomi)
– Daha önceki kırıkları olan kişiler
– Uzun süre kortizon tedavisi alan kişiler
– Romatoid artriti olanlar
– Çölyak hastaları
-Chron hastaları
– Kronik obstrüktif akciğer (KOAH) hastaları
– Astımı olan kişiler
– Tiroid hastalıkları olanlar
– Böbrek taşı olanlar
– Kanser hastaları
– Hipogonadizmi (testis fonksiyonlarında yetersizliğe neden olan hastalık) olan erkekler

Değiştirilebilen risk faktörleri:

– Sigara kullanımı
– Aşırı alkol tüketimi
– Beslenme sorunları
– Aşırı zayıflık
– D vitamini yetersizliği
– Yetersiz egzersiz
– Düşük kalsiyum alımı
– Sık düşmeler

Bazı ilaçların kullanımı osteoporoz riskini arttırmaktadır. Bu ilaçlar şöyle sıralanabilir: Epilepsi ilaçları, meme kanseri için kullanılan bazı ilaçlar, kortizon, proton pompa inhibitörleri, selektif seratonin geri alım inhibitörleri, tiroid hormon tedavisi, lityum, metotrexat, antiasitler.

KEMİK ERİMESİ TEDAVİSİ

Osteoporoz tedavisinin amacı, kemik kaybını azaltarak veya tercihen kemik yoğunluğunu ve kuvvetini artırarak kemik kırıklarının önlenmesidir. Her ne kadar osteoporozun erken saptanması ve zamanında tedavisi gelecekteki kırık riskini önemli ölçüde azaltabilse de, osteoporoz için mevcut tedavilerin hiçbiri tam tedavi değildir. Başka bir deyişle, osteoporoz ile zayıflamış olan kemiği tamamen yeniden yapmak zordur. Bu nedenle osteoporozun önlenmesi tedavi kadar önemlidir. Aşağıdakiler kemik sağlığını korumak ve kemik erimesi tedavisi için korunma önlemleridir:

Sigarayı bırakmak da dahil olmak üzere, aşırı alkol alımını azaltmak, düzenli egzersiz, yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı ve dengeli beslenmek gibi yaşam tarzı değişiklikleri.

Kemik kaybını durduran ve alendronat, risedronat, raloksifen, ibandronat, kalsitonin, zoledronat gibi kemik gücünü artıran ve teriparatid gibi kemik oluşumunu artıran ilaçlar.

Sözcü



Yorumlar

Bu haberde yorum bulunmamaktadir.

Yorum Ekle


Diğer Haberler

Hiç ekmek yememek doğru mu?

​Hiç ekmek yemeden sağlıklı yaşama trendi neredeyse tüm dünyada kabul edilir hale geldi. Oysa araştırmalara göre uzun yıllar karbonhidrattan fakir beslenmek kalp hastalığı riskini yüzde 2...

Zerdeçal suyunun bilinmeyen faydaları

Zerdeçal giderek daha popüler hale gelen bir baharat ve bunun bir dolu haklı nedeni var. Besin değeri yüksek ve güçlü antioksidan olan zerdeçal, yaşlanma karşıtı ve iltihap sökücü özellik...


Probiyotik eksikliği nasıl anlaşılır?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Hilal Tavaslı anlattı: Sağlıklı bir yaşam için probiyotiklerin yani faydalı bakterilerin önemi büyük. Peki vücutta azaldıkları nasıl fark edilir? İşte Tavaslı’nın...

Isırgan otunun bilinmeyen faydaları

Bilimsel adı Urtica Dioca olan ısırgan otu Latince'de "yanmak" anlamına geliyor. Avrupa, Kuzey Amerika, Asya'nın soğuk bölgeleri ve Kanada'da yetişen ısırgan otu sağlık açısından çok fayd...


Stressiz bir uyku için bunlara dikkat!

​Hayat koşuşturmacasının içindeyken yaşadığımız problemleri, iş hayatının getirileriyle karşılaştığımız stres ve yorgunluğu kolayca üzerimizden atmak için yatak odamızda yapacağımız ufak ...

Mucizevi meyve ayvanın faydaları

Ayvanın A, B, C vitamini ve potasyum bakımından zengin yapısıyla kanserden bağırsak rahatsızlıklarına, eklem ağrılarından öksürüklere kadar birçok hastalığa iyi geldiğini söyleyen Beslenm...


Yumruk sıkmanın ilginç faydası

​Bu yöntemi denemekte yarar var. ABD'li psikologlar, elleri 90 saniye süre ile yumruk yapmanın faydasını açıkladı. 50 yetişkin ile yapılan deneyde, kişilerin bu yolla uzun bir kelime list...

‘Hastaneler acilen depreme dayanıklı hale getirilmeli’

İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Pınar Saip, SÖZCÜ’ye konuştu. Saip, olası İstanbul depremine dikkat çekti. “Oluşacak yıkım nedeniyle şehir dışındaki hastanelere zaten ulaşım olamay...


Yağ yaktıran mucizevi besinler

Tükettiğiniz bazı besinler yağ yakımına diğer besinlere göre daha fazla etki ederek bu hayaliniz için size yardımcı olabilir. İşte yağ kaybına yardımcı olabileceği araştırmalar tarafından...

SOSYAL MEDYA


MAGAZİN

Sibel Can, stüdyoya kapanacak

Yeni albümü için bir süredir şarkı seçimini titizlikle yapan ve bu süreci tamamlayan Sibel Can, karar verilen şarkıların okumaları için stüdyoya girecek. Sibel Can, Sevgililer Günü kon...

TEKNOLOJİ

EDİTÖR'ÜN SEÇTİKLERİ

Hiç ekmek yememek doğru mu?

​Hiç ekmek yemeden sağlıklı yaşama trendi neredeyse tüm dünyada kabul edilir hale geldi. Oysa araştırmalara göre uzun yıllar karbonhidrattan fakir beslenmek kalp hastalığı riskini yüzde 20 oranında artırıyor. Bakın uzmanlar bu konuda neler söyledi...

ÇOK YORUMLANANLAR

ÇOK OKUNANLAR